şükela:  tümü | bugün soru sor
  • mikhail mikhailovich bakhtin tarafından kullanılmış edebi bir terim. ancak yöntemler ne ölçüde farklılaşırsa farklılaşsın, mesajlaşma konusunda güncelliğini koruduğu görülebilir.

    şöyle ki; öncelikle formalist jakobson çıkıp, iletilen mesaj, o mesajın iletildiği kişi hangi durumda olursa olsun aynı anlam ve işleve sahiptir yani bildirinin işlevi, bildiriyi gönderenin niyeti ve kullandığı kodla belirlenir diyor.
    bakhtin ise buna karşı çıkarak, daha bildirinin formüle edildiği noktada o mesajı alacak/alması istenen kişinin, mesajın formüle ediliş biçimini etkileyeceğini, tarafsız olamayacağını öne sürüyor. yani bir bir bildiri hesapsız iletilmez, alınmadan da iletilmiş dolayısıyla da, gönderenle gönderilen arasında tamamlandığı varsayılan iletişim süreçleri aslında tamamlanmış sayılmaz.
    karşısındakinin tepkisi kollanarak gönderilen mesajlara tepki beklenen ya da beklendiğinden farklı oluşarak göndericiye geri gelir. işte iletinin bu sürekli dönüşümüne bakhtin "ilmiğin ucundaki söz" diyor.
    yani, anlamları ve işlevleri, kaynaklandıkları dil, üretildikleri ortam, gönderen ve gönderilenle belirlenen basit mesajlar değil, son söz olmaktan çok uzak, gönderenin kendisine nasıl döneceğini kaygıyla beklediği, bir ilmeğin ucundaki son söz gibi tamamlanmayı bekleyen, ama hep gönderenle gönderilen arasında gidip gelerek tamamlanmayan sözlerdir.
    işin trajik noktası da şurada: bildiriyi gönderen, mesajın kendisine nasıl döneceğini beklediği süre içinde, gerekirse o mesajı değiştirmeye de hazırdır. göz ucuyla hep bildirinin alıcısını ve alıcının tepkisini kodlar.