şükela:  tümü | bugün
  • gördüğüm en komik espirilere sahip kadın karikatürist. henüz espirileri kadar tat vermese de, çiziminde de müthiş potansiyel görüyorum.

    bir kere kadınlığını yüzümüze yüzümüze vurmuyor, "bakın ben kadın çizerim" diye sırıtmıyor espirileri ve çizimleri.

    nasıl umut sarıkaya'nın sayfası, çocukluğumun geçtiği mahalleye uğramışım hissiyatı veriyorsa, kendisinin köşesini okurken de, sevdiğim bir kız arkadaşımla oturup muhabbet ediyormuşum gibi oluyor. yani diğerlerinden farklı olduğu belli ama, sırıtmıyor.

    ulan anlatamadım galiba, hormonları yüzüme yüzüme çarpmıyor diyeyim anlayın işte.

    neyse, bir kaç seneye kalmaz uykusuz'un ağır toplarından olur gibime geliyor bu gidişle.
  • ben askerliğimi antalya'da yaptım. nizamiye görevlisiydim ve nizamiyenin tam karşısında da iltem sahaf vardı. çarşı izni sırasında git gel derken benim askerlik bitti. bitmeden bikaç hafta önce de bi liste vermiştim sahafa. bulamamış hiç ama listeledekilerle alakalı bi kitap hediye etmişti sahafın sahibi. işte o son gidişimdeydi sanırım, elimde uykusuzla penguen vardı. ordakilerden birisi bi bakabilir miyim bakıyım bizimki ne yapmış bu hafta filan dedi. benim yeğenim çiziyor burda bak dedi :) ancak o zaman fark edebildim iltem isminin nerden geldiğini. babası antalya'daki iltem sahafın sahibidir özetle.

    (bkz: bu da böyle bir anımdır)
  • türk karikatür tarihine adını altın harflerle yazdıracağına can-ı gönülden inanıyorum bu ablanın. ki kız arkadaşımla neredeyse her hafta hakkında konuşuyoruz. evet, biraz seksist bir yaklaşım olacak ama her ikimiz de kadın karikatüristlerin erkeklerin yanına dahi yaklaşamayacağını düşünen insanlarız (ramize erer ve piyale madra'yı elbette tenzih ederim ama her ikisinin de kategorisinin biraz farklı olduğunu savunuyorum. elbette onlar da gerçekten çok başarılı karikatüristler ve fakat sadece belli bir kategoride [kadın-erkek ilişkileri] ustalaştıklarını düşünüyorum). iltem dilek ise hayatın her alanına ve anına dair mükemmel ayrıntılar yakalayabiliyor.

    benzetmeleri hiç sevmiyorum ama kendisini yakaladığı ayrıntılar sebebiyle dişi umut sarıkaya olarak görüyorum (ben zamanında anıl duman'ı da jr. umut sarıkaya olarak görmüştüm ama maalesef anıl duman jr'lıktan çıkamadı, aynı yerde kaldı). iltem dilek'se her hafta kendini aşıyor, bir önceki hafta yaptıklarının üstüne yeni bir şeyler ekleyebiliyor, büyüdükçe büyüyor gözümüzde. (not: elbette sanatın ve hayatın her alanında her "yeni" başlarda kendisinden öncekilere benzetilir. bunda abes bir yan yok. bu yüzden umut sarıkaya'ya benzetmekte bir beis görmedim. ama çok yakında bu benzetmeden de sıyrılacağına inanıyorum)

    "umarım bozmaz" gibi bir tabir kullanmayacağım çünkü bozmayacağını biliyor ve gittikçe efsaneleşeceği fikrine katılıyorum.

    bir de, yazmak gereksiz gibi geldi ama yine de yazmadan geçemeyeceğim bir ayrıntı olarak 1993'ten bu yana neredeyse hiçbir mizah dergisini kaçırmadım. 90'ların ortasında bir anda piyasayı kaplayan milli görüş çizgisindeki dergileri bile okudum (1980'liyim). ve iltem dilek son 5 yılda beni cihan kılıç, ender yıldızhan ve özer aydoğan'la birlikte en çok heyecanlandıran karikatürist. zaten o yüzden de bu kadar yazasım ve övesim geldi.
  • her hafta çizgisini daha da yukarı çeken efsane olma yolunda ilerleyen mizahçı.

    tespitleri harika, dudak büken tipler şahane.

    afrika ormanlarında istiklal marşı'nda hazırola geçen aslan, discovery channel'ı satın alan aslan, çekinik gen, norveç'i överken antalya'nın 22 derece olduğunu duyduğunda gözleri yaşaran norveçli, gibi aklıma gelen bir çok efsane karikatüre imzası vardır.

    ve bu esprileri bir kadın yapıyorsa işte evlenilecek kadın diyorum

    bekar erkekler sözüm size!
  • türkiye'nin ilk ve tek komik olan kadın karikatüristi. 20 yıldır düzenli olarak mizah dergilerini alan, penguen, uykusuz, naber, l-manyak, lombak dergilerinin ilk sayılarından itibaren tamamını okumuş bir mizahsever olarak maalesef hiçbir kadın karikatüristi komik bulmamıştım, ta ki iltem dilek'e kadar. en çok güldüğüm köşelerden birisine sahip, severek takip ediyorum.
  • gündeme dokunan son çizimiyle, karikatürün ne kadar kuvvetli bir iletişim aracı olduğunu tekrar kanıtlamıştır.
    severek takip edilmeyi, hayran edinmeye çevirmesi olağandır..
    tebrikler iltem hanımcığım..

    https://pbs.twimg.com/media/cplqbtuxeaevvom.jpg
  • valla arkadaş her türlü görüşe fikre saygılıyım ama bu hanım kızımız hakkında çakma umut, güldürmedi, sıradan diyen adamın ben zekasından şüphe ederim. net

    her sayıda istisnasız güldüren, güzel tespitler yapan, ince esprileri yakalayan birine bu kadar da sığ eleştiri geliyorsa, hiçbir siki beğenmeme timi desem hafif kaçar ama arkadaş neye güleceksiniz anlamıyorum ki.

    bak sevmiyorum diyebilirsin, tarzım değil diyebilirsin ama komik değil diyorsan o zaman sende bir sıkıntı vardır kardeş.
  • köşesini çok sevdiğim, her seferinde hevesle okuduğum ve genellikle karikatürlerine sesli güldüğüm çizer. ayrıca aynı yaşta olduğumuzu düşünüyorum niyeyse.

    kadın olmasının çizdiklerine yansıması gerektiğini düşünmüyorum. sonuçta erkek egemen bir mizah yapmıyor, e diğer kadın çizerler gibi "ben kadınım, şöyle güzelim, böyle saçlarım var" olayına da girmiyor. sanki kadın çizer olunca mutlaka kadınlık hakkında bir şeyler demesi mi gerekir? sade ve gayet net bir mizah yapıyor. ayrımcı söylemleri yeniden üretmeyen, olması gerektiği gibi, içinden geldiği gibi takılıyor işte. işinde de oldukça başarılı.

    ankara katliamı sonrasında bu haftaki uykusuz'da çizdikleriyle kendisine sarılasım gelmiştir ayrıca. şu an bu entry'nin yazılma sebebidir.

    okuyorsa buradan selamlarımı ve sevgilerimi göndereyim. selam iltem, sevgi iltem.

    edit: imla
  • "tüm entel kafe isimlerini almışlar" temalı bir karikatürü vardı. uzun süre sesli güldüm. yarıp geçen büssürü işi var. fazlasıyla komik.
  • daha önce iltem isimli hiç bir tanıdığım olmamasından olsa gerek, kendini çizdiği karikatüre kadar erkek olduğunu düşündüğüm çizer. yiğit özgür, ersin karabulut, memo gibi çizerlerin yavaştan havlu atmaya ve tebessüm dahi ettirmemeye başlamasıyla, kahkaha attığım sayılı çizerlerden biri olarak kaldı kendisi.

    hayatımın hiç bir anında seksist olmamışımdır şimdiye kadar lakin kabul etmelisiniz ki erkek çizerler daha çok güldürüyordu. kadın çizerler daha çok anı tarzı köşelere sahipler. sadece gülmek için, kafa boşaltmak için okunan değil de hayattan saf güldürü unsuru bulundurmayan detayları da gösteren köşeler. göksu gül, semra can, esin özbek gibi. göksu gül komik de değil ya gerçi, neyse. ama iltem dilek'in köşesi son zamanlarda en çok güldüren köşe beni. hele hele kendisinin yumurtalar'dan geldiğini öğrenince daha da bir sevindim. umarım bozmaz ve her zaman bu çizgide ilerler. buraları okuyorsa kendisine, "hayranıyım karikatürlerinizin!" demek istiyorum.

    fikir sahibi olmayanlara da şöyle bir kaç demo bırakayım :

    http://pbs.twimg.com/…dia/bdiyeyjccaayqh7.jpg:large
    http://p.twimg.com/a84-xjrccaafp6q.jpg:large
    http://t2.gstatic.com/…j0qs8jyl88ty7lbcwjrbu9d14ihw
    http://photos-d.ak.fbcdn.net/…9567_1495751933_n.jpg
    http://t0.gstatic.com/…sexccqsgfpeyl7ovpjlsmw84zhkw