şükela:  tümü | bugün
  • krallıkların savaşı olduğu kadar
    tanrıların savaşı olarakta bilinen bir destandır,
    bu destanda adı geçen kahramanlardan biride
    odessius'dur (emin değilim nasıl yazılıyor)
    okunması gereken kitaplardan biri bence...
  • bu destanın oluşumuna sebep olan bir hikaye mevcuttur
    bunun için (bkz: guzellik yarismasi/5)
  • odysseia ile birlikte homerusun birbirini takip eden iki mitolojik eserinden biridir.
  • ilyada ve odysseia, homeros tarafindan yazilmami$tir, mitolojik eser (mitolojik eser diye bir tanim yoktur zaten) hic degildir. epik destandir her ikisi de ve sözlü gelenek icerisinde anlatilagelmi$ ve ilk olarak i.ö. 5.yy.da yaziya dökülmü$lerdir. yani anlatilmaya ba$lamalarindan 300 yil sonra... ek bilgi olarak, ilyada ile odysseia arasinda ciddi üslûp farklari vardir. bu ve daha ba$ka nedenlerle bu iki eserin, iki farkli ozana ait olabilitesi savi üzerinde kuvvetle durulmaktadir. ozandan sonra gelenek homerides tarafindan sürdürülmü$ ve hirslari, tutkulari, hatalari, kahramanliklari, kaypakliklari, kisaca artilari eksileri ile insani konu alan bu iki epik destan bize dek ula$abilmi$tir.
  • ilayda ile cogunlukla kari$tirilan kelime.
  • annesi su perisi thetys tarafından topuğundan tutularak kutsal ölümsüzlük suyuna batırıldığı için sadece topuğundan aldığı yara ile ölebilen peleus oğlu akhilleus'un öfkesi ve bu öfke sonucunda meydana gelen olayları anlatan kör ozan homeros'a atfedilen destan...
    orjinal adıyla 'ilias'...
    destanın bilinne konusu troia savaşı'dır. ancak destanda savaşın sadece 2 aylık bölümü anlatılır... 15.537 mısradan oluşmuştur ve 24 bölüme ayrılmıştır...türkçeye azra erhat, a. kadir çevirisi ile kazandırılmıştır ve önce sander sonra da can yayınevi tarafından basılmıştır...
    eserin en trajik bölümlerinden biri 22. bölümdeki hector, akhilleus savaşıdır... akhilleus sonunda hector'u öldürür ancak onun da sonu ölümdür... eser de hector'un anne ve babasının oğullarının cesetini vermesi için akhilleus'a yalvarmaları ve aralarında geçen konuşmalar anlamlıdır...
  • ilyadanin adi niye ilyadadir? bunu cogumuz bilmeyiz, ben bu cogunlugun adina ogrenmis olmanin ic huzuru ile acikliyorum: ilyada kitapta kimi zaman illion olarak bahsi gecen truva ile alakali-ona yonelik manasina gelmekte imis. kitabin referans gucunden olacak gunumuz bati dil ve calisma gruplarinda bu kelime bir birini takip eden trajik olaylari betimlemek icun de kullaniliyormus.
  • odyssey ne kadar kurnazlığı, stratejik düşünmeyi yüceltiyor; bilek gücünün önüne aklı mantığı koyuyorsa; ilyada da o kadar kahramanlığa, ham cesarete, yakıp yıkmaya prim verir haldedir. her iki eserde de (ama özellikle odyssey'de) athena'nın ön planda oluşu boşuna değil diye düşünüyorum, hatta şöyle denebilir mi ki: ilyada ve odyysey athena'nın iki birbirinden farklı ama birbirini tamamlayan yüzünü ortaya koymaktadır. zira athena savaş tanrıçasıdır, ilyada da yunanlıları tutar, destekler, kahramanlıklarının tadını çıkarır; diğer yandan da odyssey'de zeka ve bilgelik tanrıçasıdır, odysseus'a çeşitli kılıklara girerek yardım eder, onun iş bitiriciliğine, kurnazlığına prim verir.

    benim görüşüme göre, ilyada, tarihi bir savaşı anlatmasının, yunanlıların ne de süper kahramanlar çıkardıklarını irdelemesinin yanısıra undertone'unda ne de olsa atina'nın en büyük tanrıçası olan athena'nın kişiliğini de yansıtmaktadır, kardeşi odyssey ile birlikte el ele koşmaktadır.
  • can yayınları tarafından hem küçükler hem de büyükler için iki farklı sürümü yapılmış destan. (aynı şey odissea için de geçerlidir.)
    küçükler için olanı nesirdir, hikaye edilmiştir ve de resimlidir.
    her iki kitapta da ossaat lafının sık sık kullanılmış olması göze çarpar.
    destandan görüldüğü kadarıyla yunanlılar arasında troyalılara göre çok daha karizmatik adamlar vardır. bir agamemnon bir achilleus bir odysseus bulmak mümkün değildir troyada. hektor deseniz canımızdır, yiğit adamdır ama onda bile bu yunanlılara nazaran bazı eksiklikler göze çarpar. yine de bu durum pek çok kişinin troya taraftarı olmasını engelleyemez. nedeni ise muhtemelen (azra erhatın da belirttiği gibi) homerosun troya yaşamını anlatırken iltimas geçmiş olmasıdır. akha karargahında böyle hoş bir ortam mevcut değildir. belki de umutsuz bir çabaya duyulan hayranlıktır sadece kimbilir.
  • cok matrak bir yorumunu terry pratchettin eric isimli romaninda okuyabilirsiniz.