şükela:  tümü | bugün
  • saf artizlik başka bşi değil. tyler durden ne güzel de demiş "you are the same decaying organic matter as everything else" diye.
  • (bkz: image maker)
    (bkz: make)
  • artık "sakal traşı olmak" ile eşanlamlı hale gelmiş eylem.. ulan hep böyle bu sakallar yeni bişi mi yaptık.. "ooo dayı imaj yapmışın.." .. yaptım anasını satayım..
  • birebir türkçeye cevirilmiş ingilizce deyim.."oo gozlukler ne oyle imaj yapmıssın" seklinde cümle içinde kulanılabilir.. burdan da bu sozlere maruz kalan kısının herkesin taktığı gozluklerden farklı bir modelde, iddialı bir gozluk taktığını anlarız.. dıs gorunusunu yenilemek seklinde tükçelestirilebilir.. imaj yapayım derken rezil rüsva , rüküs olanları da bulunur.. ne image maker lar vardır ki kelin merhemi olsa başına sürerdi dedirtir..
  • diğerlerinden farklılaşmak, kendimizi ifade etmek için yapmaya çalıştığımız, fakat farklılaşmaya çalışan diğerleri ile tam da bu nedeneden tekrar benzeştiğimiz, aynılaştığımız düşünülürse, boşuna yapılan eylemdir.

    yine de şöyle diyebilirim: modaya inanmıyorum ama bi imaj var.
  • "toplumun uzerinize yukledigi rolu kabul etmeyin. yeni bir kimlik olusturarak kendinizi yeniden yaratin, dikkati ceken ve izleyenleri sikmayan bir kimlik. digerlerinin sizi tanimlamalarina izin vermek yerine kendi imajinizin sahibi olun. insanlara yonelik davranis ve hareketlerinize carpici hileler katin, gucunuz artacak ve karakteriniz efsanevi ozelliklere sahip gibi gorunecektir. herkes icin her sey olmayi bilin: bilginler arasinda bilgin, azizler arasinda aziz. bu herkesin gonlunu yapma sanitidir, cunku benzerler benzerleri ceker. huylara dikkat edin ve kendinizi tanistiginiz herkesin huyuna uydurun, neseli ve ciddi olani sirayla takip edin, micazinizi dikkatle degistirin."*