şükela:  tümü | bugün
1 entry daha
  • ebu bekr-i şiblî, bağdat âlimlerinden.

    şiblî'yle ilgili iki hikâye var işittiğim. ikisi de birbirinden hikmetli, manidar.
    ilki, ceviz hikâyesi. iki çocuk bir ceviz için kavga ediyorlarmış. oradan geçen şiblî, çocukları ayırmak ve cevizi aralarında paylaştırmak için cevizi alıp kırmış. cevizin içi boş çıkmış. bu hikâyede ceviz, dünya. uğruna kavga ettiğimiz, birbirimizi öldürdüğümüz, bir türlü paylaşamadığımız dünya. neymiş? içi boş...

    ikinci hikâye: şiblî, bir ara halktan uzaklaşmış. öğrencileri, dostları, bağdat halkı onu ziyaret için sıraya girmişler. fakat şiblî, taş atıp her geleni kovalamış. kimi ilk taştan sonra, kimi iki, kimi otuz taştan sonra gücenip ayağını kesmiş. sadece iki kişi, taşlara aldırmayıp şiblî'nin kapısından ayrılmamış*. şiblî, sonunda dersin hikmetini açıklamış: "hiç dostun taşından kaçılır mı?" bu hikâye de, kahrın da hoş lütfun da hoş'un hoşbehoş bir anlatımı...

    "sevgi, zevkte şaşkınlık; saygıda ise hayranlıktır." şiblî
  • şiblî'yi gören bir kimse, "üstadım üzerinizdeki hırkayı ters giymişsiniz" diye uyarmış. şiblî de, "ben onu allah için giydim. şimdi senin sözünle değiştiremem." diye cevap vermiş.

    tema: eylemler, düşüncelere göredir. düşünce temizse, hareketin tersi düzü fark etmez.
  • << şiblî, dört yüz (400) âlime hizmet edip onlardan ilim öğrendikten sonra şöyle dedi: dört bin (4000) hadis-i şerif okudum, öğrendim. sonra bunların arasından birini seçtim ve onunla amel ettim. düşündüm de kurtuluşumun bu hadiste olduğunu anladım. eski ve yeni; geçmiş ve gelecek bütün ilimler bu hadis-i şerifte toplanmıştır. şöyledir:

    resulullah efendimiz (sav), ashabına şöyle buyurdu:
    "dünyan için orada kalacağın kadar çalış.
    ahiretin için de orada kalacağın kadar çalış.
    allah için, ona ihtiyacın kadar amel et.
    cehennem ateşi için de ona dayanabileceğin kadar günah işle." >> (hâdimî, el-berîka)

    4 düsturun hepsi sarsıcı da, üçüncüsü hepsinden sarsıcı.
1 entry daha