şükela:  tümü | bugün
  • zam gelmiş...

    sadece imamlara mı? 90 bin diyanet personelinin maaşına 81 tl ile 792 tl arasında zam gelmiş.

    işe yeni başlayan bir imamın maaşı 1429 tl'den 1510 tl'ye çıkarılmış.

    ne bileyim işe yeni başlayan bir öğretmenin 1200-1300 tl, 30 yıllık bir öğretmenin 1400-1500 tl maaş aldığı ülkemde iyi para...

    peki bu imamlar ne iş yapıyor da bu parayı hak ediyor? bence bu parayı kesinlikle hak etmiyorlar. bunu çok net söylüyorum çünkü bu maaşların içinde benden alınan vergilerin payı da var.

    öncelikle bir inanç sisteminin ibadetlerinin uygulanması noktasında "yardım" etmek dışında bir fonksiyonu olmayan imamların maaşlarının benim ödediğim vergilerden karşılanması tuhaf. hele hele öğretmenden fazla maaş almaları hepten tuhaf.

    alevi, hristiyan, yahudi, dinsiz, ateist fark etmiyor. benzin alırken ödediğin %70 vergi, ekmek alırken ödediğin %8 vergi, kıyafet alırken ödediğin %18 vergi, maaşını alırken ödediğin %30 vergi, hepsinin içinde imama pay var... peki imam ne yapıyor?

    hani bu maaşla kalsalar gene iyi. yok ölünün 7'si, 40'ı, yok imam nikahı, yok hatim indirmesi, yok adak adaması... ooo her yerde varlar ve 100 tl'den aşağısını beğenmiyorlar. kayıt yok, hesap yok, vergi yok, nakit para... bir de camilerin lojmanında elektrik, su parası ödemeden kalanları düşünün... bakın daha tarikatlardan akan paraya değinmedim bile. ohhh ne ala valla.

    - ne iş yaparsın?
    - müslümanım, inancımın gereklerini yerine getiriyorum, başka inananlara da "yardım" ediyorum, günde 5 vakit ezan okuyup namaz kılıyorum devlet de bana 1500 lira maaş veriyor. bir de cenazelere gidiyorum, hatim indiriyorum falan... cebime 1500-2000 lira da oradan geliyor. elektrik, su parası da vermiyorum. ha bir de din iman falan halkın parasını toplayıp bölüşüyoruz.

    oh ne ala. hem bu dünya garanti, hem öbür taraf...

    aslına bakarsanız imamların kazandıkları parada gözüm yok. "allah" arttırsın. ancak bir inanç sisteminin devlet kaynakları ile finanse edilmesi bana ters geliyor. ki geleceğimiz için çok büyük önemi olan öğretmenlerin, üniversiteyi bitirdikten sonra kpss adlı sınavdan iyi bir not alıp hasbel kader atanmaları durumunda en çok 1200 tl maaş aldığı yerde, liseyi yeni bitirmiş imamın atandıktan sonra 1500 tl ile işe başlaması mantıklı gerekçelerle açıklanabilecek bir durum değil. tabii bir de islamda ruhban sınıfı yoktur kandırmacası var. o da ayrı bir konu.

    (bkz: dini inançların devlet tarafından finanse edilmesi)

    tabii bu "imamların maaşını düşürelim heyy bunlar çok alıyor" anlamında bir çıkış değil. aslında bakarsanız 1500 lira da az. yani türkiye şartlarında 1500 lira ile 4 kişilik bir aile geçindirmek mümkün değil. buradaki asıl mesele devletin asli görevlerini yerine getirmediği yetmezmiş gibi, kısmaması gereken yerlerden kısıp bir inancı beslemesi. yani sorun imama devlet tarafından maaş verilmesi.

    çok meraklıysan camisine gittiğin imamın maaşını kendin ver. neden benim cebimden zorla alıyorsun?

    kısaca 1400 yıldır hiç değişmemiş olmakla övünen, yani aslında farkında olmadan hiçbir şey üretmediklerini, hiç gelişmediklerini, hiçbir şeye katkıları olmadığını itiraf eden bir anlayışın devlet eli ile beslenmesi mantıkla açıklanamaz.

    bu arada üniversiteden mezun olan bir mühendis bugün işe başlasa (hoş başlayamaz ya iş yok anasını satayım) taş çatlasa 1000 lira hadi bilemedin 1200 lira maaş alıyor. sigortası da asgari ücret üzerinden. imam olmak var valla!

    bakın daha emekliye, memura falan değinmedim bile!

    maaş haberi için;
    http://haber.gazetevatan.com/…e-zam/317038/1/gundem
  • oeh dedirten miktarlardadır.

    ulan hafta bi çık 2 jimnastik hareketi yaptır elaleme,bi kaç ayda bir sabahın köründe gene aynısını yap,bi de günde beş defa bi kasetçaların düğmesine bas ve 1500 lira al ha?

    ulan salaklık etmişiz,gidip imam olmak varmış.az iş çok para,rüya gibi iş valla amına koyiyim.her önüne gelen keleğin de dediklerini ''abi imam söyledi doğrudur'' diye yemesi de cabası.
  • asla 1500 lira mertebesinde kalmaz. sonuçta günümüz türkiye'sinde bir yere gelebilmek, bir makama atanabilmek için imam olmak şartı gözetildiğinden, camide kazanılan tecrübeler ile havayolu şirketine genel müdür olmak, atom kuruluna girmek, adli tıpta uzman kadrosuna seçilmek falan işten bile değil. hatta bakan, başbakan ve cumhurbaşkanı bile olabilirsiniz. sonra gelsin harcırahlar, döner sermaye payları falan... ohhh... hem bu dünyada hem de öbür dünyada sırtınız yere gelmez!
  • diyanet işleri başkanlığı'nın 2010 bütçesi 2 milyar 650 milyon tl. bu rakamın %80'i bu maaşlara gidiyor, personel sayısı 117 bin (her yıl binlerce imamın diğer kurumlara atanmasına hiç girmiyorum.) hadi iyi niyetimizi koruyalım, kimsenin ekmeğinde gözümüz yok, herkes kazansın diyelim de 2002 yılındaki bütçenin 550 trilyon (yeni parayla 550 milyon) personel sayısının 74 bin olduğunu düşünürsek ve diğer taraftan atanamayan öğretmenleri, resmen dalga geçilen emeklileri, işçileri, özelleştirme geyiklerini, işin rengi çok net ortaya çıkıyor.
  • laik ulkelerde devlet tarafindan odenmez.

    (bkz: fransa)
  • olmaması gereken maaştır.

    devlet neden imam istihdam eder ki? dininin gereklerini yerine getirmek istiyen dindarlar din adamlarının maaşlarını da kendileri ödesinler. ben almıyorum bu imamlardan hizmet ama maaşları benim verdiğim vergilerden ödeniyor. ben senin inancının sürekli olması için neden vergi vereyim canım kardeşim?

    ayrıca tekel işçileri ile imamların kıyaslanması da süper olmuş. tekel işçisi artı değer üretiyor, imam ne üretiyor onu anlayamadım.

    diyanet kapatılsın!
  • herkes iyi ve güzel yaşayabilecek kadar kazanmalıdır o yüzden mebla konusunda bir yorum yapamam ancak devlet tarafından ödenmemesi gerekendir.