şükela:  tümü | bugün
  • iddialara göre, izmir’deki bir devlet lisesinde görülmüş; veliler ve eğitimcilerin tepkisini çekmiş derstir... ...

    konu hakkında, yetkililer tarafından;

    --- spoiler ---

    “dört yıllık üniversite eğitimi alan din adamlarının okullarda ders vermesi yasaldır. bu konuda bir sıkıntı yok. ilçe milli eğitim müdürü olarak ilçemdeki din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni açığını doldurmak görevim. sorunu bizler yaratmıyoruz ama, çözülmesi noktasında sorumluluk bize ait. din derslerini başka branştaki öğretmenlerin vermesini sağlıklı bulmuyorum. çocuklar her şeyi uzmanından öğrenmeliler. imamlar kadrolu öğretmenler gelene kadar asıl işlerini aksatmadan okullara giderek öğrencilere din dersleri vermeye devam edeceklerdir.”

    --- spoiler ---

    açıklaması yapılmıştır...

    kaymak - http://www.birgun.net/…55&year=2009&month=11&day=02

    (bklynz: kadrolu öğretmenler gelene kadar)...

    (bkz: layık ülke)...
  • üzücü bir gerçektir. en azından atama bekleyen binlerce sınıf ve branş öğretmenleri, asgari ücretten daha az kazanan ücretli öğretmenler, formasyon bilgilerinden yararlanarak bu görevi yerine getirebilirler.

    ama pardon, onlar çok müslümandı di mi?

    başka branş öğretmenlerinin bu dersi vermesini sağlıklı bulmayan birçok eğitim müdürleri, atama yapılmayan okullarda alakasız bölümlerden mezun insanları toplayıp, türkçe, matematik, ingilizce vs...derslerine sokuyorlar ücretli öğretmenlik adı altında.
  • türkçeye fransızca öğretmeninin, trafik dersine almanca öğretmeninin, müziğe fransızca öğretmeninin, sağlık bilgisine fransızca öğretmeninin girdiği bir ülkede din kültürü ve ahlak bilgisi dersine imamın girmesi kadar yerinde bir karar verilemezdi. en azından olaya fransız değil. dinden imandan ahlaktan bilgisi var.

    (bkz: fransız kalmak)

    (bkz: ülkemde güzel şeylerde oluyor)
  • kuzey kıbrıs'ta yıllardır uygulanan ders formatı. yerli halk dine pek meraklı olmayınca trabzon'dan, adana'dan falan adaya imam ithal edip o imamların ayrıca devlet okullarında din dersi vermesi sağlanıyor.
  • 10 yaşında çocuklara tekmeli, tokatlı, metal borulu dayak da normalleşmiş.

    bu delinin girdiği sınıfa çocuğunu yollamaya devam edip o küçücük çocuğu kaderine ve delinin insafına terkeden anne-babaya da yazıklar olsun!
    http://www.cumhuriyet.com.tr/…n_ustu_ortuluyor.html

    --- spoiler ---
    yer ankara gölbaşı hacılar ilköğretim okulu.
    öğretmenlik uzmanlık gerektiren bir alan olsa da imamların din derslerine girmesinin önünün açılmasıyla, bu okulda da din derslerine öğretmen olarak hacılar köy camisinin imamı c.d. giriyor.
    velilerin iddiasına göre, 25 nisan’da 5. sınıf öğrencisi s. ayakkabısının bağcıklarını bağlarken, din dersine giren c.d. ona tekme atmaya başladı. okuldaki rehber öğretmen görüp çocuğu imamın elinden kurtarsa da, çocuğun ailesine haber veren olmadı. o gün çocuk ayağı şiş halde, yürümekte epey zorlanarak eve geldi. ailesine hiçbir şey söylemedi. ama kız öğrencilerden biri olayı annesine anlattı. ne zaman ki o anne tekmelenen çocuğun ailesini arayıp çocuğun durumunu sordu, çocuğun ailesinin ve diğer velilerin o zaman olan bitenden haberi oldu. çocuklarıyla konuştuklarında öğrendiler ki, din derslerine giren bu imam aylardır okuldaki (8 sınıflar hariç) neredeyse tüm erkek çocuklara sopayla, metal değnekle şiddet uyguluyor.

    11 yaşındaki a’nın, civardaki bir sitede bahçıvanlık yapan babası bekir demirbilek anlatıyor:
    “çocuk derse biraz geç girse ya da sorunun cevabını bilemese sopayla dövüyormuş. benim oğlan sırada otururken ayağını dışarıya uzattı diye kaval kemiğine sopayla vurmuş. çocuk 3 gün yürüyemedi. bize ‘düştüm’ dedi. çocuklar korkmuş, söylememişler bize.”

    5. sınıfa giden bir çocuğun yine bahçıvan olan babası ismail can ise oğlunun vücudundaki morlukları şeker hastalığına ve bu nedenle kullandığı insüline bağlamış:
    “benim çocuğumun sırtında metal fırça sapını kırmış. sırtında defalarca morlukları gördük fakat söylemedi, ‘bilmiyorum’ dedi. biz de ‘insülinden dolayı vücudu morarma yaptı herhalde’ diye düşündük. son olayla haberimiz oldu. öğretmenlerin olan bitenden haberi varmış, müdürün baskısı nedeniyle bize söyleyememişler, öğrencilere ‘velilerinize söyleyin’ demişler.”

    aileler öğrenince, çocuğu tekmelenen velinin darp raporuyla birlikte sunduğu şikâyet dilekçesinin altına 5 veli daha imza attı. buluşup jandarmaya, kaymakama, ilçe milli eğitime, müftülüğe gidip şikâyetçi oldular. bilmesine rağmen olayı sakladığı için okul müdürünü de şikâyet ettiler.

    “bir hafta sonra savcılığa giderken 3 aile kalmıştık. birkaç gün sonra, asıl şikâyetçi olan, çocuğuna darp raporu alan veliyi okul müdürü ikna etmiş, o da şikâyetini geri çekmiş. şimdi sadece 2 veli kaldık şikâyetçi olan” diyor demirbilek, “müdüre gidip ‘bakın olay yargıya intikal etti, siz de gizliyorsunuz, ben bu olayı basına da yansıtacağım’ deyince bana ‘elinizde delil var mı, nasıl ispat edeceksiniz’ dedi.”

    savcılığa gittiklerinde nöbetçi savcı “böyle şey olur mu!” diyerek hemen şikâyetlerini işleme aldı ve jandarmaya talimat verdi.
    ilçe milli eğitim iki müfettiş görevlendirileceğini söyledi.
    okul müdürü ise, velilerin aktardığına göre, “müfettiş gelse ne olacak sanıyorsunuz? burada oturup çay, kahve içecek. hiçbir şey yapamazsınız. benim arkamda devlet var, hükümet var” gibi laflar etti.

    veliler bir hafta sonra ilçe milli eğitime yeniden gidip okul müdürünün kendilerine bunları söylediğini, olayın üstünü örtmeye çalıştığını, kendilerini okuldan kovmaya çalıştığını söylediklerinde ise şube müdür yardımcısının sert tepkisiyle karşılaştılar: “okulda ne işiniz var? siz karışmayın!”

    çocukların psikolojisi bozuldu
    can, “işin aslı şu...” diyor, “birincisi, çoğu veli ‘imamdır, yapar’ diyor. ikincisi, imamları din öğretmeni olarak direkt hükümetin atadığını düşündükleri için, korkudan sadece 5 veli gelebildi şikâyete. ondan sonra da asıl darp raporu olan çocuğun velisi şikâyetinden vazgeçti. diğer ikisinden hiç bilgimiz yok, ulaşamıyoruz, bekir’le ikimiz kaldık.”

    perşembe günü müfettişler okula geldi, çocuklara imamın kendilerine şiddet uygulayıp uygulamadığını sordular. çocuklardan birinin iddiasına göre, çocuk “sopayla vurdu” dese de müfettiş elindeki kâğıda “hafifçe vurdu” yazmış.
    cuma günü ise jandarma tarafından uzman eşliğinde çocukların ifadesi alındı.

    demirbilek, “imam hâlâ okulda derslere giriyor. benim çocuğumun psikolojisi tamamen bozuldu, okula gitmek, derslere girmek istemiyor” derken can da “sesimizi duyun. ülkenin okullarının halini görün” diyor.
    --- spoiler ---