şükela:  tümü | bugün soru sor
  • şu dünyadaki en saçma ve anlamsız şeylerde zirveye oynar bu.
    bir de şu var: bir yanda bu ne işe yaradığı belli olmayan meslek! mensuplarını halkın parasıyla besleyen devlet,
    diğer yanda henüz ölmemiş ama yaşıyor da sayılamayacak sayısız aç çocuk,
    kış günü bir botu, bir montu bulup da giyemeyen yüz binlerce öğrenci..

    hayır madem meslek erbabısınız, bir dua edin de ölmesin açlıktan kübra bebek..
    yok o da yok! duaları da kendileri gibi işe yaramıyor ama maaş günü geldiğinde atm’nin yolunu arşınlamakta pek maharetliler.
    burada doktorlara, öğretmenlere, memurlara, uzman çavuşlar’a falan maaş üzerinden çakanların da parayla ezan okuyan müezzinlerin, din görevlisi(ne demekse) imamların, üniversitelerde ne işi olduğunu asla anlayamayacağım ilahiyatçıların milletin vergileriyle aldıkları maaşı konuşmaya geldiğinde pek sesi çıkmıyor.
  • hiç de anlamsız ve saçma değildir. din devletlerin halkı sakin tutmak için kontrollü olarak elde tutmaları gereken bir şeydir. bunu da en iyi din adamlarına para vererek yaparlar ki devletin dediği gibi halkın dindar kesimini güdüleyebilsin. gayet mantıklı yani.
  • imamın maaşı kac para bilmiyorum. ama ekstradan gelirleri var.
    cenaze,düğün,mevlut.ölüye hattim. (pek anlamıyorum ama bunlar sanırım bordurosuz kazanç. anlamdğım kısım bordora denilen şey galiba memurun kazançı. yanlışda biliyor olabilirim. direkt vatandaş eliylee veriyor parayı)
    artı lojman bedeva. devlet lojmansız camiiye imam vermiyor.
    kaldığım köyün imamı inanki malı götürüyor. sevap'a girelim diyen köylüler. her gün herife süt,bal,ekmek, vs vs götürüyor.
    köy büyük cenazesi düğünü mevlütü bitmiyor. düğün sezonları adam maaşı kadar ayda ayrıyetten para kazanıyor.
    imam kurbanda kurban kesmiyor. her köylü yine sevaba gireceğiz diye kestiği kurbanın payını götürüyor. adam iki dana kesmiş kadar ette sahip oluyor.

    ramazanda her gece ailesi ile birinde iftarda( hadi bu olur sonucta iftar işi sevap iş)
  • osmanlı zamanında camiler vakıf şeklinde kurulurdu. vakfa yapılan bağışlarla fakir fukaraya yardımlar yapılır ve imamlarda bu bağışlarla geçinirlerdi. şimdi her camiiyi vakıflaştırsak imamlar nasıl isyan eder. şimdi benim kafamı kurcalayan diğer bir mesele de şu, imamlar namazı dinin emri olduğu için mi kılarlar yoksa devletin verdiği emri yerine getirmek için mi ?
  • her zaman derim;

    caminin ve imamın giderlerini cemaat karşılasın, o zaman görelim "cami de cami" diye yırtınanları...

    tanım : yan gelip yata yata para kazanan meslek grubu
  • ne alacaklardı dediğim başlık.
  • (bkz: allah versin)
  • maaş almaları gayet doğal ama sadece vakit namazı kıldırıp geri kalan zamanda yatmamalılar. okullardaki din derslerine de girsinler, ayrıca din öğretmeni istihdamına gerek kalmaz. devlet imamlara maaş vermezse suudiler seve seve finanse eder, ama bütün camiler terör yuvasına döner o zaman.
  • maaş aldıklarına şaşırdığım kadar hala camilerde yardım sandıkları kurulmasına, "camımıza yardım" saçmalıklarına şaşırıyorum.

    diyanet işlerine ayrılan pay, camilere verilen paralar, elektrik su doğalgaz v.b. bedava olması gibi saçmalıklar düşünüldüğünde hala imamların cemaatten para dilenmesinin akıl ve mantığa uyar tarafı yok.

    eğer devlet maaş veriyorsa hala cemaatten para dilenmeyeceksiniz. eğer cemaatin yardımlarını alıyorsanız da devletten aldığınız parayı iade edeceksiniz. onda tüyü bitmemiş yetimlerin hakkı var. dindar geçiniyorsanız "kul hakkı" diyorsanız ben cebimden çıkan 1 kuruşu bile helal etmiyorum.

    milet doktorun öğretmenin aldığı parayı çok bulup sürekli eleştirir burada ama imamların dokunulmazlığı vardı. takdir ettim.