şükela:  tümü | bugün
  • fethi yılmaz'ın kaleme aldığı yazı...

    cumhurbaşkanı erdoğan’ın erken seçim kararını 24 haziran olarak açıklamasının ardından, akp’deki oy kaybının önüne geçmek için arka arkaya adımlar atılmaya başlandı.

    akp’nin en çok tartışılan adımı ise “imar barışı” olarak açıklanan, imar affı kanunu oldu. kanun yürürlüğe girdi ve başvurular başladı. müracaatlar 31 ekim'de sona erecek, bedelin ise 31 aralık'a kadar yatırılması gerekiyor. çevre ve şehircilik bakanı mehmet özhaseki, imar affından yararlanacakların sayısının 15 milyon olduğunu ifade etmiş ve toplamda 40-50 milyar lira civarında bir bedel toplanacağını tahmin ettiklerini söylemişti.

    31 aralık 2017 tarihinden önceki yapıları kapsayacak olan imar affı kanunu, kafalarda birçok soru işaretlerine neden oldu. kanundan, üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar yararlanacak.

    kanun kapsamında başvuru yapıp ücretlerini ödeyen bu bina sahiplerine "yapı kayıt belgesi" verilecek. yapı kayıt belgesi aldıktan sonra isteyen malikler, tapuya müracaat ederek ve yapı kayıt belgesi için ödenen bedel kadar ilave ödeme (yüzde 3) yaparak, cins değişikliği ile kat mülkiyeti tesis edebilecek. ancak, yapı kayıt belgesi imar açısından ekstra bir hak sağlamıyor. zira, yapı kayıt belgesi düzenlenen binaların yenilenmesi durumunda, yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanıyor. yani yapı kayıt belgesi, binanın yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulanmasına kadar geçerli.

    bakan özhaseki’nin açıklamasına göre ise, binanın durumu hakkında sözde aftan yararlanacak vatandaşların beyanı esas alınacak.

    peki, tüm bunlar ne anlama geliyor?

    akp “imar barışı” aslında kimleri kurtaracak

    chp’nin istanbul eski il meclisi üyesi olan, istanbul’daki birçok imar yolsuzluğu ve usulsüzleri gündeme taşıyan, chp istanbul milletvekili adayı hüseyin sağ, imar affına ilişkin odatv’ye konuştu.

    yasanın 31 aralık 2017 tarihinden önceki binaları kapsamasını eleştiren hüseyin sağ, “öncelikle 31 aralık 2017 milat tarihi çok yanlış. milat 1989 yılı sonrası ya da 2004 öncesi olmalıydı” ifadelerini kullandı ve şöyle devam etti:

    “kanunun kapsamı 1989 sonrası ve 2004 öncesi binalar için olmalıydı. nedeni şu; 2004 yılından sonra belediyelere plan yapma yetkisi verildi. plan yapma yetkisi verildikten sonra, hükümetin 'istanbul’a ihanet' dediği rezidans ve avm’ler gibi binaların tümü bu dönemde yapıldı. çünkü belediye bunu çok savruk ve istediği gibi kullandı. kent yararına kullanmadı. parsel bazında kişiye ya da şirkete özel plan değişiklikleri oldu. burada bir tane garibanın, bir tane kamunun veya bir tane devlet üniversitesinin binası yok ki... hep kişiye özel zenginleştirme için yapılmış plan değişiklikleri bunlar. biz niye bunları affedelim!

    net olarak söylüyorum: burada, türkiye genelinde 2004’ten sonra yapılan parsel bazında ya da bölge planlarında özel imar şartlarıyla yapılmış binalar kurtulacak. başka hiçbir şey yok burada. neden söylüyorum bunu; zaten 2004 yılından sonra, örneğin istanbul’da bir tane gariban adamın binası olabilir mi, rezidansı olabilir mi veya 400 dairelik projeyi yapabilir mi? 2004 yılından itibaren ibb, çevre ve şehircilik bakanlığı ve toki tarafından onaylanan, ranta yönelik avm'yi, oteli, özel sağlık-eğitim-sosyal kültürel tesis alanları, ticari alanları ve konut alanlarında yapılan tüm kaçakları yasal hale getiriyorsun. imar barışı 30-40 yıldır imar problemi yaşayan gecekondu mahalleleriyle olmalıydı. vatandaş 100 metrekare bina yapmış; ihanet edenlerin ise bir avm’si, konut projesi, 50 bin metrekaresi kaçak. bu nasıl adalet! 50 bin metre kare alan yasal hale gelince; satılabilir, kiraya verilebilir alan haline gelecek.”

    vatandaş “imar barışı”ndan yararlanınca ne olacak

    vatandaşlara hükümetin çıkardığı “imar barışı” için başvuru yapmamalarını tavsiye eden hüseyin sağ, bunun gerekçelerini de açıkladı. “ben onların yerinde olsam gidip imar barışına başvurmam. tabi onlar da şöyle başvuruyorlar; ‘hiç olmazsa evimizde oturuyoruz. evimizi şu anki vaziyeti ile yıkmayın. garanti altına alırız’ diye bakıyorlar. bence hiç öyle değil. yarın öbür gün kentsel dönüşüm, rezerv alanı falan ilan edilip binaları yine ellerinden alınabilir” ifadelerini kullanan hüseyin sağ, şunları söyledi:

    “mesela siz gittiniz ‘benim binam kaçak’ dediniz ve bunu yasal hale getirmek istediniz. o da diyor ki; ‘evet ben bunu imar barışı ile yasal hale getirdim’ diyor. ‘yani kaçak yerleri yasal hale getirdim’ diyor. fakat binanızı yıktınız... örneğin istanbul’da çoğu bina depreme dayanıklı değil. yıktığınız zaman o binanın imar durumu neyse, onu yapabiliyorsun. yani kabul ettiği kaçak yapılara ilişkin kanunu dikkate almıyor! aslında burada, depreme dayanıklı olmayan binalar açısından kazanım oluşturacak hiçbir şey yok.

    'gariban faydalanacak' diyorlar. tamam gariban da faydalansın... zaten garibanın binası 30-40 yıl önce yapılmış. bunlar 1998 yılındaki deprem yönetmeliğine, daha sonra çıkarılan 1999 deprem yönetmeliğine ya da sonra çıkarılan deprem yönetmeliklerine uygun mu? peki bu yönetmeliklere göre, garibanın binasını yapma şansı var mı? yok. peki nasıl imar affından yararlanacak bu, nasıl imar affı olacak bu? para verecek, binası yıkılacak ama, yine yapamayacak ya da var olan imar planına göre yapacak.

    bir de ‘binanın depreme dayanıklı olup olmadığı kişinin sorumluluğundadır’ diyorlar. yani ‘ben bunu affederim, ama depreme dayanıklı olup olmaması mülk sahibinin sorumluluğundadır’ diyor. bir yandan bile bile depreme dayanaklı olmayan binalara imar barışı getiriyor, bir taraftan da binayı bir ay içinde adamın kafasına indiriyorsun. nasıl oluyor bu o zaman!

    binasını yıllar önce yapan garibanlar, binalarının depreme dayanıklı olmadıklarını kendileri de biliyorlar. ben onların yerinde olsam gidip imar barışına başvurmam. tabi onlar da şöyle başvuruyorlar; ‘hiç olmazsa evimizde oturuyoruz. evimizi şu anki vaziyeti ile yıkmayın. garanti altına alırız’ diye bakıyorlar. bence hiç öyle değil. yarın öbür gün kentsel dönüşüm, rezerv alanı falan ilan edilip binaları yine ellerinden alınabilir.

    diyelim rezerv alanı ilan edildi, yeni bir yerde bina yapılacak... yeni yapılan yerin imar şartlarına göre o bina yapılacak. bu adamın binasının metrekaresini alıp oraya koymayacaklar. gecekonduculara mesela, hiçbir yararı olmayacak. 2004'ten sonra depreme dayanıklı yapılan, parsel bazında ve bölge planları içinde, rezidans, avm ve büyük projeler yasal hale getirilecek. başka bir şey yok orada. onlar faydalanacak.”

    kaynak oda tv
  • nedir ne değildir dolduralım.
    alibeyköyde gecekondum var başvurduktan sonra gecekondumu yıkamam, tapuda vermiyorlar.
    nedir esprisi anlamadım.
  • öyle bir de anlatıyorlar ki iyi bir şeymiş gibi resmen hırsızlık, vergi affı gibi, suçlulara af çıkması gibi toplumun dibine dinamit atmak gibi. acilen iptal edilmeli.