şükela:  tümü | bugün
  • gökçeada'nın eski yunandaki ismi. okunuşu gereği günümüzde imroz olarak kullanılmaktadır.

    (bkz: yeni başlayanlar için yunanca)
  • murat yaykin'in 2005 mart'inda piyasaya çikan "burada yalniz ölüm var" alt baslikli fotograf kitabinin adi. fotograflara kimi zaman minimal öyküler diyebilecegimiz metinler eslik ediyor, türkçe, ingilizce, yunanca. orhan cem çetin de "proje mi fotografçinin fotograf mi projenin" diye bir metin yazmis kitaba. fotograflara bakinca gerçekten bir tek ölüm varmis orada.. ya da yasamin son günleri
  • bizim aile büyüklerinin yunan çetecilerden kaçarken konakladığı ada.
    tren yolunun geçtiği köprünün çeteciler tarafından patlatılması sebebiyle bu yolla evlerini terkedemeyip sahile yönelmişler. giderken küçük çocuklar silah patlamalarını gök gürültüsü zannetmiş ve büyükleri onlara silah atıldığını söyleyince de savaşan tarafların birbirlerine silahları elleriyle attıklarını düşünmüş çocuklar. daha sonda da tek gemiyle adaya kadar gelip burda indirilmiş, tek gece kalıp oradan da farklı bir gemiye binerek türkiye ye ulaşmışlar.
    kaçanların bazıları boş kalan evlerde yoğurt mayalayıp, somun, lahana benzeri yiyecekler bırakmışlar. kimin ne taraftan kaçtığını bilmedikleri için sonradan evlere girenlerin ihtiyacı olur diye. daha önceden de yakılan damlardan sağ kurtulan hayvanları için ise yemleri bırakıp yanlarına fazla eşya almadan çıkmışlar yola.

    daha sonradan boşalan evlere pomakların yerleştiğini öğrenmişler. imroz adası ise o kaçışa yardım eden bi kara parçası olarak akıllarda kalmış.
  • (bkz: islomania)
    (bkz: imroz)
    (bkz: marmaros)
  • ion lehçelerinden birinde, "ana tanrıça'nın evi" manasında, eski yunanca kelime. imroz yani. gökçeada.

    şimdi kastro köyünde, en tepelerdeki kayalıklarda yaman rüzgar esiyordur. mustafa'nın kayfesi'nde şömine yanmıştır. bahçede nargile içen sararmış bıyıklı rum amcaları, kalisperasas diye ortadan selamlasam gidip. sonra da akşama kadar, amcaların yanında açık havada kitap okurum, çay üstüne çay içerek. üşüyünce içeri kaçar, mustafa ile muhabbet ederim. adanın en tepesinde en sonunda bir kaç kişiyiz işte..

    ben tenhalık seviyorum. hem mekanda, hem ruhumda.
  • (bkz: gökçeada)
    (bkz: imroz)

    kapalı hava ve yağmuru seven biri olarak, sanırım buna en uygun mevsimde gittim. adanın sadece yerlileri kalmış, saçma sapan fotoğraflar çekmek için daracık yolları tıkayan insanlar yok hiç etrafta. kafanızı dinlemek istiyorsanız, mümkün mertebe bu ayları tercih edin derim.

    zeytinliköy’ün taş evleri ve zakkum çiçekleri, imroz poseidon’daki kaleköy manzarası, barba yorgo’nun enfes şarap mezeleri ve sirtakisi size ada ruhunu iliklerinize kadar yaşatacak.

    samanyolu fotoğrafı çekmek için de çok uygun yerler var, ama ben bu sefer sadece kafamı dinlemek için geldiğimden kalkışmadım fotoğraf işine. meraklı olanlarınız için yıldız koyu’nu tavsiye ederim fotoğraf için.

    burası gerçekten hayatın hengamesinden kopmak ve arınmak isteyenler için birebir. ada halkı da son derece misafirperver ve sevgi dolu. kendinizi onlardan biri gibi hissetmemek mümkün değil.