şükela:  tümü | bugün
  • mutlaka yararlanması gerekilen nadir rastlanan durum....
  • (bkz: olanak)
  • ..yaratılan...
    "bu imkanı yaratan bilmemkime çok müteşekiriz..."
    diye de laf-ı beri olan.
    ne? şey: korkunçluk!
  • verilen olarak bilinendirir ama hırs sahibi insanlar tarafından alındığı gözlenmiştir.
  • verilmeyince sinir küpü olduğumuz, verilince de bokunu çıkardığımız.
  • imkansızlığın zıttı.
  • var olma eğilimi, var olmaya eğilim, var olmaya uygunluk, var olmaya hazır olma, yani olan ve olacak her şey. ama ama aynı zamanda da olmayan ve olmayacak her şey.

    (bkz: gelin ata binmiş ya nasip demiş)
  • "gerçekten de 'mümkin'in türkçesi sadece 'olabilir' değildir. çünkü mümkin 'olmayabilir' de demektir.

    kelâm ve felsefe'de mümkin, "varlığı da, yokluğu da düşünülebilen" anlamında kullanılır. bir ucunda 'vâcib' (varlığı zorunlu olan), diğer ucunda 'mümteni' (yokluğu zorunlu olan) vardır.

    bu noktada "vücub, imkân, imtina" terimleri, aklın ilkeleri olarak sıralanır. yokluğu düşünülemeyene 'vâcib', varlığı düşünülemeyene 'imtina', varlığı da , yokluğu da düşünülebilene ise 'imkân' denir."

    not: alıntıdır.
  • sahip olanın, sahip olmayana sanki sahip olmaması sahip olmayanın kabahatiymiş gibi davrandığı.

    hemen bir örnek ile açıklayalım;

    merhaba ben x. daha çocukken koydum hedefimi. ilkokuldan liseye kadar hem dersane hem özel hocalar ile hazırlandım bütün sınavlara. bundan dolayı istediğim üniversitenin istediğim bölümüne rahatlıkla girebildim. daha üniversitedeyken ailemin tanıdığı kişiler sayesinde okuduğum bölüm ile ilgili kısa süreli eğitimler aldım. mezun olduktan sonra yurt dışında okuduğum bölümün yüksek lisansını yaptım. eğitimim bitip ülkeye geri dönmeden işim hazırdı, ailem ve network*'üm sayesinde. şu an y şirketinin z yöneticisiyim. yani eğer sen de gerçekten isteyip emek sarfetseydin benim yerimde olabilirdin... evet, olabilirdin...

    başka bir örnek;

    18 yaşımda kendi işimin patronu oldum. şu an senelik 1 trilyon dolarlık ciromuz ile aynı pazardaki rakiplerimizden ilerideyiz. yani bence herkes kendi işini kurmalı. bu hayat maaşlı çalışarak geçmez. eğer kendi işinin patronu değilsen bu senin kabahatindir. 18 yaşımda babamın trilyonları olmasaydı da ben bu işi kurar, yine bu günlere getirirdim. evet, kesinlikle maaşlı ve mesaili çalışmak senin kabahatin... kimsenin değil.

    diğer bir örnek;

    şu an kullandığım 3500tl'lik cep telefonunu görüyor musun? işte bunun kısa süre sonra 5000tl'lik olanını alacağım. piyasaya çıkmasını bekliyorum. aslında beklemeden de getirtme imkanım var, lakin şimdi getirtirsem insanlar değerini anlamaz. yani 1000tl'lik cep telefonunu nasıl kullanıyorsunuz anlamıyorum. ha ev telefonu kullanmışsın, ha o telefonu... bence herkes bu telefondan kullanmalı ki 5000tl'lik olanını aldığımda rahat iletişime geçebilelim...

    bambaşka bir örnek;

    bence herkes sevdiği işi yapmalı. misal ben bundan kısa süre öncesine kadar nefret ettiğim bir işi yapıyordum. bıraktım. ilk önce yurt dışına dil okuluna gittim. oradan şu an yapmış olduğum mesleğin eğitimini almak için college* başvurusu yaptım, kabul ettiler. aslında çok bir para da değil hani iki yıllığı sadece 100.000$ kadar. bak n'oldu sonunda? isteseydin sen de yapabilirdin bunları. demek ki yeteri kadar istemiyorsun... bence...

    yeter amk... canım sıkıldı kendi verdiğim örnekleri yazarken...

    kısacası bazı insanlar, ellerinde olan imkanları kullanarak bir şeyler yaptığında, ellerinde imkan olmayan insanları eleştirmeyi daha doğrusu imkanı olmamasının sebebi olarak kendilerini gördükleri için eleştirmeyi seviyorlar. o insanlara göre her şey kolay. yeter ki isteyin. olmuyorsa bu sizin kabahatinizdir.