şükela:  tümü | bugün
244 entry daha
  • hali hazırda olması gereken bir şeyi, takıntı adı altında lanse etmek gereksiz. ha, benimki işin takıntı boyutu, onu kabul ederim.

    takıntı, insana değişik şeyler yaptırabiliyor. yolda yürürken değişik değişik kafelere denk geldiğim oluyor. bu kafelerin konsepti; duvar, föylük, menü vb aklınıza gelebilecek her şeyde ve her alanda vecizeler paylaşmak. samimi görünecekler, müşteri çekecekler ya, ne bulurlarsa yazıyorlar. bakıyorum, bağlaçlar birbirine girmiş, yazım yanlışları yapılmış. sen önce anadilini öğren, sonra duvara vecize yazarsın emice.

    sonuç olarak, bu tarz yerlere gitmiyorum. ben de böyle bir manyağım. ülkenin şairlerinden ekmek yemek istiyorsan önce anadilini bileceksin, bu kadar basit. samimiyetsizliğe mahal yok.

    hayatıma giren insanların karakterleri birbirinden farklıydı elbette. geçmişi düşündüğümde, hepsinin ortak noktasının, imlaya dikkat etmek olduğunu görüyorum. kendimi "öss sınavı, yanlız, herkez" diyen biriyle göremiyorum. yazarken dahi dişlerim kamaştı.

    yukarıda yazdığım hataların hepsini görmezden gelebilirim (gelmem); ancak "yurtdan" (yurttan demek istiyor) gibi hatalar yapan kişilerin fıstıkçı şahap tanrısına kurban edilmesi gerektiğini düşünüyorum.