şükela:  tümü | bugün soru sor
358 entry daha
  • bu gün -11 şubat - ölüm yıl dönümü olan merhum filozof.

    bu sebepten ötürü de hakkında bir iki klişe bilgiyi buraya yazmak farzdır.

    bilginin insana özneden bağımsız bir şekilde verildiği düşünülürdü kant'ın zamanında.
    kant bunu tersine çevirdi. copernicus insanların evrene bakışının yanlışlığını gösterdi. güneş dünya'nın değil; dünya, güneşin etrafındaa dönüyor gerçeğine ulaştı.
    kant'ın bilgi kuramı da buna benzer bir şeydi işte:
    nesnenin (obje) çevresinde dönen bir özne söz konusu değildir, nesneye anlam veren bizzat öznedir demek istedi. ( hatta dedi )
    böylelikle bilginin yapısı ile ilgili yaklaşımlara yeni bir perspektif sunmuş oldu.
    dışarıdakilerin ( çevremizdeki her şeyin ) gerçek özünü asla bilemeyiz. ama zihnimiz bunları alır ve bir forma sokar. deneyim önemlidir ve kaçınılmazdır ama bize her şeyi söylemez. onlar bir yağmur gibi yağar.
    aklımız işte o anda devreye girer.
    bu yağmur gibi yağan verileri bir sisteme sokar ve bizim için anlaşılır kılar.
    duyu verileri olmadan da aklımız işe yaramaz. algısız kavramlar boş kavramsız algılar kördür
    o yüzden ne akıldan vazgeçebiliriz ne de deneyimden. nesnelerin aslında ne olduğunu ( numen) asla bilemeyeceğiz. bize göründükleri haliyle onları ( fenomen ) zaman ve mekan kategorileriyle kavrarız.

    bu ne işimize yarar?
    bilginin sınırlarını çizer. akla uçup gitmemesi için bir çit çeker.
    ikincisi her şeyden kuşku duyarsak - hume onu bu anlamda dehşete düşürmüş anlaşılan- ayaklarımız basacak ne bir gerçeklik kalır, ne bilim ne ahlak...

    kant, estetik- güzellik ve sanat konusunda da yazmıştır. zevkler ve renkler tartışılmaz mottosuna ters çıkar.
    ben bir şeyi estetik buluyorsam bunun bir değeri olduğunu iddia etmiş olurum ama güzellik bilgi alanının bir nesnesi değildir. güzelin tanımının olmayışı onu göreli yapmaz, demeye getirir. görüneni ( sanat eserini ) değil görüşünüzü ön plan çıkarırsanız - onu güzel yapma istemektir bu - güzelliği kitsch seviyesine indirmiş olursunuz... ( ben de bişey anlamadım çaktırmayın )

    kant aklın işlevini iki kategoride toplar:
    saf akıl: fenomenler ( dış dünyanın gerçekliği ) hakkında yargılar verir. deneyim ve sebep sonuç ilişkilerine yönelir. mesela bir tanrı var mıdır yok mudur bunu asla bilemez.
    pratik akıl: aklın bu yönü ahlakı, tanrıyı ve kuralları öğretir. yani biz sadece kuru bir akılla yaşayamayız. biz sıradan hayvanlar gibi sadece verili olanı işlemeyiz. seçimler yaparız.

    ...

    bu kadar
3 entry daha