şükela:  tümü | bugün
462 entry daha
  • geçin bu ayakları. siz istediğiniz kadar ahlaklı olun, toplumda ahlaksızlar, yaptığı cezasız kalanlar, hem suçlu hem güçlü olanlar olduğu sürece o ahlakınız hiç bir işe yaramaz.
  • her gün aynı saatte aynı şeyleri yapan filozof. corona virüsü de bizi kant’a çevirdi. her gün aynı saatler aynı şeyleri yapıyoruz.
  • aşırı dakik, monoton, işi gücü düşünce olan biri olduğu biraz mittir. bunu nereden öğreniyoruz? bugün debe'ye giren entrideki (bkz: #104105901) kuehn biyografisinden öğreniyoruz aslında. kuehn aynı kitapta heinrich heine'nın kant karakterizasyonu için şunu diyor: "[heine'nin kant imajı] ilginç bir imaj, fakat bu daha çok bir karikatürün karikatürü."

    karikatürün karikatürü denilen şey şu; kant'ın hayatı hakkında daha önce konuşanlar, yazanlar genelde eksik, yanlış ve saptırılmış tablolar çiziyorlar, dahası kant'ın hayatına dair bilgiler çoğunlukla yaşamının son on yıllarında, artık yaşlanmışkenki halinden. yani ortaya kant'ın genel yaşamıyla biraz alakasız bir karikatür çıkıyor, alman romantikleri de bu karikatürü en üst seviyeye taşıyorlar biraz da kant'ı sevmediklerinden. işte heine'nin kant hakkındaki sözleri için karikatürün karikatürü denmesi de bu sebeple. yine aynı kitap ne diyor aslında? kant'ın hayatının on sekizinci yüzyıl alman entelektüellerinin yaşamının tipik örneklerinden olduğunu. yani ortada öyle hayatı aşırı ayrıksı bir adam yok. sadece yaşlandığı zaman yaşlılığın getirdiği bir monotonlaşma filan var, o da git gide efsane haline geliyor tüm hayatına yayılıyor dilden dile dolaşırken. olur öyle.
  • debe'ye girmiş şu entydeki (bkz: #104105901) hataları düzeltiyim (yazara mesaj atılamıyor). fbu demiş ki:

    "başucu sözü mü desek, mezar taşı sözü mü, bilmiyorum, bence her ikisi ; "aklımda merak ve saygı uyandıran iki şey vardır: üzerimdeki yıldız gibi parlayan cennet ve içimdeki ahlâk yasası."
    mezar taşında bu söz yazıyor.. "

    kant'ın hayranlık duyduğu şey "yıldız gibi parlayan cennet" değil yıldızlı gökyüzü (starry heavens).

    ayrıca soyadı her zaman kant'tı. babasının da soyadı kant. kandt hiç bi yerde geçmiyor.

    boyu da 1.57 idi, 1.53 değil. kendisi napolyonla aynı boydaydı ki napolyon da zamanına göre ortalama boyluydu. zamanın en uzun toplumu olan hollandalılar'da erkeklerin ortalama boyu 1.70ti.
  • kendisinin bir biyografisini okumuştum, soyadının bazı yerlerde kandt olarak geçtiğine dair bir şeylerden bahsediliyordu, ama bunu sonradan ibranice okunuşuna benzesin diye değiştirdiğine dair hiç bir şey hatırlamıyorum. kaldı ki kant, yahudi olmadığı gibi ayrıca da antisemit’ti. neden ibraniceye benzesin diye isim değiştirsin, çok mantıksız bir bilgi, kaynağı tekrar bi kontrol etmek lazım.
  • "kavramsız sezgi kör, sezgisiz kavram boştur" diyerek düşünme ile duyum arasındaki ilişkinin önemini vurgulayan filozof. kant, sezgi deyince duyu verilerine ilişkin bir şey anlar. ona göre düşünmenin aracı olan kavramlarla, dış dünya ile irtibatı sağlayan duyu verilerinin sentezi sonucunda bilgi meydana gelir.
1 entry daha