şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
  • bir kimliğe açıkça "iğrenme" ile başlayan bir yazıyı zerre rahatsız olmadan umursamadan o kimliğe sahip bireylerin duygularını önemsemeden yazabiliyor ve bu belli ki birilerince belki de çoğunlukça sorun olmuyor ama aynı söz kendisine yansıtılınca yandaşları tarafından tepkiyle karşılanıyor terbiye deniyor.

    hatta yazarın daha yazının en başındaki " bu gizli goruntuleri sizdirani esekler siksin" sözü terbiye sınırları içerisinde bile değerlendirilmiyor hatta bırakın değerlendirilmeyi görülmüyor!!

    samimiyet gerçekten önemli bir kavram, önemli bir değer ve de ne kadar sahici.
    kimin ne olduğunu nasıl da açık eden bir anlamlar bütünü...

    ***

    neyse ben devam ediyorum. kendisine birkaç sorum var:

    eşcinsellik hakkındaki "iğrenme" vurgulu güzellemesinden sonra cinsellik hakkında ne düşündüğünü fazlasıyla merak ediyorum. o halde başlayabilirim:

    penetre eden ve edilenin cinsellikteki konumlarını nasıl okuyor ve görüyor mesela? cinsleri nasıl tanımlıyor, cinsler arası dualite kavramı hakkında ne düşünüyor ? penis ve ataerki ilişkisini kabule ediyordur o halde penise yüklediği anlamların açtığı pencerede penisi olmayan cins tanımında ve kadının birbiriyle yaşadığı cinsellikte onun bu birliktelikten iğrenmemesine neden olan güdünün penisle ilişkisi hangi boyutta? cinselliği penisle tanımlaması ve penissiz cinselliğin erk yaratmayacağı algısı ataerkinin düzlemsel ve fikirsel çıkmazında kendine bulduğu yer immanuel'in hayattaki bakışının bir yansımasını oluştururken erkek cinselliğini erkin hangi anlamları yüzünden tiksindirici ve iğrenç buluyor?

    son olarak erk ve iktidar denkleminde iktidarın esir aldığı algısal bütünlükte kendini ve varlığını bü bütünlüğün neresinde tanımlıyor? tanımladığı yer dışarısıysa penise yüklediği anlamların sorgulamasını yapacak cesarete de gerçekten sahip mi ?
  • fanları tarafından ne kadar sıradan entry'ler yazarsa yazsın savunulan şahıs. liberal veya ateist olabilirsiniz, bu o kişiye bir yakınlık hissetmenizi sağlayabilir ama insanın bir duruşu olmalı. eğer eşcinsellere hoşgörüyle yaklaşıyorsan şu yazdıklarını savunmaya utanırsın. adam saçmalamış..
  • şahsen hiçbir zaman entel olarak yaftalamadığım maskesi düşmüş şahıs. sözlük ortalamasına hitap eden bir yazar sadece. hiç beğenilmeyen entrysi olmaz mı lan bir insanın? ciddiye almamak lazım aslında böylelerini.

    (bkz: adam pisliğin teki çıktı rıza baba)
  • hiç beğenilen entrysi olmayanlar kadar ciddiye alınması gereken kişi. bir de fanları eleştiri beğenmiyor. eleştiriler düzeyli diye karşı eleştiri getiriyor bazıları. böylesini görmemiştim önceden.
  • sözlükte onlarca yazarı bir günde sigmund freud’a bağlatmış yazar. kendisine yöneltilen eleştirilere bakılınca ne kadar homofobik olduğu, ne kadar çakma ve gereksiz bir yazar olduğundan bahsediliyor. hatta hiç entrisi beğenilere girmemiş bir yazar kadar değer görmesi gerektiğini belirten bile olmuş. eleştirilerin odağında düşünce tarzı mı yoksa usturuplu bir şekilde söylenmediği savunulan sözler mi var belli değil. liberal düşünceye sahip bir insandan böyle keskin cümleler duyunca şok oldu millet resmen. kendisini ben tebrik ediyorum. böyle bir düşünceye sahip olduğu için değil, düşündüğünü dümdüz anlattığı için.
    homofobik olmakla suçlanmasının temelinde iğrendiğini açıkça belli etmesi var. en azından sadece iğrenmiş, ama kilit düşünce şu: ben sevmiyorum ama yaptığınıza da karışmam. keşke herkes böyle düşünse, yoksa kimse aynı kalıbı giymek zorunda değil. kimi gay olur, kimi homofobik olur, kimi azılı komünist olur. ama demek ki yanlış yapmış, sözlüğün diğer über marjinal, avangard takımı gibi böyle dayıları gördüğünde son derece normalmiş gibi davrandığını söylemeliydi. liberallik bunu gerektirir. bulanık sularda yüzülecek, yeri geldiğinde dip kumunda gizlenecek. yani eleştiri yazılarından öyle anlıyorum. yazılarda öyle bir motivasyon var ki görse böyle bir durumu ayağa kalkıp alkışlayacak, şehrin fahri anahtarını sunacak adamlar varmış da haberimiz yokmuş. sanki ümraniye’den, batıkent’ten değil 1968’in new haven ortamından yazılıyor anasını satayım. baskının, tahakkümün bayraktarı olmuş bu topluma yönelik bir eleştiri yok, ama kendini biraz aradan sıyırmış, düşüncelerini açıkça söyleyen biri görülünce hobaa.
  • iki gün önce "aa, adam ne güzel eşcinsel düşmanlığı ile homofobiyi birbirinden ayırmış" diyordum (gerçi eşcinsel düşmanlığına homofobi, homofobiye kişisel zevkler demiş; ama orası işin semantik kısmı. homofobi eşcinsel düşmanlığı ile eşdeğer gibi bir hale geldi zaten, kelimeyi yeni bir anlama kaybettik); bugün geldim ne kadar süper bir eşcinsel düşmanı olduğu yazılmış.

    'nefret suçu hangi bağlamlarda nefret suçudur' yazısı yazdıktan sonra müslümanlara karşı nefret suçu işlediği iddia edilen sevan nişanyan geldi aklıma.
  • hiçbir şey değil de hakkaten ekşi sözlük gibi bir mecraya bu kadar sikimsonik konular hakkında bu kadar uzun entry'ler girdirebilecek "enthusiasm"ine çok özeniyorum. keşke benim de bu kadar boş vaktim ve içimde istek, arzu, inanç olabilse...
  • iyi bir okur kitlesi var.

    okumadan şükela veren onlarca hayranı da vardır eminim.

    ilk zamanlar ben de yazdıklarının hayranı idim fakat bence çoğu zaman gereğinden fazla uzatarak yazıyor.

    son dönemlerde yazdıklarını okuyamadığım için de ayrıca üzüntülüyüm.
  • neyin kafasını yaşadığını merak ettim yazar. şimdi de kendimden şüphe duydum kafa yaşayabilecek kadar var mı diye ?
  • yazdiklarina escinsel dusmani denemeyebilir. feminen olunca igrenmiyor da dayi olunca igrenmis olabilir. kendisinin escinsel dusmani olmadigi da acik. su sozlukte bunca dert varken immanuel tolstoyevski nimettir, o da kesin.

    yine de herkesin dalga gectigi bir konuda, "ben de igrendim, ama onlarin haklarini savunuyorum" dedigi zaman, kendisinin igrenmesinden escinsellerin rahatsiz olmasini, kirilmasini anlayabilecek birisidir diye dusunuyorum. iki sismanin sevismesinden igrendigini soyluyorsan, o sismanlari da incitirsin.

    retorigi birakalim. baski altinda, hatta devasa baski altindaki insanlari daha da incitecek seylerden kacinmak insanlik geregidir. oyle bile hissetsen, git bir porno sitede 500 tane sevisen dayi videosu izle, gozun alisir ve artik igrenmezsin. ya da o kadar kuvvetli bir his duyuyorsan da kendine saklayabilirsin.

    simdi birisi ciksa dese ki "ben kurtce duyunca igreniyorum. yanlis anlamayin, yabanci dusmani da degilim, misal izlandaca duyunca igrenmiyorum, ama kurt dusmani da degilim, misal, arapca da oyle, yani kaba dillerden igreniyorum, oyle bir skalam var". ben de derim ki, git surekli kurtce konusulan bir ortama dur, yillarca dinle, alisirsin.

    escinsellik meselesi de oyle. kapali kapilar ardinda kaldikca igrenilecek bir sey, gozun alistikca, donup bakma geregi bile duymayacagin kadar dogal.

    her ne kadar kendisi kabullenmese de, belli ki bu konuda alacak yolu var. bu bir expose olma meselesi, if you know what i mean.