şükela:  tümü | bugün
  • gary oldman'in resmen dokturdugu film..
  • ludwig van beethovenin hayatı boyunca gizlediği aşkıdır. ölümünden sonra tüm mirasını ölümsüz aşkına bıraktığı anlaşılır. ölümsüz aşkı ile ilgili eldeki kanıt 1812 yılında yazdığı 3 mektuptur. mirası bulmak için beethovenin hayatına giren kadınlar tetkik edilir. ve sonunda bulunur. bu hikaye daha sonra beyaz perdeye aktarılır...

    bahsi geçen mektuplar şöyledir:

    birinci mektup:

    july 6, in the morning
    my angel, my all, my very self - only a few words today and at that with pencil (with yours) - not till tomorrow will my lodgings be definitely determined upon - what a useless waste of time - why this deep sorrow when necessity speaks - can our love endure except through sacrifices, through not demanding everything from one another; can you change the fact that you are not wholly mine, i not wholly thine - oh god, look out into the beauties of nature and comfort your heart with that which must be - love demands everything and that very justly - thus it is to me with you, and to your with me. but you forget so easily that i must live for me and for you; if we were wholly united you would feel the pain of it as little as i - my journey was a fearful one; i did not reach here until 4 o'clock yesterday morning. lacking horses the post-coach chose another route, but what an awful one; at the stage before the last i was warned not to travel at night; i was made fearful of a forest, but that only made me the more eager - and i was wrong. the coach must needs break down on the wretched road, a bottomless mud road. without such postilions as i had with me i should have remained stuck in the road. esterhazy, traveling the usual road here, had the same fate with eight horses that i had with four - yet i got some pleasure out of it, as i always do when i successfully overcome difficulties - now a quick change to things internal from things external. we shall surely see each other soon; moreover, today i cannot share with you the thoughts i have had during these last few days touching my own life - if our hearts were always close together, i would have none of these. my heart is full of so many things to say to you - ah - there are moments when i feel that speech amounts to nothing at all - cheer up - remain my true, my only treasure, my all as i am yours. the gods must send us the rest, what for us must and shall be -
    your faithful ludwig.

    ikinci mektup:

    evening, monday, july 6
    you are suffering, my dearest creature - only now have i learned that letters must be posted very early in the morning on mondays to thursdays - the only days on which the mail-coach goes from here to k. - you are suffering - ah, wherever i am, there you are also - i will arrange it with you and me that i can live with you. what a life!!! thus!!! without you - pursued by the goodness of mankind hither and thither - which i as little want to deserve as i deserve it - humility of man towards man - it pains me - and when i consider myself in relation to the universe, what am i and what is he - whom we call the greatest - and yet - herein lies the divine in man - i weep when i reflect that you will probably not receive the first report from me until saturday - much as you love me - i love you more - but do not ever conceal yourself from me - good night - as i am taking the baths i must go to bed - oh god - so near! so far! is not our love truly a heavenly structure, and also as firm as the vault of heaven?

    üçüncü mektup:

    good morning, on july 7
    though still in bed, my thoughts go out to you, my immortal beloved, now and then joyfully, then sadly, waiting to learn whether or not fate will hear us - i can live only wholly with you or not at all - yes, i am resolved to wander so long away from you until i can fly to your arms and say that i am really at home with you, and can send my soul enwrapped in you into the land of spirits - yes, unhappily it must be so - you will be the more contained since you know my fidelity to you. no one else can ever possess my heart - never - never - oh god, why must one be parted from one whom one so loves. and yet my life in v is now a wretched life - your love makes me at once the happiest and the unhappiest of men - at my age i need a steady, quiet life - can that be so in our connection? my angel, i have just been told that the mailcoach goes every day - therefore i must close at once so that you may receive the letter at once - be calm, only by a calm consideration of our existence can we achieve our purpose to live together - be calm - love me - today - yesterday - what tearful longings for you - you - you - my life - my all - farewell. oh continue to love me - never misjudge the most faithful heart of your beloved.
    ever thine
    ever mine
    ever ours
  • müziğinin ihtişamı düşünülünce ölümsüz olan besteciyi pek bir fani dünya zerreciği hâline sokmayı başarmış, rahmetli sir georg solti'ye de rahmet okumamızı sağlamış olan film.
  • pathetique gibi bir sonat yazmış müzisyenin sebeplerini ve sonuçlarını görürsünüz bu filmde. mükemmel müzik, gary oldman, kabulleniş, kin ve aşk... bir çocuk ve babası, bir adam ve ulaşamadığı sevgilisi vardır ve bir de pathetique fonda... beethoven'ı neden sevdiğinizi anlarsınız. (bir benzeri, neden mozart'ı sevemediğiniz için ise (bkz: amadeus)).
  • beethovenin mektuplarinda seslendigi ancak asla adini kullanmadigi olumsuz askidir. yapilan arastirmalar son donemde bu kadinin kimligi konusunda iki isme yogunlasmistir, josephine von brunsvik ve antonie brentano.
    bu iki genc kadin da evli, cocuk sahibi ve beethovenin imkansiz askinin tanimina uymaktadir. daha da ilginci iki kadinin da beethovenin praga gitmek icin ayrilisinin yaklasik dokuz ay sonrasinda cocuk dunyaya getirmesidir. tahminlerle sinirli kalsa da beethovenin zaman zaman varoldugunu ima ettigi cocugunun bu donemde dogmus olabilecegi dusunulmektedir.
    bu gizemli kadini bu kadar kiymetli yapan belkide isimsiz bir siluet olmasidir.
    odur* sadece immortal beloved , kendi muzigini duyamadan duyurabilen beethoven icin.
    ever thine, ever mine, ever ours.
  • (bkz: my immortal)
  • bu filmde beethoveni gary oldman canlandirir. guzel de canlandirir, aferim. bu filmden hemen sonra gary oldman leon da psikopat ruhlu , kotu adami oynar. ama bu kotu adam ,muzik ruhun gidasidir mottosunu benimsemistir ve 3 cocuklu bir aileyi katletmeden hemen once , "firtina oncesi sessizlige de bakiniz , sanki beethoven in bilmem kacinci senfonisi gibi" seklinde bir cumle kurar. hala dusunurum , senaristler leon da gary oldman in oynadigi kesinlesince , bu cumleyi acaba filme sonradan mi koydular , immortal beloved un hatrina diye...
  • vedasiz ayriligin resmini cizen film.
  • filmi izledikten sonra hemen bes verdim kafamdan. bes uzerinden. sonra farkettim ki filme degil, beethoven'a veriyorum bu starlari, senaryoya kurguya degil, soundtracklere veriyorum. film kac star eder bilmiyorum, parcalari gecip filmi objektif bir sekilde degerlendirebilmek cok zor.
  • beethoven'ın ne kadar huysuz bir adam olduğunu ve bu huysuzluğunun nedenlerini anlatan film. sanat filmi izlemekten çekinen bir insansanız bile denenmesi gerekir bence. zira almanların "erotik müzik" anlayışı nedeniyle bazı çalışmalarını yasakladığı bu adam, dahi bir müzisyenden beklenmesi güç bir şekilde, ilginç bir hayat yaşamış. üstelik, klasik müzik camiasında örnekleri fazla olmasına rağmen, beethoven gay değil. üstelik bir sürü meme var filmde.
    hala da ilgini çekmediyse lütfen müşteri temsilcisiyle görüş.

    (fur elise bir piyano öğrencisi için yazılmıştı bildiğim kadarıyla ancak filmde biraz daha farklı anlatılıyor. izlerken laf etmedim ama, teke tek yakalarsam lafı sokarım ben o yönetmene.)
    son olarak üstteki parantezi yazmamda yardımcı olan cahil cesareti dürtüme selam ederim. naber len!