şükela:  tümü | bugün
  • gunumuzde mevcut olan tedavi sekillerinden kanseri tedavi etme ihtimali en yuksek olan tedavi seklidir. gunumuzde avrupa ve amerika'da bir cok irili ufakli sirket bu yontemle cesitli kanser turlerine cozum bulmaya calisiyor.

    bundan birkac sene once dendreon adinda bir sirket prostat kanseri icin bu yontemi denedi. yontemin isleyisi biraz karmasikti. once kanser kisiden hastaliklarla savasmaya yarayan akyuvar hucreleri aliniyor (tamami degil ama onemli bir sayi). sonra alinan ornekler labratuara yollaniyor ve orada kanser hucrelerini taniyip saldirmaya programlaniyor (alanim olmadigi icin bunun tam olarak nasil yapildigini bilmiyorum). daha sonra kanser hucrelerine saldirmak icin programlanan akyuvar hucreleri hastanin vucuduna geri konuyor ve vucutta kanserle savas basliyor.

    bu yontemin kemoterapiye gore iki avantaji var, birincisi kemoterapide gorulen berbat otesi yan etkilerin hicbiri gorulmuyor. sadece 1-2 gunlugune grip olunmus hissi olusuyor. ikinci avantaj da su ana kadar alinan sonuclar itibariyle kemoterapiden daha etkili ama yine de arastirmalar hala devam ediyor.

    dendreon'un yaptigi arastirmalar sonrasi kemoterapi'yle tedavi olanlara oranla omrun ortalama 4 ay kadar uzadigi ve hic yan etki gorulmedigi tespit edildi. ortalamanin disinda data'ya bakinca bazi kisilerin kemoterapi'ye oranla 2-3 sene fazladan yasadigi goruldu. dendreon fda'den onay aldi ve hisseleri 2 dolardan 60 dolara firladi. bu arada "4 ay fazladan yasamak o kadar da super degil" diyenler olacaktir. prostat kanserine yakalanan kisilerin ortalama yasi zaten 70 ustu oldugu icin kanserden vefat etmeseler bile baska hastaliklardan hayatlarini kaybedebiliyorlar. genc insanlarda elde edilen sonuc cok daha iyi.

    yalniz hersey bu kadar basit degildi. gunumuzde dendreon'un hisseleri yeniden 2-3 dolar seviyesine geldi cunku bu tedavi biciminin hala bazi problemleri vardi. en basta, bu yontem asiri pahaliydi (yaklasik 80 bin dolar tutarindaydi) ve her seansta yeniden akyuvar hucrelerinin alinip labratuarda islenmesi gerekiyordu. bunun disinda her ne kadar hastalarin omru uzasa da neden uzadigi bilinmiyordu cunku bu tedavi yontemi sonrasi tumorun kutlesinde bir dusus gozlemlenmiyordu. bu tedavi esrarengiz bir sekilde isliyordu.

    gunumuzde bu isi biraz daha iyi yapmaya calisan baska sirketler de var. ornegin ımmunocellular therapeutics devrim yaratacak islere imza atacak gibi. immunocellular beyin kanserine cozum bulmaya calisiyor ve dendreon ile benzer yontemler kullansa da bir cok acidan daha ustun bir isleyisi var. oncelikle dendreon'un yonteminde akyuvar hucreleri her seansta yeniden cekilip islenmesi gerekiyor ve bu da kisinin bagisiklik sistemini zayiflatarak kanserden olmese bile baska hastaliktan olmesine yol aciyordu. ımmunocellular'in tekniginde ise sadece bir kere akyuvar alimi oluyor ve bir ornekten bir suru asi yapilabiliyor (kisiye ozel asi).

    ımmunocellular'in yonteminin en onemli ozelliklerinden biri kanser hucresine degil kanser kok hucrelerine saldirmasidir. yani akyuvarlari direk tumore degil, tumor'un kalintisi olan kok hucrelerine saldirmaya programliyorlar. yakinlari veya kendisi kanser olan biri bilecektir ki cogu zaman kanser olan biri tedavi olunca tumor boyunda epeyce kuculmeye gidiliyor, kisi tam "kanseri yendim" derken kanser geri geliyor ve eskisinden daha siddetli bir saldiriya geciyor. bunun sebebi tumoru ne kadar azaltirsaniz azaltin, kanser hucrelerinin kok hucreleri var ve bu hucrelerden yeni tumor hucreleri uretilebiliyor. isin sirri tumor hucrelerini degil tumor kok hucrelerini yok etmekte.

    normalde son etap beyin kanseri olan insanlarda ortalama hayat beklentisi tedavisiz 3-6 ay arasi, kemoterapiyle 12-18 ay arasiyken ımmunocellular'in ilk arastirmasindaki hastalarin bazilari 4-5 yil kadar yasadilar ve ortalama hayatta kalma 25 ay civariydi. su anda sirketin 2. etap arastirmalari devam ediyor.

    bu arastirmalara katilan beyin kanseri sahibi 2 genc var ve ikisinin de ismi chad. su ana kadar ikisi de kanseri yenmis gibi gozukuyor. bu kisilerin bloglari:

    http://thebrainchancery.com/…thor/thebrainchancery/

    http://aheadofcancer.com/

    umarim bu yontem ise yarar ve uzun donemde insanlari kanser belasindan kurtarir.

    edit: bu alandaki son gelismeler oldukca umut verici. dun itibariyle daha once bahsettigim ımmunocellular therapeutics'in ilk arastirmasina dair daha fazla sonuc yayinlandi. amerika'nin onde gelen kanser hastahanelerinden cedars-sinai'nin aciklamlarina gore 7 yil once baslayan arastirmaya 16 tane beyin kanseri hastasi katilmisti ve bu kisilerin hepsinin kanseri son asamadaydi. normal sartlar altinda son asama beyin kanseri hastalarina tedavisiz 3-6 ay arasi, tedavili 12-18 ay arasi hayat biciliyor. 7 yil once immünoterapi tedavisi goren bu 16 kisiden 8 tanesi en az 5 yil yasamis ve bunlarin 6 tanesinde kanserin ilerlemesi tamamen durmus (2 tanesinde de durmasa bile epeyce yavaslamis). aradan 7 yil gectikten sonra hastalardan 4 tanesi hala hayattaymis ve bunlarin tamami saglikli durumdaymis. sunu da ekleyelim, bu hastaliga yakalananlarin cogu ilerlemis yasta oldugu icin kanserden olmasa bile baska hastaliklardan da hayatini kaybedebiliyor.

    ilerde kansere care bulunursa immunoterapi bunda cok buyuk rol oynayacak gibi.
  • tedavide ya da hastalık önlemede bağışıklık sistemini değiştirmeye/etkilemeye yönelik terapidir. geçen ay bu yöntemle seattle'daki fred hutchinson kanser araştırma merkezi'nde bir deri kanseri hastası, kendi bağışıklık sisteminin kanserle en iyi savaşan hücreleri alınıp klonlanarak vücuduna tekrar enjekte edilmesiyle 8 haftada kanseri yenmiştir.
    edit: ölü link silindi.
  • son 7 ay içinde 3 protokolü denedik. maalesef hiçbir şekilde önüne geçemediğimiz, geriletmek bir tarafa yayılımına engel olunamayan bir türle savaşmaya çalışıyoruz.
    son çare immünoterapiye başladık, “allah’tan ümit kesilmez” deyip çıktığımız, bir an bile pes etmediğimiz bu yolda şimdi maddi telaşlar içindeyiz. bir yerde okumuştum, “doktorlar her hastaya bu yöntemden bahsetmiyorlar” diye. çünkü işin maddi boyutu çok büyük. 3 haftada bir, tek seferlik maliyeti 25000 liraya yakın bir tedavi. ve süresi yok. 6 ay demiyorlar, 1 yıl demiyorlar mesela...
    ve ne yazık ki immünoterapi belirli türler dışında sgk tarafından karşılanmıyor. immünoterapi öncesi yapılan testten tam uyum aldığımız halde, sgk’dan yardım alamıyoruz.
    valilikten onay alma aşamasındayız yardım kampanyası için:
    entrymi okuyup, çaylak olmayan yazarlar lütfen burda da bir yardım kampanyası başlatabilmeme yardımcı olun. seda 27 yaşında bir anne. yaşamak isteyen bir anne. çocuğuna anılar bırakmak isteyen bir anne...
  • yeni bir yayına göre abd'de göğüs kanseri ileri düzeyde metastaz yapmış bir kadının tümörlerini tamamen temizlemeyi başarmışlar. hastanın durumu 22 aydır stabil ve (bkz: remisyon) döneminde imiş. tümörlerin içindeki kanser hücrelerini tespit etmeyi öğrenmiş ama az sayıdaki akyuvar hücrelerini (lenfosit) tespit edip onları laboratuvarda çoğaltıp hastaya geri vermek şeklinde bir yöntem. kanser hücrelerinin dna analizini ve mutasyonlarını tespit etmeyi gerektiriyor. bu analize göre tümörde savaşmakta olan lenfositlerden (til kısaltması, tümöre saldıran lenfosit diyelim türkçesine) uygun olanları seçilip çoğaltılıyor.

    kolon, rektum, prostat, akciğer, göğüs, pankreas kanserlerinde işe yarıyor, bunlar kanserden ölümlerin %90'nından sorumlu.

    yalnız kötü haber şu ki bunun ne kadar masraflı olduğunu tahmin etmek zor değil. bu yaygın bir tedavi olarak onaylanıp zenginlerin hayatını uzatmaya başladıktan sonra, dna analizi ve uygun til tespiti işlerini otomasyona geçiren ve ucuzlatan sistemler ve yöntemlerin gelişmesi ile 20 yıl sonra ortalama bir sosyal güvence sahibine fayda sağlar diye ümit ediyorum. şimdilerinde 40'larında olanlar ve daha genç arkadaşlar sıkı durun sağlığınıza dikkat edin elden ne kadar geliyorsa artık..

    https://www.forbes.com/…breast-cancer/#46c72faf1005
  • bilim insanlarının çok ciddi çalışmalar yürüttüğü önemli bir alan. son olarak iki ilacın birlikte kullanımı ile gerçekleştirilen bir tedavide cilt kanserlerinin en ağır türü olan melanoma tanılı hastaların %60'ında tümörlerin küçüldüğü ya da kontrol altına alındığı söyleniyor. gerçi ben bu haberi twitter'da başka bir yabancı kaynaktan da okumuştum hastaların bir kısmında ilaçların ciddi yan etkiler yarattığı da söyleniyordu. her ne kadar mevcut kanser tedavilerinin henüz alternatifi olamasa da haberde de dendiği gibi kanser tedavilerinde bir paradigma değişimi söz konusu gibi görünüyor. nedendir bilmiyorum ama ben bu immünoterapi olayına çok inanıyorum.

    kaynaklar:
    http://www.bbc.co.uk/…5/06/150601_kanser_kemoterapi
    http://www.hurriyet.com.tr/…bek/saglik/29168903.asp
    http://www.bbc.com/news/health-32951892
  • yalnızca kanser hastaları için değil, şiddetli alerji yaşayanlar için de uygulanan bir tedavi yöntemidir.

    polen alerjim olduğu için, yaklaşık 7-8 senedir, baharın gelmesi demek, benim için kabus demekti. iki üç senedir de kullanmadığım antihistaminik ilaç kalmadı. ancak ilaca mahkum yaşamak zorundaydım.

    2017'nin ilkbaharında yine bir muayeneye gidip ilaç yazdırışım esnasında, doktorum immünoterapiyi araştırmamı, onaylamam durumunda bu tedaviye başlayabileceğimizi söyledi.

    araştırdım, öğrendim, tedaviyi uygulatan ve memnuniyetlerini dile getiren birkaç kişiyle iletişime geçtim ve sonunda ben de bu tedaviye başlamaya karar verdim.

    2018 yılında başladık. bu aşının mevsim öncesi ve yıl boyunca olan çeşidi var. bana, tercihim doğrultusunda, mevsim öncesi tedavisini başladık. her yıl ocak ayında başlayıp, mart ayında sonlandırmak üzere 8 hafta boyunca aşı oluyorum. beş yıl boyunca sürecek. bu yıl 3. yılımdayım.

    aşısız geçtiğimiz yıllara nazaran daha hafif etkiler görüyorum bahar aylarında... zaten sonuç hiçbir zaman %100 iyileşme garantili değil ancak, çok düşük düzeylere indirdiği söyleniyor. 5. yılım da bittikten sonra bakalım nasıl olacak...

    bahar ayları gelip alerjisi azıp da bilgi almak isteyenler için gelen edit:

    bu tedavi özel hastanede çok yüksek ücretlerle yapılıyor. ben devlet hastanesinde yaptırıyorum. ankara'da dışkapı yıldırım beyazıt e.a.h'de. doktorum selcan özgüçlü. immünoloji ve alerji hastalıklarında uzman hekim.

    tedavi için benim ödediğim meblağ yalnızca aşı için oluyor. mesajla soran birkaç yazara bu yıl aşı için 800 tl civarlarında ödediğimi söylemiştim ama şimdi dekontlarımı kontrol ettim. 933 tl ödemişim bu yıl için. ayrıca sgk'lı çalışan iseniz, %75'lik tutarı sgk bir süre sonra geri ödüyor size. ayrıca ne yazık ki 2018'de ilk başladığımızda ilacın ücreti 400 tl bandında bir yerlerdeydi. şimdi 933 tl olmuş. seneye son senem olacak ve ona da muhtemelen 1000 tl'den fazla isteyecekler.

    kullandığımız ilaç bu.
  • devletin altından kalkabileceği, sigorta kapsamına alınması gereken hayat kurtaran mükemmel ilaçlardır.

    devlet -daha doğrusu iktidar- beşli çetenin, milletin orasına burasına koyacağız diyen şerefsizlerin affettiği vergi borçlarıyla, vakıflara cemaatlere bağışladığı meblalarla bu ilaçları karşılayıp halkına yardımcı olabilir, ama olur mu tabi ki olmaz.

    umarım bir gün insan hayatının her türlü ranttan daha değerli olduğu bir ülkede yaşarız.
  • sabancı üniversitesi biyomühendislik bölümünün de içinde bulunduğu bir ekip konu ile igili yeni bir uygulamayı yayınlamışlar.

    özet; sadece t hücrelerini hedef alan uygulamalar hücre yüzeyinde etkili ancak daha alt birimlere aktarıldığında yanlış eşleşme olabiliyor, bunun üstesinden gelmek ve hüçre içi spesifik eşleştirmeyi sağlayabilmek için nk hücreleri ile çalışıyorlar ve spesifik hücre içi antijen hedeflenmesini sağlayabiliyorlar.

    ben ancak bu kadar basit yazabilirim bu konuyu, okuyup yarım yamalak anlamam bile yarım günümü aldı. detaylı okumak isteyen için link bırakayım.
    güzel bir çalışma olmuş, insanın gerçekten ağzı sulanıyor okurken, ekip de anladığım kadarıyla oldukça sağlam, takdir edilesi.

    paper
    türkçe kaynak
  • özellikle göğüs kanserinde erken evrede olanlar, invasive ve hormon reseptör düzeyi pozitif olan hastalarda en az kemoterapi kadar fayda sağlayan, ancak kemoterapinin yan etkileri gözlenmeyen başarılı bir tedavi süreci olduğu iddia ediliyor. zaten kemoterapinin yan etkileri öyle aspirinde olduğu gibi mide yanması filan değil, vücudun her bir noktasına yayılan bir çöküntü olduğu düşünülürse, bu tedavi candır. bir an önce geliştirilmesini ve yayılmaını umuyorum.
  • t-cell denilen kanser hücreleri ile savaşan hücreleri ilaç ile güçlendirip kanserli hücreleri yüksek oranlarla ortadan kaldıran tedavi yöntemi. eğer kötü huylu ve inatçı mikroskobik hücreler kaldıysa da cerrahi operasyonla alınıp, kanserden büyük oranda kurtulunuyor.

    bir kaç hayat örneği ile alakalı haber; http://www.nytimes.com/…p-news&wt.nav=top-news&_r=0