şükela:  tümü | bugün
  • imparatorun karisi
  • bu "içe" eki, eğlencelidir, unvanı saniyesinde dişileştirebilir. (bkz: patronice), (bkz: kralice), (bkz: yeniceri), (bkz: ice ice baby).
  • venus'u sembol edinmi$; toprak ana, dogurganlik, verimlilik ve topragin guzelliklerini anlatan major arcana dahilindeki kartdir. duygusal zevkleri, cinselligi, fizikselligi ve tum derecelerde yaraticiligi temsil eder kendileri.
  • tessa korber ın bizans imparatoricesi teodoranın hayatını konu aldıgı harika romanının adı. istanbul un 1500 sene onceki halini tasvir eden sayfalarda kayboluyor insan okurken. tarihe ilgisi olanlar icin kesinlikle tavsiye edilebilecek kadar guzel ve surukleyici bir roman.
  • (bkz: imperatrice)
  • (bkz: die kaiserin) (bkz: tessa korber)
  • tarot un cok kılıt bır kartıdır.
    cok guclu, ve etkılenen degıl etkıleyen bır kadını sembolıze eder.
  • tarot destesinin 3 numaralı major arcana kartıdır.

    venüs ve toprak elementi ile ilişkilidir. 3 numaralı kart olması ve kartın üzerinde resmedilmiş hamile kadın sembolü oldukça örtüşmektedir; 3 sayısı doğurganlığı, bereketi, üremeyi, çoğalmayı sembolize eder.

    imparatoriçe genel olarak güzel şeylerin habercisi bir karttır; hamilelik, verimlilik, bereketlilik gibi anlamların yanında bir kadından gelebilecek güzel bir haberi ya da yardımı da müjdeleyebilir.

    bir erkeğin açılımında karşımıza çıkan imparatoriçe, erkek için ideal kadını ya da anneyi sembolize edebilir.

    tarot bakımlarında bakım yapılan kişinin bir kimlik kartı olur; örneğin yükseleni kova olan bir erkeğin kimlik kartı kılıç kralı, yükseleni boğa olan bir kadının kimlik kartı tılsım kraliçesidir. erkeğin kimlik kartının dönüşerek ulaşması gereken son hal imparator kartıdır, kadınınki ise imparatoriçedir.

    yani imparatoriçe kadının ideal halidir.
  • son zamanlarda sıklıkla kulağıma çalınan bir kelime var imparatoriçe...

    ''bir kraliçeden de öteyim, ben bir imparatoriçeyim aslında.'' diyen kadınlarla doldu etrafımız.

    tarot kartlarına da konu olmuş, bu enerjiye sahip olduğuna inanan, düşünen ya da zanneden kadınları göz önüne aldığımda, sürekli olarak şu soruyu sormak geçiyor içimden; kimdir ve nedir bu imparatoriçe? ben oldum ya da öyleyim diyerek olunabilecek bir şahsiyet ya da sırf öyle olunmak istendiği ya da olunması gerektiğine inanıldığı için bir anda bürünülebilecek bir kimlik ya da enerji midir gerçekten?

    peki lafı daha da uzatmadan, kendi bilgilerime dayanarak ben açıklayayım size bu imparatoriçenin kim olduğunu...

    tarih boyunca adı her yerde adı geçmiş olan venüs'ün temsilcisi, aşk ve güzellik tanrıçası afrodit'in ta kendisidir imparatoriçe...

    o aslında; mısır'ın kedi kafalı bastet 'i, yunanistan'ın olimposlu afrodit'i, roma'nın venüsü, etrüsk'ün turan'ı, iskandinavların freyja'sı, anadolu'nun kybele'si, kıbrıs'ın cyprus'u ve daha birçok mitolojide farklı isimlerle anılmış olan bir tanrıçadır anlayacağınız.

    peki bunun bizlerle yani kadınların imparatoriçe enerjisiyle ne alakası var, bunun kişiliklerle ne alakası var derseniz eğer, konuyu asıl anlatmak istediğim yere bağlamanın zamanı gelmiş demektir;

    imparatoriçe enerjisine sahip olmak demek; işin özünde kendi ayaklarının üzerinde durabilen, bir başkasına sırtını yaslama gereği duymayarak kendi kişiliğini ortaya koyan ve hayata dair ne istediğini gerçek anlamda bilen bir kişiliğe sahip olmakla beraber, bu sahip olduklarını başkalarının gözüne sokmadan yaşayabilen bir kadın olmak demektir. sahip olduğu asıl değerler, maddiyattan ziyade manevi boyuttadır. hayatına girip çıkan insanları salt olarak kendi çıkarları doğrultusunda değil, gerçek anlamda insani katkılarına göre seçebilen ve ruhani bütünlüğüne ermiş bir kişilikten bahsediyorum anlayacağınız. yani aynanın karşısına geçtiğinizde kendinizde gördüğünüz güzellik değil, ruhunuzdaki güzelliktir, sahip olduğunuz markalı kıyafetleriniz size bir kimlik kazandırmaz, giydiğiniz kumaşın altında yatan bir kişiliğin size kattığı ruhtur imparatoriçelik. mağazaların vitrinlerinden satın alamazsınız!