şükela:  tümü | bugün
  • 11 mart 2022 tarihinde çıkacak yeni ghost stüdyo albümü.
  • 01. ımperium
    02. kaisarion
    03. spillways
    04. call me little sunshine
    05. hunter’s moon
    06. watcher ın the sky
    07. dominion
    08. twenties
    09. darkness at the heart of my love
    10. griftwood
    11. bite of passage
    12. respite on the spital fields
  • albümü ultra hq olarak (flac oluyor sanırım) dinleme fırsatı buldum arkadaşlar, parça özelinde değil de genel hatlarıyla albüm hakkındaki görüşlerimi paylaşayım.

    öncelikle meliora'daki sertliği özleyenler için bulunmaz hint kumaşı diyebilirim, ki üreticileri aynı. meliora'dan daha heavy bir albüm olmakla beraber prequelle'den sonra böyle bir geçiş muhteşem olmuş, tam istediğim gibi.

    albüm kapağının ilham kaynağı maji üstadı aleister crowley arkadaşlar. ilgili duruş da şu

    henüz bir kez baştan sona dinleme fırsatı buldum ve albümün muazzam olduğunu söyleyebilirim. prequelle'i dinlediğim ilk gece sabaha kadar döngüye almıştım, bu albümü de en az bir kez döndürmeden uyumam herhalde :)

    ghost bu albümde iron maiden başta olmak üzere metallica, abba, soad gibi birçok gruba adeta selam vermiş ve bunu oldukça özgün bir şekilde başarmış, kabul edelim ki albüm baştan sona iron maiden kokuyor ama ortaya oldukça özgün bir çalışma çıkmış. bu albümün ödül alacağına kesin gözüyle bakıyorum.

    albüm tam konserler için biçilmiş kaftan olmakla beraber asıl sürprizi de sona saklamışlar, son şarkı olan respite on the spitalfields hakkında yorum bile yapmak istemiyorum. sabırlı bir şekilde tavşanı takip edin ve harikalar diyarının sonunda bu hazineyi sakince açın diyorum sadece :)

    şuana kadar ilk dinleyişte henüz ısınamadığım tek parça spillways oldu ama dinledikçe bayılacağımdır ona da, inanılmaz derecede beğendim albümü gerçekten.

    tobias forge oldukça yeni şeyler de denemiş, deneysel diyebileceğimiz şeyler dahi yapmış ve başarılı olmuş. bu adamın tam bir sanatçı ve deha olduğuna inanıyorum.

    şuan dinlerken bir şey farkettim, oldukça olumsuz bir şey... ilk defa ghost dinlerken papa emeritus karakterini değil de tobias forge'u dinliyormuş gibi hissediyorum. forge yarattığı papa emeritus karakterini, maskesini vs. her şeyi askıya kaldırmış da o şekilde sahneye çıkmış gibi...

    bu üzücü bir durum olsa da kaçınılmazdı, günün birinde sahneye maskesiz çıkacaklarına da inanıyorum, bakalım.

    albüm harika balladlar içeriyor ve çok zengin vokallere sahip. tüm albümü beğenmiş olsam da şuan favorim respite on the spitalfields ve bu parçada kaybolmaya gidiyorum...

    edit: spillways'i de sevdim, hatta şuan döngüde. bon jovi'nin runaway'i resmen bu :)

    ayrıca favorilerim şu şarkılar oldu:

    watcher in the sky
    darkness heart of my love (böyle isme sahip bir parça kötü olabilir miydi)
    ve tekrar dile getirmekten sakınmayacağım respite on the spitalfields
  • şu an youtube üzerinden konseri ve kendi deyimleriyle release rituali yapılan albüm.

    ilgili link
  • öncesinde saldıkları 3 şarkıyı dinlemiştim, albümü de şimdi işe giderken dinliyorum. iron maiden'a benzeyen tek yer kapak değil, şarkılarda da bariz iron maiden izleri görünüyor. albüm şimdilik güzel gidiyor ama biraz anime opening şarkılarını da andırmıyor değil. ghost'un en iyi yaptığı ve dinozor kitleden de en çok tepki gördüğü karanlık temaları cıvıl cıvıl anlatma olayı bu albümde arşa çıkmış. favorim hala infestissumam albümü bunu ghost bile değiştiremez.

    özetle ghost'u hali hazırda seviyorsanız mutlaka dinleyin ama antipatiniz varsa hiç bakmayın bile sizlik değil.

    son olarak da keşke bir tane de cover albümü yayınlasalar.
  • ghost b.c 'nin, isveçli şahane grubun 5. lp' si. albümü baştan sona iki kez, bazı şarkıları da ikiden fazla dinleyerek albümü anlamaya çalıştım. sevdim mi, evet. ghost'un en iyi albümü mü, hayır.

    ben ghost'un korku temalı müziklerini sevdim. ben infestissumam 'ı, meliora' yı, gerilimi sevdim. tarz değişikliği yapılmasını zaten desteklerim ama ghost zaten tarzını değiştiriyordu ki. meliora'da toplumsal konuları, insanlığı işlerken, prequelle albümünde satanik aşk ve birine, bir şeye duyulan aşkı daha pop rock altyapıyla sunuyordu bizlere. fakat korku, gerilim temasını elden bırakmıyordu. evet hiç olmadığı kadar sert bir sound var yeni albümde. çok detaylı, farklı, yer yer progresife dahi kayan. fakat genel teması ve özellikle de tobias forge 'un bu sefer o kadar da etkili olmayan vokaliyle ghost şarkıları gibi değil bunlar. ( twenties hariç) sporda, yolda keyifle dinlerim ama beni sanatsal bir yolculuğa çıkartamayacak maalesef bu albüm. mesela güftesi de çok başarılı değil bu sefer. yine çok fazla atıfla, farklı ve eski ingilizce sözcüklerle bezenmiş şarkılar fakat yağ gibi akan, düzgün prozodide, müzikle uyumu tam olan bir iş yok ortada birçok şarkıda. nerede cirice 'teki efsane nakarat, nerede bu albümdeki şarkılar.

    sözün özü; ghost b.c.'ye olan sevgimden bağımsız objektif bir puanlama yaparsam 75/100 diyorum impera'ya. keyifli dinlemeler
  • ghost'un açık ara en kötü albümü olmuş ne beklediğimize değdi ne de belki bir parçada yanılırız diye tüm albümü dinlediğimize.

    albüm kapağı güzel olmuş, tek bir şarkı seçilecekse twenties
  • tobia forge 2022 yılında metal müziğin namusunu kurtarmaya devam ediyor. önceki albümdeki pop’a kaçış eleştirilerini dikkate almış olsa gerek ki daha sert bir albüm var. albümü 4 kez dinledim baştan sona. “call me little sunshine” , “spillways”, “griftwood”, “respite on the spitalfields” en çok tekrar ettirdiğim parçalar oldu. daha uzun bir analiz için tekrar geleceğim.
  • bir önceki albüm prequelle'de olduğu gibi burada da meliora havasını aradığım ama bulamadığım yeni ghost albümü... yine de prequelle'den iyi.

    ilk dinleyişten sonra aklımda kalan ve tekrar tekrar dinlenebilecek parçalar bence şunlar: call me little sunshine, hunter's moon, darkness at the heart of my life ve griftwood.

    3 tane intro biraz gereksiz geldi, aslında albümü 9 şarkıdan oluşuyor sayabiliriz.

    herkese iyi dinlemeler.
  • spillways harici hiçbir şarkıyı sevemedim açıkçası. açık ara en kötü albümleri olmuş. prequelle'yi de çok sevmiştim üstelik. pop-rock tarzına kaymalarında sıkıntı yok, evet ilk 2 albümlerindeki o şeytani sound bambaşkaydı fakat square hammer, dance macabre gibi en soft diyebileceğimiz şarkılarını da 1000'lerce kez dinledim ama bu albümde bir olmamışlık var işte.

hesabın var mı? giriş yap