şükela:  tümü | bugün
  • cinci hoca'nin 12 milyon bayilarak orijinalini aldigi ve bi boka benzemeyen action adventure oyunu.ubi soft interactive firmasi tarafindan yapilmis.
  • sogukkanlılıkla ya da onceden hesaplı seklinde cevrilebilecek ing. deyim.
    oyuna gelince, aksam olsa eve gitsem de oynasam dedirtmese de, yigidi oldur hakkini yeme tarzi ps'de bir sure, hem de epey uzun sure konusulmustur.senaryosu kuvvetlidir.
  • yeni (?) bir suser.
  • 1966 yilinda sogukkanlilar adiyla ragip cangara tarafindan cevrilip *akay kitabevi tarafindan da guzel turkcemize kazandirilmistir bu roman. su an aptullah kuran kutuphanesi'nde mevcut olan bu kitabin hala baskisi var midir, ya da sahaflarda bulunmasi mumkun mudur, bilemem..
  • sel yayincilik'la organik baglari olduguna inandigim * yeni suser.
  • bu kitabin iki adet de filmi cevrilmistir. biri 60larda cekilmis siyah-beyaz, digeri ise sanirim 80lerde cevrilmistir
  • ing. soguk kanlilikla. genellikle "he tied her up and dug her guts out" gibi psikopat bir katliam tanimina son noktayi koyarak cumle vasfi kazandirir.
  • 8 mm'de nicolas cage porno dukkanina ilk gelip de joaquin phoenix'le karsilastiginda, aralarinda gecen hadisenin basrol oyuncusudur bu kitap. o da soyleydi: kasaya aldigi dergileri odemeye gelen nicolas, bakar ki kasadaki joaquin, kapaginda suh bir kadin olan bir kitabi okumaktadir, ve habire fosforlu kalemle bir yerlerin ustunu cizmektedir. nicolas da sorar: "ne menem bir kitaptir okudugun ki altini cizecek bu kadar sey bulabiliyorsun?" joaquin ise cevap olarak kitabin "uydurma" kapagini acip gercek kapagini gosterir: "in cold blood".. gulusurler, hos muhabbet devam eder, ama neyse, spoilerlik etmeyelim simdi..
  • "on november 15, 1959, in the small town of holcomb, kansas, four members of the clutter family were savagely murdered by blasts from a shotgun held a few inches from their faces."

    truman capote non-fiction türündeki en başarılı eserlerinden biri olarak kabul edilen bu romanında 2 dostun az bir miktar para için yaptıkları bir soygunda işlerin sarpasarıp paniğe kapılarak aile fertlerini öldürmeleri ve sonrasında idamlarına kadar giden hikayelerini anlatmaktadır.

    nitekim yanlış bilmiyor isem amerika'da su anda bushun memleketi olan teksas ta halen idam cezası yürürlükte bulunmakta.
  • sen eskiden böyle değildin truman. yani eskiden derken tamamen kendi okuma sıramı baz alaraktan... [başka sesler başka odalar > tiffany'de kahvaltı > bukalemunlar için müzik > gece ağacı]. lafı bu kadar dolandırmazdın. tamam, amerikan romanının genel bir anlat baba anlatalım hali tavrı her daim vardı. sen, yenilikçi amerikan romancılarından biri sayılmana rağmen, yine öyle kahramanlarının ailelerini, yaşadıkları yerleri mekanları, kimi zaman günün hava raporunu biraz uzatırdın ama sadede gelmeyi bilir, okuruna "hacı yeter siktin gözümü, de diyeceğini" dedirtmezdin. ya da ben eskiden daha sabırlıydım truman, bu da bir olasılık. sen oturup bana romanın başkahramanın 6. dereceden akrabası olan ve olay örgüsüne katkısı sıfır bir tipi 6 sayfa boyunca anlatsan sonraki 6 sayfayı da, bu 6. dereceden akrabanın yaşadığı yerin birleşik devletler coğrafyası içinde en ayrıntılısından bir konumlanmasına ayırsan, bi 6 sayfa da diyelim ki adı suzy olan bu 6. dereceden akrabanın bir pazar ayinine giderken ruhunu sıkıntı bürümesine yol açan parçalı bulutlu havadan dem vursan oturup hayran hayran dinler, ne güzel dedin truman'ım, çayını tazeliyim mi diye memnuniyetimi ve dahi kitaba devam kararımı dile getirirdim. gel gör ki ben artık o eski ben değilim,* ve sanırım bu kez sen çok uzatmışsın. diyeceğim o ki, "soğukkanlılıkla" adıyla türkçede hayat bulan kitabına başladım, 50 sayfa bitirmiştim ki ne göreyim, bir arpa boyu yol almışım. o anlattığın bay clutter metroda karşıma otursa tanırım, ha keza karısına rastlasam bilirim ama çok sıkıldım truman. yani o kadar gereksiz ayrıntı var ki, insanın yeni gazetecilik diye akım çıkarana bir, peşinden gidene iki diyesi geliyor [mesela bak thomas bernhard da öyle gazete haberi filan bir şeyler yazdı ama* adamdaki yazı ekonomisini gör, max. 1,5 sayfada bitirmiş olayı her haber için, sen kalkıyorsun tek haberden 400 küsur sayfa; el insaf]. galiba in cold blood'ı bitiremeyeceğim. zaten bu gerçek olay anlatılarının bende hep peşin bi burun kıvırması vardır (oğuz atay'ın bir bilim adamının romanı'nı filan düşünüyorum da... - hoş günahını almamalı, o ısmarlama sayılır). neyse, arada böyle olur yazar - okur arasında, bir kitabını da beğenmeyivereyim. gönlünü almak için söylemiyorum, tiffany'nin, başka odalar'ın hala tadı damağımda. sana da uzun muzun dedik, baktım entry kolum kadar olmuş, o da ayrı truman'cım, -halbuki ben isterdim "süper olay" yazayım, oracıkta kapansın- öpüyorum.

    sincerely n. caine