şükela:  tümü | bugün
  • yeni mr darcy'imiz * olarak bağrımıza bastığımız matthew macfadyen' in arızalı bir savaş fotoğrafçısını canlandırdığı yeni zelanda yapımı, maurice gee' nin 1972 tarihli aynı adlı romanından uyarlanmış ve pek çok festivalden ödüllerle dönmüş iç acıtan bir dram. karanlık, huzursuz ve soğuk atmosferini genelde jane campion 'la çalışan görüntü yönetmeni stuart dryburgh 'a borçlu olması pek muhtemel. oyunculuklar süper , müzik kusursuz. beni patti smith 'in muhteşem horses ı ile tanıştırması açısından da filmin ayrı bir yeri var. ha bir de lord of the rings severler için miranda otto faktörü de mevcut tabi.
  • aile sırları, yanlış anlamalar, yüzleşmeler ve her şeyin göründüğü gibi olmayabileceği üzerine çarpıcı bir film.

    --- spoiler ---

    paul karakteri -belki de- fotoğrafladığı savaş manzaralarının ve duyarsızlığın ruhunda açtığı yaraları sarmak için baba ocağına dönüyor ama, acımasız fırtınaların sadece savaş meydanlarında değil, kendi hâlinde görünen kasabalarda da yaşandığını görüyor. karakterin bunu farkettiğinde yaşadığı dehşeti, abisiyle nehir kenarında yüzleştiği karelerde apaçık görmek mümkün.

    --- spoiler ---
  • bir kez daha matthew macfadyen'in oyunculuğuna ve de kazağına hayran kaldım. ayrıca filmden sonra bir süre kabızlık problemi çekebilirsiniz.
  • hollywood ürünü olmadığı için ne yazık ki hakettiği kadar popüler olamamış, criticker sayesinde izlediğim gerilim filmi.

    özellikle başroldeki matthew macfadyen ile celia'yı oynayan emily barclay'in oyunculukları çok başarılı. yönetmen brad mcgann de yanlış ellerde sıradan bir filme de dönebilecek bir senaryoyla, hem de bir ileri bir geri giden zaman yapısıyla zor bir işin üstesinden iyi gelmiş. yeni zelanda filmi olduğu için doğa manzaraları default olarak geliyor zaten, ondan bahsetmiyorum bile. genel olarak son zamanlarda izlediğim en başarılı film diyebilirim.

    --- spoiler ---

    filmde ilk izlenildiğinde karışık zamanlı kurgusundan dolayı insanı tereddütte bırakan bazı noktalar var:

    paul çocuğun babasından olduğunu aslında baştan beri biliyor, bunu kendisi sevişirken babasına yakalandığında korunduğunu söylemiş olmasından anlıyoruz. paul babasına olan saygısından dolayı onunla sevişirken babasına yakalandığı için muhtemelen sevgilisinden soğuyor, sevgilisi de açık görüşlülüğüne hayran olduğu babayla işi pişiriyor.

    andrew oğlunun celia'nın çıplak resimlerini çektiğini farkedip sakladıktan sonra eşi bunları buluyor, ve andrew'e ait olduğunu düşünüyor. annesine çok benzediği için cinsel ilişkileri de pek parlak olmadığından kendisini onunla aldattığını sanıyor. kızı karşısında gördüğünde bir öfke patlaması yaşayıp kızı itiyor.

    muhtemelen celia'nın öyküsünün de filmin konusuyla ilgili bir bağlantısı vardır, ama onu ben pek çıkaramadım*.

    --- spoiler ---
  • geçmiş on yılın, avrupa'daki çocuk istismarına filmin ortalarında değinen, sonu tamamen farklı biten sıradan bi film. abartmaya gerek yok yani..
    sonunda da seyirciyi nasıl şaşırtırım da aaa çektiririm finitolarıyla, devam eden yıllarıda hard candy ve jagten tarzı filmler izledi zaten.

    patti smith sevenlere spoiler; wild horses lp'si var oloom.

    uuu hemen izleyeyim o vakit:(
    tamam sıkıldım.
  • --- spoiler ---

    penny: so are you based in london?
    paul: ı am actually spending more time in istanbul.
    --- spoiler ---
  • (bkz: patti smith sevenler bu filmi beğendi)

    sonlara doğru fena ters köşe yapıyor. son sahnede free money eşiliğinde paul'un zavallı celia'yı yolcu etmesi hüzünlü ama bence en güzel sahne.
  • kıyıda köşede kalmaması gereken film şeyinin önde gideni.

    yapımın baş olayı senaryosu.
    konu açıldıkça açılıyor dağıldıkça toparlanıyor bir orda höt dedirtiyor bir şorda zort derken bundan olsaydı roman olurdu dedimdi izlerken, ki zaten maurice gee isimli yine bir yeni zelandalı yazarın romanından buraya evrilmiş meğer.
    sonuçta tüm bu grift senaryo 2 saatin içinde başarılı bir direktörlükle kotarılmış.

    ve kuşkusuz daha çok kişinin bilmesi gerekiyor.
    harika bir made in new zealand...

    7,9.