şükela:  tümü | bugün
  • 80'lerin korku filmlerine yönelik kickstarter projesi olarak başlamış bir belgesel. temmuz gibi çıkacak sanırsam.

    final trailer baya dope bir trailer.

    yapımcıların arasında fantastic fest'in kreatif yapımcısı olarak evrim ersoy diye biri geçiyor.
  • ingiltere'de eylül 2019'da gösterilecek olan belgesel.
  • 4 saat 12 dakika sürmesine rağmen bir çırpıda bitiyor. bir yandan da koskoca 10 yıl üstünkörü geçilmiş gibi görünüyor aslında.
    filmleri yıllara göre gruplayarak anlatmışlar, aralarda da belli başlı korku filmi temalarına değinerek tertemiz bir belgesel yapmışlar.
    filmleri izlemeyenler için en büyük eksisi, hiç acımadan spoilerlara girişmeleri olmuş. bir kısmımız için bu bir sıkıntı olabilir açıkçası.

    röportajlarda en çok tom atkins'ı sevdim. barbara crampton'ın 61 yaşında olup da bu kadar genç kalabilmesi de şaşırttı. herkes dede ve estetikli nine olmuş zira...
  • korku sinemasının altın çağı olan 80 li yılların kült korku filmlerini inceleyen; oyuncuların, yönetmenlerin ve makyajcıların röportajlarının yer aldığı, her korku severin muhakkak izlemesi gereken 2019 yapımı belgesel... bir hazine. müthiş bir şey.

    üstelik de 4,5 saat sürüyor. muhteşem !

    kült korku filmlerini 1980 den başlayarak, kronolojik bir sırayla inceliyorlar.. her iki yıl arasında da belli bir konuyu işliyorlar. örneğin, korku filmlerinde efektler, korku filmlerinde cinsellik, korku filmlerinde kadınlar vs

    kimler kimler yok ki:

    1. ünlü yönetmenlerle röportajlar:
    sean cunnigham, john carpenter, tom holland, stuart gordon ve joe dante. özellikle john carpenter'ın the thing ve they live hakkındaki yorumları benim için çok önemliydi. (edit: stuart gordon bugün vefat etti)

    sam raimi de olsa iyi olurdu.

    2. korku severlerin yakından tanıdığı ikonik oyuncular:

    - doug bradley: hellraiser'ın efsane pinhead'i. çok mülayim bir adammış.

    - kane hodder: onlarca korku filminde oynamış gerçek bir sinema emekçisi. en bilineni friday the 13th serisinin son bölümlerinde oynadığı jason karakteri.

    - heather langenkamp: elm sokağı serisinin temiz yüzlü yıldızı.

    - tom atkins: bu adamın resmini görür görmez "bir yerden tanıyorum" dersiniz. halbuki 80 li yıllar sinemasını iyi takip edenler kendisini çok iyi bilir. kendisiyle night of the creep ve the fog hakkında röportaj yapmışlar.

    robert englund ve jamie lee curtis de olsa iyi olurdu.

    röportajı yapılan diğer oyuncular:

    -barbara crampton (from beyond, re animator)
    -caroline williams (texas chainsaw 2)
    -lori cardille (day of the dead)
    -jeffrey combs (re animator)

    keşke şu filmleri de inceleselerdi dediklerim:

    1. the serpent and the rainbow
    2. terror train
    3. stage fright (efsanedir)
    4. curtains
    5. the dead zone

    dario argento filmleri nerde lan?

    belgeselde ismi geçen ancak henüz izlemediğim/duymadığım bir sürü film not ettim. belki siz de izlememişsinizdir diye listeledim:

    - society
    - manhattan baby
    - silver bullet
    - chopping mall
    - night of the comet
    - razorback

    bu karantina günlerinde izlenesi. sonra entry girilesi.
  • şu sıralar 80'lerin bilimkurgularını deştiği in search of tomorrow belgeselinin ön-prodüksiyonunda olan david a. weiner'ın yazıp yönettiği, iki bölüm hâlinde izlenmiş, 80'lerin adı dahi duyulmamış korku filmlerini, ölmek üzere de olsalar saygıyı hak eden onca kişiyi elde not defteriyle izlettirecek kadar öğretici, cevher birbelgesel.

    "stüdyo"da çekilemeyecek, çekilse de hollywood'un rtük'ünden geçmeyecek olan amerikan filmlerine odaklanan yapım, olmayan parayla yaratılan kostümler, efektler, 2020'den bakıldığında bile asaletinden hiçbir şey yitirmeyen (30 dolarlık casio klavyelerle yaratılmış) synth-temelli müzik, hasıl-ı kelâm yakadan paçadan her yerden damlayan ucuzluk ile yaratıcı işler çıkaran bir döneme yoğunlaşıyor.

    bir yandan kronolojik giderken öte yandan da öne çıkan temalar (reagan dönemi, kadınların "nesneleştirilmesi"nin devamına rağmen 'kahraman'lara dönüşmesi, tür filmlerindeki "ilk siyahlar ölür" klişesinin tarih olması, dönemin hard rock/heavy metal/punk gibi alt-kültür müzğinin bu türle özdeşleşmesi vs.) ile "hor 401: korku türüne hâkim olduğunu sananlara seçilmiş filmler" diye tatlı bir ders veren ve texas gömlekli - artık her kimse - joe bob briggs'in de belirttiği veçhile, türün esinlenme, yeniden çekme ve sâir suretle klişe deryasında boğulduğu bir dönemde batılmış tüm ucuzluk içinde yaratıcılık gibi mühim bir hasletin ne kadar değerli olduğunu incelikle anlatan belgesel.