*

şükela:  tümü | bugün
  • corvus coraxun da soyledigi bir sarki, yerinde durdurmayan parcalardan, gallere kosasi geliyor insanin...

    in taberna quando sumus,
    non curamus, quid sit humus,
    sed ad ludum properamus,
    cui semper insuclamus.
    quid agatur in taberna,
    ubi nummus est pincerna,
    hoc est opus, ut queratur.
    sed quid loquar, audiatur!

    quidam ludunt, quidam bibunt, quidam indiscrete uiuunt.
    sed in ludo qui morantur,
    ex hiis quidam denudantur; quidam ibi uestiuntur,
    quidam saccis induuntur
    ibi nullus timet mortem,
    sed pro bacho mittunt sortem.

    primo pro nummata uini,
    ex hac bibunt libertini:
    semel bibunt pro captiuis,
    post hec bibunt ter pro uiuis,
    quater pro christianis cunctis,
    quinquies pro fidelibus defunctis,
    sexies pro sororibus uanis,
    septies pro militibus siluanis.

    occies pro fratribus peruersis,
    nouies pro monachis dispersis,
    decies pro nauigantibus,
    undecies pro discordantibus,
    duodecies pro penitentibus,
    tredecies pro iter agentibus.
    tam pro papa quam pro rege
    bibunt omnes sine lege.

    bibit hera, bibit herus,
    bibit miles, bibit clerus,
    bibit ille, bibit illa,
    bibit seruus cum ancilla,
    bibit uelox, bibit piger,
    bibit albus, bibit niger,
    bibit constans, bibit uagus,
    bibit rudis, bibit magus,

    bibit pauper et egrotus,
    bibit exul et ignotus,
    bibit puer, bibit canus,
    bibit presul et decanus,
    bibit soror, bibit frater,
    bibit anus, bibit mater,
    bibit ista, bibit ille,
    bibunt centum, bibunt mille.

    parum durant centum sex nummate,
    ubi ipsi inmoderate
    bibunt omnes sine meta,
    quamuis bibant mente leta.
    sic nos rodunt omnes gentes,
    et sic erimus egentes.
    qui nos rodunt, confundantur
    et cum iustis non scribantur!

    [carmina burana nr. 196, 13. jahrhundert]

    poeta magicanin soyledigi almanca versiyonu
    wenn wir in der schenke sitzen,
    pfeifen wir aufs erdenlos.
    eilen nur das spiel zu leben,
    dem wir schwitzend sind ergeben.
    was kann schon die schenke bieten,
    wo der pfennig mundschenk ist?
    hör'n wir euch, ihr leute, fragen,
    nun, wir werden es euch sagen:

    manche saufen, manche spielen,
    mancher möcht sich gern gross fühlen,
    doch will er ein spielchen wagen,
    nackend muss er bald verzagen.
    mancher kommt im neuen frack,
    manchem bleibt nichts als ein sack.
    niemand zittert vor dem tode -
    "hoch, gott bacchus!" schreit die mode.

    erster trank dem edlen spender, und allen die's geniessen!
    zweiter den gefangenen, damit sie nit verdriessen!
    dritter allen lebenden!
    vierter allen christo ergebenen!
    fünfter den selig verstorbenen!
    sechster den jung verdorbenen!
    siebter allen strauchdieben und
    achter allen denen, die anders herum lieben!
    neunter dem schipper, dem versaufenden!
    zehnter dem mönchlein, dem entlaufenen!
    elfter den bussfertigen!
    zwölfter den streitsüchtigen und
    dreizehnter uns allen, den sauflustigen!

    ja, auf papst und kaiser jeder zecher
    hebt in freuden seinen becher!

    trinkt ihr männer, trinkt ihr weiber,
    trinkt ihr gönner, trinkt ihr neider,
    trinkt ihr krieger, trinkt ihr pfaffen,
    trinkt ihr söldner, trinkt ihr laffen,
    trinkt verbrecher, lumpenpack,
    trinkt ihr edlen dieser stadt!

    saufen, das ist unser leben,
    trinken, bis uns nichts mehr hält.
    bacchus schenkt uns seinen segen,
    jedem, der hier lässt sein geld.
    und die, die böses von uns sagen,
    die uns fluchen unverholen:
    ach zur hölle soll'n sie fahren,
    soll sie doch der teufel holen!
  • şarabın destanıdır bu carmina burana bölümü, bacchus'a sunudur. männerchor'un doruğa ulaştığı parçadır. ezberlemek günler alır, koca koroya ezberletmek ise aylar... içelim, ona içelim, buna içelim, hayata içelim, ölüme içelim, atın ölümü arpadan olsun.
  • her dinleyişte nerede benim şarabım dedirten eser. bibit kelimesini cümle içinde sıklıkla kullanarak, herkesin hayatına nakşetme görevi edinmiştir carl orff.

    in taberna quando sumus,
    non curamus, quid sit humus,

    dizeleriyle aleme gelmişim ben, gözüm ne görür, tadı yakalarız başlangıçla.

    şarabı alana kaldırırız kadehi önce, sonra alemin her neferine sırasıyla 3,4,5,...13 kez kadeh kalkar. en fazla yola çıkacaklara, 13 kez, kaldırılır kadeh. yolda gittiğinin farkında olanlara belki de. ya da yolda olduğunun yeni yeni ayırdına varanlara, daha önceden uyanmış olmanın coşkusuyla ve sevinciyle.

    sonra insan ayırmadan herkese içiririz meredi. farklılıkları içtikçe kaldırırız tek tek.

    quamvis bibant mente leta.

    dizesiyle de dibine vuralım gecenin keyifle der, veda ederiz içen yüzlerce, binlerce insana.

    bibunt centum, bibunt mille.
  • (bkz: humus)
  • erkek olsaydim da hayatimda bir kere olsun dolu dolu soyleyebilseydim dedigim carmina burana bolumu.
  • stary olsa yorumuna bayıldığım şarkı. çektikleri video da ayrı güzel. geleneksel rus şarkısı sanıyordum, yanılmışım. ortaçağa aitmiş.
  • ingilizce'ye çevirisi şöyleymiş:

    when we are in the tavern,
    we do not think about mortality,
    but get right down to gambling,
    which always raises a sweat.
    what goes on in the tavern,
    where a penny gets you a drink,
    if that is what you want to know,
    then listen to what i tell you.

    some gamble, some drink,
    some behave indiscretely.
    but of those who habitually gamble,
    some lose their clothes,
    some others win clothes to put on,
    and some wear sacks.
    there nobody fears death,
    but they throw the dice for bacchus.

    first the libertines toast
    the wine they drink;
    then they drink to prisoners and captives,
    third they drink to the living,
    fourth to christendom,
    fifth to the faithful departed,
    sixth to their painted sisters,
    seventh to the forest soldiers.

    an eighth time they drink to wayward brothers,
    ninth to monks all over the world,
    tenth to those at sea,
    eleventh to those who are at odds,
    twelfth for the penitent,
    thirteenth for those who undertake journeys.
    to the king, and to the pope as well,
    they all drink without limit.

    the mistress drinks, the master drinks,
    the soldier and the cleric drink,
    he drinks, she drinks,
    the servant and the handmaiden drink,
    the white man and the black man drink,
    the steady and the capricious drink,
    the illiterate and the professor drink.

    the pauper and the sick man drink,
    the exile and the stranger drink,
    the boy drinks, the old man drinks,
    the bishop and the deacon drink,
    the sister and the brother drink,
    the old lady and the mother drink,
    this one drinks and that one drinks,
    a hundred drink, a thousand drink.

    for about six hundred turns
    they continue drinking
    immoderately and without measure.
    even though they drink innocently,
    most people disapprove, and
    therefore we will always be outcasts.
    may those who dissaprove be damned,
    and never be inscribed with the good people.
  • sözlerini notadan takip etmeden ezbere söylemek güven özveri tecrübe ister.
    herhalde yazılmış en güzel içme şarkısıdır.

    http://www.youtube.com/…9ctx8nwcbai&feature=related
  • bu parça ile araba kullanmaya kalkmayın... kendinizi ibre kadranın sonunda iken bulabilirsiniz... :/

    güzel bir yorum:
    https://www.youtube.com/…lpage&v=rhbg_feitby#t=2319
  • bunun türkçe çevirisi yokmuş. şöyle olabilirdi halbuki pekala:

    biz meyhanedeyken
    dünyada olup biten umurumuzda olmaz.
    aksine, kan ter içinde oynadığımız kumar için acele ederiz.
    mangırın garson olduğu meyhanede neler döner?
    biri duymak istiyorsa, asıl sorulması gereken budur.

    kimi kurmar oynar, kimi içer
    ayrıca kimi kumarbazlardan açıkça uzak durur.
    kimi soyunmuştur kimi giyinik
    kimilerinin çuval vardır üstünde
    burada ölümden korkmaz kimse de
    bacchus için barbut atarlar.

    mangırlar ilkin şaraba
    sonra özgür olanlar hapistekiler için içerler
    sonra üçüncü kez yaşayanlara
    dördüncü kez tüm hristiyanlara
    beşinci kez imandan dönmüşlere
    altıncı kez yoldan çıkmış kızkardeşlere
    yedinci kez asker kaçaklarına
    sekizinci kez hata yapmış kardeşlere
    dokuzuncu kez kovulmuş keşişlere
    onuncu kez denizcilere
    onbirinci kez kavga edenlere
    onikinci kez tövbekarlara
    onüçüncü kez yolculara....

    papa ve krala, hepsi sınırsızca içerler.
    hatun efendi içer, erkek efendi içer.
    asker içer, papaz içer.
    erkek de kadın da içer
    uşakla hizmetçi içer
    hızlı içeni olur, yavaş içeni olur
    zencisi de beyazı da içer
    kahyası da içer serserisi de
    fakiri de içer zengini de
    sürgün olanı, yabancısı da içer
    delikanlısı da içer ak sakallısı da
    papazı da içer diyakozu da
    kız kardeş de içer erkek kardeş de
    büyükanne de içer anne de
    orada içerler, burada içerler
    yüzlerce içerler, binlerce içerler.

    herkes sınırsızca içince bir ton mangır az gelir.
    neşeli kalple içseler de
    hepsi bizden içtiklerinden yakında meteliksiz kalırız
    bizim kesemizden içenleri dağıtın ve onları dürüstler arasına yazmayın.