şükela:  tümü | bugün
  • cube filminin yönetmeni vincenzo natali'nin joe hill ve stephen king'in romanından uyarlanacak korku gerilim filmidir.ilginç bir konusu var.bu aralar izlediğim hiçbir gerilim filmini beğenmeyen bendenizi merak ettirmiştir.

    https://www.imdb.com/…le/tt4687108/?ref_=ttls_li_tt
  • yanılmıyorsam netflix'in uyarladığı 3. stephen king filmi. aslında kendisinin kısa öyküsüne dayanmakta.

    kansas'ta ıssız bir yolda giden bir çift, uzun çimlerin yanından geçerken bir çocuğun yardım çığlığıyla arabasını durdurur ve olaylar gelişir.

    vincenzo natali uzun zamandan beri film çekmiyordu. merakla bekliyoruz.
  • fragmanı düşen film. iyi duruyor. 4 ekim'de netflix'te.

    https://www.youtube.com/watch?v=_tnwu_s4qx8
  • çok garip bi adam bu stephen king. sen kediye bakıp "ayy minnoş ya!" deyip kediden makas alırsın, adam bir kedinin bir adamın karnını deşip geldiği yere, cehenneme dönmesini işleyen bir öykü yazar (plus, hayvan mezarlığı'nı da anmalı). köpeklere bakıp kujo'yu yazar. sen çayıra bakıp "doğa ne güzel!" diye düşünürsün, adam çayıra bakıp buranın tekinsizliğini, labirentten farksızlığını, ürkünçlüğünü işler. yani kafası hiç de bizim gibi çalışmıyor king'in, onu gerilimin ustası yapan da bu zaten. adam baktığı her şeyden gerilimli olaylar çıkarabiliyor. in the tall grass'ı vincenzo natali yazıp yönetmiş. tek hitli bir yönetmen natali. cube filmini çekmişti. bu yeni filmi de hemen cube'ü hatırlattı bana. gene labirentimsi bir mekân, gene birisi tarafından buraya mahpus edilmiş kurbanlar, gene ölüm-kalım mücadelesi. bi cube kadar iyi bir gerilim olacağını sanmıyorum ama mekân (çayırlık) farklı olduğundan bir şans verebilirim.
  • adapte edilmesi zahmetli gözüken, uncle stevie-kuzın joe öyküsü. throttle'dan sonra ikinci defa beraber yazmışlar. beğendim.

    aynı gramma gibi, metnin hakkını vererek uyarlamak zor. çok zor.

    neden zor? hikayeyi okurken, abi-kız kardeşin içinde hapis kaldığı 2metrelik otlarda resmen kötülüğün yüzü beliriyor. otların uzunluğundan, karakterleri yutuşundan, derilerine her sürtüşünden rahatsızlık yükseliyor.

    bu tekinsizlikten doğan gerilim, olayları belki on misli boyuta taşıyor. mekan üzerinden bu gerilim sağlanamadığı sürece film sönük kalacaktır. trailer'dan anladığım kadarıyla da yönetmen özgür uyarlama denemiş. metnin anlatıcılığa soyunmayacak yani.

    öte yandan, hikaye okunurken joe'nun yazdığı yerler 'aha ben burdayım' diyor,

    'shouting so loud and so hard it hurt his vocal cords. ıt was like being at a metallica concert,
    only without the music.'

    'cal thought: a new player. terrific. maybe william shat- ner’s in here, too. also mike huckabee . . . kim kar- dashian . . . the guy who plays opie on sons of anarchy and the entire cast of the walking dead. he wished he hadn’t thought of the walk- ing dead.' hahaha

    joe'nun kitaplara da bakmak lazım...
  • bugün netflix'te yayınlanmaya başlanan stephen king & vincenzo natali işbirliğinin filmi.

    bu akşam izlenilip editlenecek.

    edit: filmi dün gece büyük istanbul yağmuru ile izledim. klasik ama etkili bir stephen king hikayesi. adam eminim bir gün oradan geçerken "yahu şu uzun otların arasında birileri kaybolsa sağlam hikaye çıkar" deyip yazmıştır.

    film korkudan çok gizem ve sıkışmışlık hissi uyandırıyor.

    7/10
  • stephen king den oğluna da geçen bir özellik olarak korku hikayesinin içinde aile dramı anlatma varsayılan olarak gelmiş. tabi cevapsız tonlarca soru da cabası.

    --- spoiler ---

    her ne kadar mutlu sonlu gibi görünse de film pek de bir yere varmıyor. taş neden orada, neden bunlara sebep oluyor, zaman döngüsü niye var, niye sadece bu iki aile var, kilise önünde 7-8 araba var diğer insanlara ne olmuş gibi gibi neredeyse ilk akla gelenler dahil hiç bir soruya net cevaplar verilmiyor. mantık hatalarını hiç hesaba katmıyorum sonuçta film olarak izleyip ona göre değerlendiriyorum.

    bir de yönetmenden dolayı sanırım -cube etkisi- bişiler oluyor ve bitiyor, bu kadar.

    --- spoiler ---

    6/10 sırf stephen king ismi geçmesinden dolayı izledim muhtemelen bilmesem hayatta izlemezdim.

    filmle ilgili taktir ettiğim tek bir şey var. netflix filmi olmasına rağmen içinde zenci, eşcinsel vs bilimum sjw saçmalığına dair hiç bişi yoktu. oh beee.
  • yönetmenlik koltuğunda vincenzo natali'nin oturduğu, başrollerinde laysla de oliveira, avery whitted, patrick wilson, will buie jr. ve harrison gilbertson'ın yer aldığı 2019 yapımı netflix filmi.

    stephen king ve oğlu joe hill'in aynı isimli kısa hikâyesinden sinemaya uyarlanan film, cal ve becky isimli iki kardeşin, uzun otlarla çevrili bir alanda yaşayan teyzelerine gitmek için yola çıkmasıyla yaşanan tedirgin edici olayları odak noktasına alıyor. yardım isteyen küçük bir çocuğun sesini duyduktan sonra cal ve becky, arabadan inip çocuğa yardım etmeye çalışırlar. ancak yardım etmek isteyen ikili, bir süre sonra kendilerini yardım beklemek zorunda kalacakları bir durumun içerisinde bulur ve olaylar gelişir.

    kısıtlı oyuncu kadrosunu insan boyunu aşan çayırlık alana atan hikaye ilk dakikadan itibaren ilgi çekici ve kendini bağlayan bir şekilde dikkat çekmeyi başarıyor. açık alanda fakat izlerken seyirciyi boğan çayırların arasında geçen film, bu yönüyle başarılı görülebilir. normal seyrinde başlayan hikayesinde karakterlerin çayırlık alana girmesi ile fark ettikleri mekan algısının değişmesi olgusu ilerleyen dakikalarda yaşanan iki büyük kırılma noktası ile zaman algısında da bir gariplik olduğunu gösteriyor ve seyircinin de zaman ve mekan algısını karakterlerde olduğu gibi bozmayı başarıyor. orta halli oyunculukların yanı sıra hikayenin gerilimine uygun kullanılan ses ve müzikler filmi başarılı bir uyarlamaya çeviriyor. sonu itibariyle akılda birçok noktada soru işareti bıraksa da şans verilmesi gereken uyarlama olmuş film.

    filme puanım: 6,5

    filmin afişi
  • filmi izledim, galiba otların arasında geçiyor.

    filme puanım: 6
    çimenlerin oyunculuğuna puanım: 9
    çimenin ortasında duran kayaya puanım: 10 (tam puan)

    --- spoiler ---

    bach'ın fügleri gibi kendi kendisini farklı perdelerden tekrarlayan senaryolara sahip (öz yinelemeli) filmleri sevdiğimden bu filmi de izlerken sıkılmadım. ama kesinlikle daha iyi çekilebilirmiş. zaman döngüsü mevzusu üzerine biraz daha gidilip, daha heyecanlı bir hava katabilirlerdi.

    filmi izlerken aklıma direkt coherence filmi geldi. aralarındaki temel fark bunda zaman döngüsü sıralı ilerlerken, coherence'de farklı alternatifler aynı anda takılıyordu.

    6 oyuncu, bir de çimenlik alan ile düşük bütçenin dibine vurmuş film. ama bu bütçeye göre bence iyi iş çıkartmışlar. yani bir filmi eğlenceli ve sürükleyici kılmak için illa devasa oyuncu kadrosuna ve bütçeye gerek yok.
    --- spoiler ---
  • ilk 1 saati çimenlerin arasında koşmakla geçen daha sonra da nedenini anlamadığımız garip olayların olduğu hiç korkutmayan korku filmi. oysa yönetmen vincenzo natali cube(1997)'un yönetmeniydi ve ne kadar da güzel beklentilerim vardı.

    --- spoiler ---

    (bkz: https://bincele.com/in-the-tall-grass-inceleme/)
    --- spoiler ---