*

şükela:  tümü | bugün
  • alt başlığı "inançları doğru gibi kurgulama ve pekiştirme süreci" olan, michael shermer'a ait, alfa basım yayım dağıtımdan çıkmış 436 sayfalık güzel bir inanç öncesi rehberi. yani hani siz sorgulayamıyorsanız, buyrun sorgulanmışı var.

    arka kapağa bakalım:

    "inançlar nasıl doğar, şekillenir, pekiştirilir, ayakta kalır, değiştirilir ve yok edilir?

    bu çalışma, psikolog, bilim tarihçisi ve dünyanın en ünlü şüphecilerinden biri olan michael shermer'in otuz yıllık birikiminin ürünürüdür. shermer'e göre beyin bir inanç motorudur. önce inançlar gelir, sonra açıklamalar. suyu verilerinden gelen bilgiyi işleyen beyin doğal olarak önce bir kalıp arar, daha sonra bu kalıba göre anlam bulur. işte beynimizin noktaları birleştirerek yarattığı bu kalıplar inançlardır, inançlar bir kere oluşunca, bunları sağlamlaştırmak için kanıt aramaya başlanır.

    shermer bu sürecin nasıl işlediğini göstermek için siyasetten ekonomiye, dinlerden komplo teorilerine ve doğaüstü olaylara kadar gerçek yaşamdan sayısız örnekler veriyor. en sonunda da inançlarımızın gerçeklerle bağdaşıp bağdaşmadığına karar vermek için en iyi aracın bilim olduğunu gözler önüne seriyor."

    okunsun bunlar hep önemli.
  • dr. rosenhan tarafından yapılan bir deneyin de anlatıldığı, düşündüren kitaptır. rosenhan öğrencilerinin de içinde bulunduğu herhangi sorunu olmayan bir grubu, akıl hastanesine gönderir ve doktorlardan teşhis koymalarını ister. doktorlar sağlıklı deneklerin büyük çoğunluğuna şizofreni teşhisi koymuş ve deneklerin sergilediği davranışları bu hastalığın semptomlarına yormuşlardır. doktor aksinin de olup olmayacağını düşünüp tersi bir deney yapmıştır.

    akıl hastanesi doktorlarına, bir grup hastayla birlikte sağlıklı bireylerin hastaneye geleceğini haber verir rosenhan ve hangilerinin sahte olduklarını tespit etmelerini ister. 190 küsür hasta içinden 40 küsürünün kesinlikle sahte hasta oldukları, yine 40 küsür kadarına da şüpheli sahte hasta olduğu tespit edilmiştir. ama işin aslı rosenhan hiç sahte hasta göndermemiştir. yani kimin akıllı, kimin deli olduğunu doktorlar da tespit edemiyor. neye inanıyorsak onu görüyoruz diye özetlenebilecek harika bir kitaptır.