şükela:  tümü | bugün
  • son zamanlarda hissettiğim olay. nasıl yenebilirim bilmiyorum.

    not:tanrı inancim var ama ölünce beni bekliyor olan hurilere olan inancım kalmadı.
  • iki defa ciddi olum tehlikesi yaşamış biri olarak doğru bulamadığım önerme. ilki (bkz: 3 ocak 2008 diyarbakır'da patlama) ikincisi ise araç kazası. ilkinde uyuyordum pek birşey anlamadım, araç kazasında ise yoldan çıkma anındaki tepkim "ananı s***ym ne oluyor?" oldu. senden önce doğup yaşamış olmus bilmem kaç milyar insanı düşününce ölümün doğal bir olgu olduğu, o kadar da önemli olmadığı anlıyorsunuz.
  • katilmadigim önerme,
    dini inancımın bitmesiyle beraber yasama sevincimin, dogaya olan saygimin, tanriya olan inancimin ve sevgimin arttigini, şahsi hirslarimin, paraya bağlılığımin ve tanri korkumun azaldığını, görüyorum.

    simdi sadece yaşıyorum ve herşeyin tadini cikariyorum.
  • gercekten kendinizi kandirabiliyorsaniz, ki ben yapamiyorum, matrix'te yasam huzurludur.
  • ben inançlı olupta ölmeyi bekleyen görmedim şahsen bu dediğim biraz dar bir görüş olabilir farkındayım ama başlıktaki dar görüşe karşılık bu düşünce gelir.

    şöyle bir önermeyi nasıl ortaya çıkardığını merak ederim gözleminde neler vardı acaba?
  • gözünüz bir kere acilmissa sadece yaratıcı konusunda değil, dünya düzeni, bu dünyada olup bitenler, sizin yapabilecekleriniz ve daha da önemlisi yapamatacaklariniz konusunda da açılacaktır. bu yüzden bırakın ölmekten korkmayı, keşke yaşamasaydım ya da bir an önce ve acısız olsa da birkaç gün arkamdan ağlandiktan sonra unutulup gitsem diyeceksiniz büyük ihtimalle
  • inançlı bir günahkar olarak benim de katılmadığım önerme. eninde sonunda o pamuğun tadına herkes bakacak. korksa da bakacak, korkmasa da bakacak. hele ki türkiye gibi bir ülkede. bence insanların korkusu ölüm korkusu değil nasıl öleceğim korkusu ya da düşüncesi. manasız bir şekilde her gün onlarca insanımız can vermekte bu topraklarda.haybeye öleceğim korkusu yani.
  • tam tersidir bence.inançsızlığın kendine has rahatlığı var.marcus baba’nın dediği gibi;

    olayların gidişatına canınızı sıkmayın.olayların gidişatının canınızın sıkıntısına ihtiyacı yoktur.
  • inancın azalmasıyla değil tefekkürün artmasıyla alakalı bir durum. bu ikisi de genelde paralel giden mevzular.

    sığır gibi yaşıyorsanız ölümden de korkmuyorsunuz.

    inançsız sığırlar olduğu kadar inançlı mütefekkirler de var. bir kişi düşünüyorsa vardır. var olan da yok olmaktan korkar.
  • dinin uyuşturucu benzeri özellik gösterdiğinin en büyük kanıtı,öyle bir öfori hali oluşturuyor ki insanı ölümden dahi korkmayacak hale getiriyor.
    (bkz: din toplumların afyonudur)
    edit:imla