şükela:  tümü | bugün soru sor
  • öncelikle basit tanım; pek bilinmeyen bir gerçektir.

    şöyle uzaktan bakınca troll başlık gibi duruyor değil mi ? ama değil. wait for it.

    kişi istediğine inanmakta özgürdür. sen de bu özgürlüğünü hiç bir şekilde kısıtlayamazsın. cem yılmaz'dan geliyor; bana ne, istersen krem peynire tap. aynen mesele bu.

    türkiyede krem peynire tapan bir topluluk olduğunu düşünelim. bu topluluğa laf anlatamıyoruz. o krem peynir, fabrikada yapıldı, yapmayın etmeyin. ne desek kar etmiyor. biz de saygı duyuyoruz. hatta ve hatta bizden bu inançlarını onlarla tartışmamamızı bunun kendi kurallarına aykırı olduğunu söylüyorlar. tamam diyoruz saygımız sonsuz.

    ancak ben sosyal medya hesabımda, toplum içerisinde konu ile ilgili kendi fikirlerimi belirtmekte tamamen özgürüm. yani tamam kardeşim sen krem peynire tapıyor olabilirsin ancak bana göre bu aptalca.

    ilişkiyi anlatabildim mi ? aslolan inancın kendisine değil inanan kişiye saygı duymaktır. ben eğer krem peynire tapmıyorsam ancak dünyada 1.5 milyar inanıyorsa ( ki dünya nüfusunun yarısı bile değil ) bu onun doğru olduğu, insanların hassas noktası olduğu için eleştirilemeyeceği anlamına gelmez.

    bakın bunun en güzel örneği islamda var. müslümanlar inançsızlara saygı duyan insanlar. dalga geçmiyorum ben kişisel olarak hiç bir müslüman tarafından saldırıya uğramadım, saygısızlık da görmedim.

    ancak kitaplarına bakın, benim cehennemde sonsuza kadar yanacağımı, hatta bazı yerlerinde öldürülmem gerektiğini söylüyor.

    bakın bizim düşüncemize hiç saygıları yok. ancak bize saygı duymak zorundalar. bana kişisel olarak saygısızlık yapılmadıkça bu konuda benim de hiç problemim yok.

    ben de aynı şekilde, krem peynire tapanla başka bir şeye tapan arasında fark görmediğim için inançlı insanlara saygı duysam da inandıkları şeylere saygı duyamıyorum maalesef.
  • “bir tanrıya inanabilirsin. ayakkabının içinde yaşayan tek boynuzlu ata da inanabilirsin, beni ilgilendirmez. ama tek boynuzlu at rahatsız olmasın diye ayakkabımı nasıl giymem gerektiğini söylediğin gün seninle büyük problem yaşarız.” -matthew schultz
  • doğru olan önerme. ancak, kişilere saygı duymak zorunluluktur. o bakımdan inançlara, başka insanların kişisel alanına girmedikleri sürece müsammaha gösterilmelidir ve bir dine inananlar kendi inandıklarını başkalarına dikte etmedikleri sürece inanmalarında bir sakınca yoktur.
  • inancinla alenen tasak gecmememi bekleyebilirsin, hatta ben de iyi niyetle (zorunlu oldugumdan degil) senin inancinla tasak gecmekten imtina edebilirim.

    ancak, bizimki gibi bilimsiz felsefesiz toplumlarda, bu "saygi" meselesi olmadik beklentiler icinde.

    ben milletin gece gunduz arastirma, deney, gozlemle ugrasip kaynaklar, ispatlarla yazilmis tugla gibi bilimsel tezlerini elestirebiliyorsam ve hatta elestirmem, aciklarini aramam bekleniyorsa, tek kaynagi bazi antik yazmalar olan anlatilanlarin umumiyetle hayatin dogal akisina uymadigi, celiskiler ve aciklarla dolu hikayeleri de elestiririm kardesim.

    hele ki, bu "saygi" denilen beklenti benim gunluk rutinimi, aliskanliklarimi, hayatimi kisitlamami emretme curetinde bulunursa, cok afedersin, senin dinini, kitabini sikerim kardesim.

    ve bunu 10 kasim sabahi salak salak bir dakika ayakta dikilmemi bekleyene de, ramazan diye bana ogle yemegi vermemeye kalkana da esit siddette tatbik ederim.
  • bu çoğrafya'da inancı tam olarak anlamayanlara saygı duymamın tek nedeni anlamamalarından kaynaklı... misal, müslümanlar, genelde arapçayı kutsar kuranı (emeviler sağolsun ) öyle okur geçer; toplumda oluşan değer yargıları inanç sanır diğer türlü anlayıp uygulasa o korkunç şeyleri, saygı duymayı bırakacak zaman bile bırakmazlar nallahkerim
  • ya bu dinsizler de bir alem. durup durup aynı başlıklar açılıyor. "senin inandığın şeye saygı duymuyorum." duymazsan duyma kardeşim, sorduk mu? sanki ben de bir müslüman olarak çok taktım seni. saygı duy veya duyma bana ne ki bundan?

    maalesef müslümanlar içinde de böyle bir kitle var. inanmıyorsan saygı duy kitlesi. sonra da çirkinleşmeler başlıyor. bak müslüman kardeş, ben de müslümanım, sana da söylüyorum: keşke inancına saygı duyulsa, tamam, evet ama duymayan adama da ne yapacaksın yani? hiçbir şey. geç bu işleri. aynı noktada takılıp kalma.