şükela:  tümü | bugün
  • dinlerin birbiriyle savaşan, mücadele eden düşman tarafları temsil ettiğine inanandır. kendisi de bir dine mensup olduğunu düşünür, diğer dinlere mensup olan insanların dertlerine, tasalarına, acılarına hiç kafayı takmaz, ne de olsa düşmandır onlar. bu tipe göre diğer din mensupları da kendisinin dertlerini tasalarını kafasına takmaz.

    mabet, ister 800 yıllık kilise olsun, ister göbeklitepe olsun, isterse afganistan’daki buda heykelleri olsun, diğer din mensuplarını, yani düşmanları simgeler, yok olsa da üzülmez bu tip. sanat eseriymiş o mabet, insanlık mirasıymış, gram sallamaz. fatih ayasofya’yı cami yaptığında o mozaiklerini söktüğünü, kırdığını hayal edince içini bir ferahlama kaplar bu tipin.

    bir de mabetlerin yok olmasına sevinenler vardır. bizim “tipimizden” bir tık daha dallamadır sadece. onlar da zaten gerekli şartlar oluştuğunda ışid ve benzerlerine hemen katılıp, bizzat mabed ve bilimum çoluk, çocuk, baba, anne yokederler.
  • 21. yy hala din mi kalmış da mabedi olsun diye düşünen, yanan binalara dinsel dogmalardan bağımsız manevi değerlerle bakan, mimari, sanatsal ve tarihsel açıdan bir kayıp olarak nitelendiren tiptir üzülen insanlar. diğerleri odun gelmiş odun giderler.
  • yanan mabed değil 850 yıllık bir sanat eseridir. bu ikisinin ayırımını yapamayacak kadar cahil, bilinçsiz, sanattan, estetikten, insanlıktan uzaksa üzülmemesi de normaldir.
  • sevgili müslüman kardeşim.. senin inancına ait bir mekana zarar gelince, niye bunların kılı kıpırdamıyor, diyorsun ya elin yabancısına..

    hah işte, onlar da inanmadıkları dinin mabedine bişey olunca üzülmüyorlar..

    sen ona saygı göstereceksin ki, o da sana aynı şekilde davransın.. öyle yok, hep bana saygı, hep bana anlayış...