şükela:  tümü | bugün
  • alanya'ya 25km* uzaklıkta bulunan, bünyesinde bir adet orman kampı barındıran ve çam ağaclarında tahtadan kuş evleri görebileceğiniz mevki.
  • (bkz: rubi otel)
  • muhteşem bir sahil.
    carettalarla koyun koyuna yüzülesi sahil.
    (bkz: akçakıl)
  • alanya'nın bir zamanların haftasonlarının gelmesini iple çekmeye sebep piknik mekanı. halen güzeldir incekum, ama küçüklüğümdeki gibi değil. özelleştirilmiş olmasına rağmen pislik içindedir. sağolsun piknikçiler de yediklerinin çöpünü toplamayı kendilerine yakıştıramadıklarından olsa gerek, piknik öncesi bir mıntıka temizliği yapmanız şarttır. bir zamanlar ön taraftaki büyük koy yerine arkadaki gizli koyda yüzmek daha zevkliydi. sonra oraya bir otel diktiler, bütün gizemini kaybettiler küçük koyun.
    bir de büyük olan koyun biraz ilerisinde bir kaya vardır, çaydanlık şeklinde.
    öğrenci milleti olduğumuz dönemde "okula gidiyoruz" diye az kaçmazdık incekuma. tabi yanımızda ne tuz ne maşa olurdu. diğer masalardan tedarik ederdik bunları. sonra çakırkeyf bir halde denize girerdik..
    şimdi "okula gidiyoruz" yalanına gerek olmasa da diğer kısmıları aynıyla sabittir.
  • gordugum ve gorebileceğim en guzel denize sahip, adı gibi gercekten incecik kumlardan oluşan sahil..

    bu sahil uzerindeki `incekum orman kampı`yla da bi efsane olmuştur.. gidenler bilir, orman kampında bir `ankara` hakimiyeti vardır.. kamp alanı mahallelere ayrılmıstır.. yılların keçiörenlisi olarak, orada `çankaya2` de oturmak benim için yıllarca bir övünç kaynağı olmuştur..çankayada oturma hevesimi aldıgım yegane yerdir.. deniz manzaralı, bufeye,denize ve diskoya bir dakika uzaklığında, yani gerçek anlamda merkeze pek bi yakındı..ust mahalle `çankaya1` ile ezeli bir rekabet içindeydik.. demetevler ve çinçin de oturanlar, aksamlari çekirdeklerini alır,bu iki mahalleyi görmeye gelirlerdi..mimariye hayran kalirlardı..

    ayrıca `çaydanlık`a kadar yuzup, uzerinde durmaya calisan bes salaktan da biriydim.. bi de hep sira olurdu.. ölee istedigin kadar da duramazdın ustunde..

    incekumda her şeyin bi kuralı vardı..
  • gökovanın en güzel plajlarından bir tanesi (bkz: http://akyakam.com/?p=324 )
  • marmaris'deki halka kapatılan plaj. niye mi? özelleşiyor canım bişey yok, imf'ye borç vercekmişiz.

    http://www.cumhuriyet.com.tr/…_halka_kapatildi.html
  • bırakın türkiye'yi, dünyanın en güzel plajlarından birisidir.

    deniz o kadar muhteşemdir ki bir süreliğine türk insanı ve türk yönetiminin kendi ülkesine hain olduğunu bile görmezlikten gelebilirsiniz. çamların ve cırcır böceklerinin arasında, sıcağın ortasında serin gölgeleri ve maldivleri aratmayan denizinin nasıl kullanıldığını bir süreliğine unutmaya çalışırsınız.

    sonra maalesef gerçeklere daha fazla gözünüzü kapayamazsınız. türk insanı öyle bir "şey"dir ki, ayaklarını yıkamak için beş kiloluk bidonları kullanıp çamların ve otların arasına atar gider, pisliğini, torbasını bırakır gider, bu sahile traktörle adam taşır, buram buram çam kokusunu mazotla bastırır... bu sahil özelleştirilmiştir; ama sonrasında insanların burayı nasıl kullandığını kimse umursamamıştır. ne halkın kendisi, ne orayı işleten ne de işletmeye veren... bana sorarsanız hepsi suçlu, türkiye topyekün suçlu. abarttığımı düşünebilirsiniz; ama böyle bir yer bence korumaya alınmalı. yoksa o izmaritlerle çamlar yanabilir, denizi bok götürür, etrafı pislik sarar... doğaya bir çöpünü bile bırakan birinin bana kalırsa başta kendi olmak üzere hiçbir şeye saygı ve sevgisi olamaz. çünkü bir cenneti kirletmeye kendinde hak görecek kadar kibirli.

    sonra çöp toplamak falan bunlar boş şeyler. o havada bunlar inceden inceden koksa da problem olmaz. çünkü o kadar güzel bir yerdir incekum, bunlara rağmen hala oraya gidiliyor.

    ayrıca türk insanı tuvalet kullanmayı dahi bilmez. yaptığını temizlemez; çünkü kendisi çok kıymetlidir. bokunu temizleyemez. bu insanlar halk bundan böyle falan demeyin. plaza çalışanlarını da biliyoruz. ordan dünya kadar para kaldıran özel işletme de bu kısımla ilgilenmez. ben olsam "tuvaletleri temiz bırakınız" yazmam. "insan olun" yazarım direkt girişlere.

    o kadar güzel bir yerdir ki insan faktörünü kaldıracak olursak cennete geldim diye imana gelebilirsiniz. ama işte bizdeki insan faktörü öyle bir faktördür ki... zor, çok zor.

    tüm bu sorunları sabahın köründe giderek ve kalabalıklaştığında ortamdan uzaklaşarak aşabilirsiniz. fakat yurtdaşınızın insan olmaması sorununu nasıl aşabilirsiniz; işte onu bilemedim.
  • tropik sahil hissi veren sahilimiz. geçen seneki tatilimde de gelmiştim, bu sene ekstra bir otopark ücreti(maalesef adamlar sırıta sırıta sizden allahın dağından park ücreti alıyor), büfenin ihaleyle bir vatandaşa verilmesi sonucu fiyatların 2 katına çıkması ayrıca köfte ekmeğin köfte soğana dönüşmesi gibi canımı sıkan değişimleri tecrübe ettik. buna rağmen marmaris bölgesinde görülmeden dönülmeyecek her sene o mükemmel ağaçların gölgesi altındaki muhteşem kuma uzanmazsam rahat edemeyeceğim bir doğa harikasıdır.