şükela:  tümü | bugün
  • 1995 çelik harekatını ve güneydoğu'da askerliğin nasıl olduğunu, asker mektubunda nasıl ağlanıldığını, ve en önemlisi 20'li yaşlarında bir insanın hayatının tamamına damga vurmuş bir hikaye.

    sadece anlatanın yazdığı bölümler ; http://inci.sozlukspot.com/…oadrunnersikenjackal/1/

    edit : inci tema değiştirdiği için yazarın entryleri tek sayfadan okunmuyor şöyle pdf halini kullanabilirsiniz.

    nhilus ve huzursuz penguen'e teşekkürler.
  • iki gündür okuyup bitiremediğim hikaye. kitap gibi okunuyor.
  • çok sağlam hikaye. bazen hüzünlü, bazen kasvetli, bazen de korkutucu bir atmosferi var. adam resmen yaşatıyor anlattığı anları.

    --- spoiler ---

    "küçük bir el radyosu beyler. çoook derinden ses veriyor oda çızırtılı, ama çölde su vahası gibi geldi yeminle. sigaramız var, çayımız tavşan kanı, birde müzik. üzerimizde toz toprak içinde üniforma, duvarda hücum yeleklerimiz, sol göğsümüzde telsiz, duvara yasladığımız g3. bundan ötesi varmı. dışarısı buz gibi, rüzgar var. içerisi evin gibi. asker ocağı işte bu."

    "yürüyoruz yürüyoruz yürüyoruz yürüyoruz...
    bazen otobüs beklersiniz kısa mesafede olsa yürümek istemezsiniz ya hani
    koyar adama bazen, lan mutfağa gitmek bazen koyar adama işte biliyorsunuz.
    bana hiç koymadı o günden sonra hiç bir yürüyüş,
    o gün orada bulunan kimseye yürümek koymadı bir daha. buna adım gibi eminim.
    yürüdük yürüdük ve yürüdük... ölesiye yürüdük.. "

    "üsteğmeni kestim ileride durmuş kenarda, sabah olmuş ya yakmış sigarayı hafiften.
    sabah olmuş ya yakmışız sigaraları amk 200 e yakın mavi bere,
    doğu ekspresi gibi tek sıra halinde tüte tüte ilerliyoruz,
    daha varmadan gideceğimiz yere yakıyoruz dağları."

    "zaten orada ya derin bir sessizlik olur yada inanılmaz bir gürültü.
    kulağınız artık normal seviyede ki seslere alışkan değildir.
    hep uçlarda yaşarsınız.
    ortası pek yoktur. "

    "üsteğmen ibrahim benden 8 yaş büyüktü, aradan yıllar su gibi aktı geçti, o hala 29 yaşında,
    ama ben 40 yaşıma dayanmışım artık. fakat hala abim.
    50 yaşımda da öyle olacak. 29 yaşında olacak o ama hala abim olacak."

    "komando andından denir ya ''korku nedir bilmeyiz'' o korkmayız anlamında değil, onun anlamı şu;
    boku çıktı artık zaten ne olursa olsun modudur.
    tek korku arkamızda kalanlar o kadar."

    "o anda anlıyorsunuz beyler, neden komando diğerlerinden ayrı oralarda. neden bu terörist ibnelerin bu kadar garezi var komandolara.
    o ibneler bile o hava şartlarında burunlarını bile kıpırdatamazken, komandolar pusuya mayına bakmazsızın çıkıp bestlere gelmeleri, insana öyle bir gaz veriyorki anlatamam,
    2 saatte o yarı toprak yarı asfalt yoldan çıkıp gelmişlerdi,
    tepede gelen o çocukları gördük ya, ne saatlerdir yağmur altında beklememiz koydu bize ne de saatlerdir beklemenin verdiği sinir kaldı zihnimizde.
    bizim için gelmişlerdi beyler. herşeyi göze alarak bize yardım etmek için çıkıp gelmişlerdi. herşeyi göze alarak."

    http://inci.sozlukspot.com/e/106323150/
    http://inci.sozlukspot.com/e/106330543/
    http://inci.sozlukspot.com/e/106427786/
    http://inci.sozlukspot.com/e/106443595/
    http://inci.sozlukspot.com/e/106577996/
    http://inci.sozlukspot.com/e/106663750/
    http://inci.sozlukspot.com/e/107025714/
    http://inci.sozlukspot.com/e/107780447/
    http://inci.sozlukspot.com/e/108029521/
    http://inci.sozlukspot.com/e/108030467/
    http://inci.sozlukspot.com/e/109958669/

    --- spoiler ---

    (bkz: roadrunnersikenjackal)
  • askere giden-gitmeyen herkesin okuması ve ders çıkarması gereken hikaye...
  • okumaya basladim, baslayis o baslayis, hele bu gunlerde, insanin ici daha da aciyor, insallah bugun bitiririm.
  • filmi çekilse "dram, aksiyon, savaş" türünden 3 saatlik şaheser olabilecek hikaye.

    45 . sayfaya kadar soluksuz geldim. şimdi bitirmemeye çalışıyorum.
  • --- spoiler ---

    ''sanki evinizde kapınızın önüne gelmişler içeride karınız ananız babanız kızınız oğlunuz yada sevgilizin varmış onu savunuyomuşssunuz gibi çarpısın aslanlarım. çünkü bilin ki onları savunuyosunuz''

    --- spoiler ---
  • --- spoiler ---

    koruculardan biri geldi, bu şerefsiz yaptı ben biliyorum dedi, nerden biliyosun dedim onun yaptığını, bu dedi başka köyün çocuğu arıcılık yapar onlarda biliyor dedi arıların konulacak yerleri o yaptı. bize bırakmıyorsunuz bunlar hapse atıp bırakıyorsunuz dedi, dedim niye çıkmış ki dağa, dedi şerefsizde ondan çıktı, abi dedim yanlış anlama bişey sorucam siz niye çıkmadınız dedim dağa, ufacık köydesiniz, toplasanız 15 kişi ya var ya yoksunuz silah kulanan. adamlar sizi bassa alıp götürse ne yapacaksınız dedim, dedi komutan biz 40 kişiydik, başımızda da amcam vardı. 3 senede 15 kişiye kadar düştük, çok kez bastılar köyümüzü, ilk onlar bizden koyun istedi vermedik, çobanın yoluna pusu kurdular hayvanlarımızı telef ettiler. orada yiğenlerimi vurdular. sonra biz karakoldan yardım istedik, bize silah verdiler allah razı olsun. biz gene koyun aldık gene taradılar koyunlarımızı, bir kere daha koyun aldık pusu kuracaklarını bile bile, ama bu sefer hazırlıklıydık biz pusu attık askerlerde vardı yanımızda, 6 tane kelle aldık. sonra bizim köyü 2 kere daha bastılar, amcamı, iki kardeşimi, yiğenlerimi ve bir oğlumu öldürdüler. bu artık vatan meselesi değil kan meselesidir. bir bizden gidecek bir onlardan. bizi tamamen tüketene kadar çarpışırız. şimdide köyün kadınlarının kanına göz diktiler. artık ne asker tanırım ne örgüt. köye kötü bakanı orada vururum.
    --- spoiler ---
  • okunmalidir. kulaginin ustune yatan, yattikca daha da alisan, sevgili gencler okumali ozellikle.
  • erkek olmadığım halde ve hatta askerliğe gitme ihtimalimin yüzde sıfır olma durumundan çok daha düşük olmasına rağmen başından sonuna kadar okuduğum hikaye. evet 50 sayfanın hepsini okudum bitirdim. 5 gündür sadece yeme - içme, uyuma ve ara verme ihtiyacı istediğimde kafamı dağıtmak adına bir kaç entry girdiğim dakikalar dışında hep okudum. kafamı dağıtmak ihtiyacı diyorum, evet, buraya dikkat, çünkü bazı yerlerinde o kadar etkilendim ki bir film izliyormuş gibi ya da anlatılan olayların içerisinde kendim varmışım gibi kaptırıp, oradaymışım gibi hissettiğim için duygudan duyguya hisden hisse girdiğim için buna ihtiyacım vardı. anlatan abi de maşallahı var yazar olsa yani gerçekten bir kitap yazacak olsa dili o kadar sade, akıcı ki zaten taş kalpli olsa dahi insan kendini kaptırır. şuan hakkında o kadar çok şey yazmak istiyorum ki bu hikaye ile ilgili çünkü gerçekten yemek yerken dahi aklımda sürekli abinin anlattığı olaylar vardı, gece yatarken hiç korkmadığım halde karanlıkta sırf kendimi dağda operasyondaymışım bekliyormuşum gibi hissettiğim ve az sonra sadece ilaç aldıkları nedeniyle teröristlerin gördüğü yeşil cübbelilerden görecekmişim gibi hissedip ürperdim.
    belki de bu hikayeye kendimi bu kadar çok kaptırmamın ve sonuna kadar inatla bitirmek isteğim merakımın nedeni benim de bir özel harekatçı kızı olmamdır. çünkü abi bir çok yerde jöhlerden ve polis özel hareketçilerden gururla bahsederken göğsüm kabarıyor ve babamla iftihar ediyordum kendi kendime oturduğum yerden. ya da bunların hiç biri değil de babam 10 gün 20 gün operasyona, göreve gittiğinde neler yaşadığını neler hissettiğini de anlamak için olabilir. çünkü hemen hemen babamın dağlara göreve gittiği yıllarda abimizin başından geçiyor bu hikayede. (92-96 yılları arası) yani terörün en azmış yılları. biz de annemle lojmanda babasız günler geçirirdik ve hiçbirşeyin farkında değil normal hayatımızı yaşardık ki annem bile daha çocuktu ben 4-8 yaşları arasındaydım görev süresi boyunca annem de 25-29 yaşları arasındaydı, yani kocasının ne koşullarda çalıştığını idrak edecek kapasitede dahi değildi. olsaydı eğer zaten babam görevden geldiğinde hikayede adı geçen yağmur ablamızın abiye attığı telefon triplerinden annem de babama atmazdı ki bir kaç görüşmelerini çok net hatırlıyorum, dağdaki adamın moralini alt üst edecek türden şeylerdi.
    neyse hikayeye dönecek olursak, askerlik hakkında hiç bir şey bilmeyen birileri bir çok şeyi öğrenebilir bu hikayeden zaten hikayeyi anlatan kişinin soru - cevap yaptığı bölümler de başlı başına ayrı heyecan verici kısımlar. son zamanlarda içimde terör sempatizanlarına ya da bdplilere karşı olan şert eleştiri ve kindar düşüncelerim bir nebze olsun yeni süreçle azalmıştı ama hikayenin bazı bölümlerini okudukça/okurken tekrar eskisi gibi kin duymaya başladığım da oldu. telsizden kışkırtma amaçlı yapılan saldırılar/konuşmalar ve laf atmalar da cabası, mesela şöyle bir tanesi çok can yakıcı.

    --- spoiler ---

    ''gece 1 gibi cızırtılı cızırtılı boğuk seslerle,
    ''emperyalist tc askeri kürdistandan defol''
    ''mehmed silahları teslim et''
    ''tc askeri canını alacam senin''
    ''mehmed seni izliyorum''
    ''yavuklun nasıl mehmed özlemiştir seni''
    bakın bu çok pis bişey mehmed yavuklun nasıl deyince bizim ortak adımız mehmet olunca hepimiz o anda üzerimize alıyoruz, ve direk kimin sevgilisi varsa tribe giriyo.''

    --- spoiler ---

    empati kurulduğunda o an gidip ağzına yüzüne edesi gelir insanın ama elden gelen pek de bişi yokmuş o an anlatılana göre.
    aslında çok önyargılı birisi değilim ama inci sözlükteki hikaye deyince aman saçmalık çıkacak diye açtığım ama günlerdir ben de derin izler bırakan hikaye oldu bu. son olarak, hikayeyi okurken aklımda hep şu vardı: e güzel abim, evlensene ya! nedense abimizin evlenmesini çok istedim, bananeyse de, hikayenin sonuna kadar bir yandan hikayede aklım, bir yandan da 'umarım kısa zamanda evlenir' diye düşündüm.

    edit: imla.