şükela:  tümü | bugün
  • uzayan sakalımızın tra$ edildigi sava$. ancak biz onların kolunu kesmi$tik. tra$ edilen sakal* daha gur cıkar ama kesilen kol* bir daha yerine gelmez.
  • frenk ellerinde lepanto olarak bilinen savas olup, cervantes bu savasta osmanlilara esir dusmustur. bir de, yanlis hatirlamiyorsam 2001 yilindaki venedik bienali'nde, bu savasa atfedilmis bir enstalasyon arsenalde yer almisti.
  • yenilginin asil sorumlusu kaptan-i derya ali pasa'dir. diger komutanlar pertav pasa ile uluc ali pasa savunma yapilmasini onermis, ali pasa ise bunu kabul etmeyip saldirida bulunulmasini istemis ama maalesef leventleri ile birlikte sehit olmustur.

    bu savasta kaybedilen leventler gercekten son derece iyi egitimli leventlerden olusuyordu ve bir daha bu kadar egitimli askerler yetistirmek kolay olmayacakti. bu yuzden daha once planlanmis olan efsanevi hint seferleri de gerceklesmedi.
  • 7 ekim 1571. yabanci kaynaklara "turklerin 250 kalyon* ve 25,000 levend kaybettikleri yer/sava$" olarak gecen olgu. yenen ki$ilere de spaniard deniyormu$.
  • frenk diyarında, osmanlının yenilemeyeceği mitinin yıkılması sonucunu doğuran savaş.
  • inebahti savasi 1571 senesinde olmustur. dogrudur. fakat cervantes'in bu savasta osmanlilara esir dustugu yanlistir. cervantes bu savasa istirak etmis, bu savasta bir kolunu kaybetmis, fakat esir dusmemistir. savastan donerken cezayirli korsanlar tarafindan esir edilmistir.
    frenk diyarinda osmanli'nin yenilemeyecegi miti ise uzun sure devam etmistir. bu mitin yikilmasi ancak ii. viyana kusatmasi sonrasinda mumkun olmustur.
    cunku osmanlilar bu savasin hemen akabinde akdeniz'e yeni bir donanma cikarmayi basarmislardir.
    inebahti savasinin ardindan osmanlilarin 1573 senesinde venedik'le imzalamis olduklari anlasma sartlari ise oldukca ilginctir:
    bu anlaşma ile venedik, kıbrıs’ı osmanlilara bırakıyor, dalmaçya’da osmanlılar tarafından ele geçirilen yerlerden vazgeçiyor, arnavutluk’ta kendi ele geçirdiği yerleri geri veriyor, kurtarmalık almaksızın türk esirleri serbest bırakıyor ve 300.000 sekine savaş tazminatı ödemeyi kabul ediyordu. ayrıca venedik donanması 60 kadırga ile sınırlanıyor ve venedik’in zanta ve kefalonya için ödediği yıllık 2500 sekine haraç da devam ediyordu.
    anlasma bu gibi sartlari ihtiva ettigi icin hammer ve dahi fernand braudel, bu savasin galibinin bu anlasma sonuclarina gore osmanlilar olmasi gerektigini soylerler.
    vel hasil is karisiktir.
    donanma mahv olmustur fakat osmanlilar cok karli bir anlasma imzalamislardir. buna ragmen uzun vadede bu savasin osmanli maliyesi uzerindeki etkisi oldukca sarsici duzeyde olmustur.
    ozetle derim ki, ilgililer fernand braudel'in akdeniz ve akdeniz dunyasi adli kitabindan ve andrew hess'in "the battle of lepanto and its place in mediterranean history" adli makalesinden detay bilgi alabilirler.
  • [tarihin bize oynadığı bir ironi midir yoksa?]

    efendim; ne gariptir bu deniz savaşı.

    * cervantes'in bir kolu bu savaşta hasar gördü.
    * sokollu' venedik elçisine: biz kıbrıs’ı almakla sizin kolunuzu kestik. siz inebahtı’nda donanmamızı bozmakla sakalımızı traş ettiniz. traş edilen sakal yeniden çıkar ama, bir kolun yerine gelmesi imkansızdır." demiştir.

    (bkz: kol)
  • bozgunun sorumlusu olarak geçen kaptan-ı derya ali paşa denizcilikten yetişme değildir, bir kara askeridir. dolayısıyla asıl suçlu donanmayı kara askerlerine teslim eden sadrazamdır*. zaten kanuni döneminden sonra donanmaya gerekli önem verilmemiş, henüz barbaros hayreddin paşanın yetiştirdiği birçok büyük denizci hayattayken donanma kara askerlerine teslim edilmeye başlanmıştır. ancak bu bozgundan sonradır ki, osmanlı donanmasının başına piyale paşa'dan sonra bir kez daha iyi bir denizci*geçebilmiştir.
  • 6 tane galleass tipi geminin yaklasik 100 osmanli gemisini batirdigi savastir.
  • savaştan daha ilginç olan, grimaud hocanın da belirttiği üzre, savaş sonrasında imzalanan barış antlaşmasıdır. bu antlaşma aslında venedik için küçük düşürücü şartları haizdir.

    velhasıl, bu karışık işi çözebilecek bir neden geliyor benim aklıma, o da şudur:

    her şeyden evvel akdeniz'de tehdit eden osmanlı'dır.
    ikinci olarak, venedik, ticaretten edindiği gelirden daha da önemli olarak, iaşesi için doğu akdeniz'e ve doğu akdeniz'in hububatına muhtaçtır.
    üçüncü olarak, venedik için önemli olan, bu söylediklerimin yanı sıra, süfer zengin (parasal anlamda diyorum) olmasına rağmen elindeki adam sayısının azlığından ötürü, herhangi bir savaşı mümkün olduğunca kısa tutabilmektir.

    bu yüzden, venedik savaşı kazanmış olsa dahi, doğu akdeniz'e giden yolların kendisine kapanmasını engellemek için şöyle yada böyle bir barışa mecburdur. sanıyorum kazanılmış bir savaşa rağmen mağlup ettikleri düşmanlarına bu denli imtiyazlar sağlayan bir antlaşma imzalaması, esasen, venedik'in doğu akdeniz'e giden yolları belli bir maliyetle açık tutması anlamına geliyordu.

    aslında bu savaşın sonunda, benim anladığım kadarıyla, her iki ülke de kaybetmiştir. savaşın asıl galiplerini biraz daha kuzey'de aramak daha mantıklı sanki...