• japon tarzı uyuklama ile ilgili harika bir yazı. için.
  • aynı yazının türkçesi için; şuradan
  • japonya'da halka acik alanda yapilan şekerleme. bu sekerleme okul ve is toplantisinda bile yapilabiliyor. japon kulturunde iste uyumanin anlami sudur: kisi isine adanmisliginin isaretidir. kisinin gec saatlere kadar calismis oldugunu gosterir.
  • japonların iş yerinde, okulda, sokakta (cidden kaldırımda bonzai almış gibi duran insanlar görürseniz şaşırmayın, "inemuridir o" diyin geçin), şurda, burda kestirme olayı.
    çok çalışmanın ya da en azından öyle görünüyor olmanın prim yaptığı bu güzide ülkede insanlar tabi her alanda bu algıyı oluşturmaya çalışıyorlar. onlara göre yatakta uyumak tembellik sayılırken, iş yerinde uyumanız taktir ediliyor.
    tabi burada hipersomnia sıkıntısı çeken arkadaşların japonya'da çalışmaya gitme düşüncesine açık kapı bırakmış olmayalım keza adamlar gece gündüz demeden çalışıyor, çalışmanızı istiyor. sürekli uyuma haline bi yerden sonra hoşgörü göstermezler haliyle..
  • japonca “olduğu yer-
    de uyuma” anlamındaki
    inemuri terimi, kişinin
    metro ve hatta diğer
    insanlarla akşam yeme-
    ği yenilen mekân ya
    da ofis gibi uyku
    amaçlı olmayan yer-
    lerde kestirdiği özel
    bir uyuma biçimini
    ifade ediyor. “resmen
    uyumadığınız için,”
    diyor cambridge üni-
    versitesi’nde japonya
    uzmanı olan brigitte
    steger, “toplumsal
    açıdan kabul görmek
    istiyorsanız belli du-
    rumlarda usule uygun
    davranmanız gerekiyor.
    örneğin bir toplantıda
    dinlermiş gibi yapabilir
    ya da uyur durumda-
    ki kafanızı kağıtların
    ardında saklayabilirsi-
    niz.” haylaz biri olarak
    tanınmıyorsanız ufak
    bir inemurinin işteki
    itibarınızı artırabilece-
    ğini ekliyor. “kendinizi
    yoracak kadar çok çalış-
    tığınızı ortaya koyuyor.”

    national geografic, 08.2018 sayısından alıntı.
  • ilk kez öğrencilik dönemlerinde çalıştığı tokyo ticaret odası’nda 1989 yılında farkına varan cambridge üniversitesi | doğu asya etütleri bölümü'nden avusturyalı japonolog, brigitte steger in inemuri’yi araştırdığı ve 500 sayfalık tezini kitaplaştırdığı
    best seller olan,
    "ınemuri: wie die japaner schlafen und was wir von ihnen lernen können"
    (inemuri: japonların nasıl uyuduğu ve onlardan ne öğrenebiliriz) ya da
    ‘uyumak için zaman yok’ adlı kitabında yer alan bazı satırlar;

    japonya’daki ekonomik gelişmelerde yaşanan radikal değişim o tarihlerde çalışma sürelerinin uzamasına ve boş zaman değerlendirilmesinde de yeni bir stres türünün doğmasına yol açmıştı.

    çünkü boş zaman tüketimi varsıllığın bir göstergesiydi. golf, sinema, disko ve gece eğlenceleri gibi uğraşların tümü 24 saatin içinde yapılması gerekiyordu.

    ‘herkes birbirine gururla uyumaya hiç zamanı olmadığını anlatıyordu’ diyor steger. ‘ama daha sonra gerçekte her yerde uyuduklarını gördüm’

    diğerlerinin nasıl uyuduklarını, gündelik yaşamda özel bir davranış biçimi keşfetmek onu büyülemişti. ve şanslıydı da. konu, doktora danışmanının ilgisini çekmiş ve kyoto’da japon geleneklerini yakından izleyebilecek bir semtte güzel bir ev bulmuştu.

    çocuklukta başlıyor

    steger böylece toplum içinde uyuma alışkanlığının kısmen yetişme tarzıyla ilgili olduğunu öğrendi. japon çocukları avrupa toplumlarında olduğu gibi belli bir saatte yatırılmıyor, bunun yerine oturma odasının yatak odasına dönüştürülmesine dek ayakta kalabiliyorlardı.

    böylece çocuklar ne zaman yorulduklarına ya da neyin kaçırılmaması gerektiğine kendileri karar veriyordu.

    fakat araştırmacı, inemuri’nin esas uygulandığı yeri, tokyo’da bisiklet yerine metroyla yolculuk etmeye başlayınca buldu.

    japonlar toplu taşıma araçlarında ‘pavlov’un köpekleri’ gibi davranıyorlar. yani oturur oturmaz uykuya dalıyorlar.

    ama toplum içinde uyumanın belli kuralları da var.

    horlamak, bakımsız giysiler, dağınık saçlar veya salya akıtmak ayıp.

    ve uyurken başın yandaki kişinin omzuna dayanması, kişiyi tacizci durumuna düşürebiliyor.

    ayrıca kadınların bacaklarını açarak uyumaları da pek şık bir davranış değil.

    uyanmayı bileceksin (gps ugulaması kullanıyorlar)

    fakat metroda uyuma sanatının başlıca koşulu, vaktinde uyanmayı bilmek. genelde herkes durakta uyanmasını biliyor. bunda tabii her şeyden önce, işe gecikmelerin izin günlerini kısaltması etkili olmakta.

    steger’in gözlemleri bir yerde batıda yaygın olan ‘acımasız rekabetin kronik yorgunları’ klişesini kanıtlamakta.

    kısa bir süre sonra kendisi de iklimi, kalabalığı ve iş yeri veya okulun uzaklığı nedeniyle tokyo’daki yaşamın ne kadar zor olduğunu öğrendi.

    peki ama new york, paris, moskova veya pekin’de yaşam daha mı kolay?

    bu sorunun yanıtını bulabilmek için bilimsel uyku yayınlarını araştırarak ana tezini geliştirdi:

    ana tez

    uyku alışkanlıkları dünya genelinde üç farklı ana motife göre karakteristikleşmekte.

    birincisi batı kültürü için tipik olan tek evreli uyku tipi (sekiz saatlik gece uykusu),

    ikincisi özellikle de akdeniz bölgesinde yaygın olan siesta kültürü (öğle uykusuyla tamamlanan daha kısa gece uykusu)

    ve üçüncüsü ise şekerleme kültürü yani gün içinde birkaç şekerlemeyle tamamlanan kısa gece uykusu ki bu afrika, hindistan, çin ama özellikle de japonya’da çok yaygın.

    inemuri’nin başlıca nedeni, japonya’da kişilerin her yerde her zaman hazır bulunmasına gösterilen önem. iş yerine en erken gelen ve burada en uzun süre kalanın saygınlığı artıyor. bunun arkasında ne olduğu hiç önemli değil, önemli olan her yerde var olmak.

    ve bu meşguliyet ise herkesin görebileceği yerde uyuyarak gösterilmeye çalışılmakta: işte bakın, firma ve ailem için tamamen bitkin düşene dek çalışıyorum.

    başbakan da uyuyor

    japonya’da sadece otobüs, tren ve uçaklarda değil, parlamentoda (özellikle de başbakanlar için geçerli) bile uyumak adetten. bildiri sunanlar, toplantıdaki yöneticiler herkes uyuyor.

    ancak genç çalışanların, inemuri konusunda abartmadan önce kariyerlerinin buna izin verecek hale gelmesini beklemek zorundalar.

    inemuri alışkanlığı ilkokulda edinilmekte.

    çocuklar evlerinden getirdikleri küçük havluları sıranın üzerine seriyor ve derste heyecan yoksa kafalarını sıraya koyup uyuyorlar.

    steger’in arkadaş olduğu bir profesör ders anlatırken dahi düzenli olarak inemuri’ye benzer bir duruma düştüğünü itiraf etmiş. yani yarı uyanık bir vaziyette yarı anlamsız sözlerle anlatmaya devam ediyor.

    peki öğrenciler bu duruma nasıl karşılıyor? öğretmenin yanıtı gayet açık: onlar da uyuyor!

    die zeit’da (34/2004) yayımlanan habere göre, steger, inemuri alışkanlığının tüm dünyada yaygınlaşacağından emin. hareketlilik ve küreselleşme tek evreli uyku tekelini bozacak.

    vinç operatörü, kamyon şoförü ve vardiyalı çalışanlarda şekerleme alışkanlığı zaten şimdiden gündelik yaşamın bir parçası.

    okullarda ; "trende ya da kütüphanede hoş karşılanan bu davranışınız,
    sınıfta ders sırasında tepki görebilir" şeklinde japon öğrencilerine yapılan tavsiyeler var.
  • uykuyu kültür öğesi yapan japonların uyuklama hali.
    kapitalizmin merkezi olan japonya’daki toplum çok çalışıyor. işkolik oldukları için dinlenmeye vakit az. dinlenmek için ayakta uyuyorlar.
    bu japonlara çok acıyoruz ama japon ürünlerini kullanmamaktanda geri kalmıyoruz. az alalım ki adamlar dinlensin.
  • acilen yurdum insanının japonların (ve şimdi ismini saymayacağım bir maç ülkenin) kültürel özelliklerini, tanrısal bir havaya büründürme çabasından vazgeçmesi lazım. iş toplantısında uyumak rezillik sebebidir. bunu bir gurur olarak görmemizin imkanı yok. adamlar evinde uyuyamıyor diyorlar. bu felaket değil de nedir? böyle şartlarda çalıştığınızı hayal etsenize.

    yani demem o ki bırakın japonya bizi geçsin. çin'i de, amerika'yı da, almanya'yı da geçsin. 1 numaraya otursun. muratlarına ersinler ne diyeyim... ben?.. ben almayayım teşekkürler. kültürünüz batsın.
hesabın var mı? giriş yap