şükela:  tümü | bugün
  • ingilizcesi ineptocracy. maharetsizlik, beceriksizlik, ehliyetsizlik rejimi olarak türkçe'ye çevrilebilir. yarın öbür gün lazım olursa diye osmanlıcası da istidatsızlık rejimi olarak düşünülebilir.

    --- spoiler ---

    a system of government where the least capable to lead are elected by the least capable of producing, and where the members of society least likely to sustain themselves or succeed, are rewarded with goods and services paid for by the confiscated wealth of a diminishing number of producers.

    liderlik yapmaya/yönetmeye en az yeteneği olanların, üretmeye en az yeteneği olanlarca seçildiği, ve toplumun hayatını idame ettirme ve başarıya ulaşma olasılığı en düşük olan kesiminin (debiller topluluğu), sayıları hızla azalan üreten kesimin el konulan birikimleriyle ödüllendirildiği sistem.

    --- spoiler ---

    http://tr.urbandictionary.com/…php?term=ineptocracy
    http://en.wiktionary.org/wiki/ineptocracy

    sürdürülebilirliği (sustainability) tartışmaya açık olmakla beraber, ciddi anlamda uzun süre boyunca hüküm sürebildiği durumlar vakidir. bu cehaletin ve algı körlüğünün topluma bu kadar derinlemesine sirayet ederek, bu basiretsizlik sistemini mümkün kılan olgu ise, ineptokrasinin hasıl olmasından çok öncesinde başlayan ve bireyin sorgulama, araştırma, muhakeme gibi asgari düzeyde demokratik, özgür ve insan haklarına saygılı bir toplumun mutlak surette ihtiyaç duyduğu yeteneklerini ortadan kaldırmayı, hiç olmazsa törpülemeyi şiar edinmiş bir eğitim sistemidir. yani bu kepazelik, onu yaratan öncülü incelenmeden anlaşılamaz ve onunla mücadele edilemez.

    demek ki lafı evirip çevirmeden diyebiliriz ki, türkiye'nin ve türkiye'deki binlerce kurumun/şirketin/üniversitenin içinde bulunduğu durum.
  • (bkz: kakistokrasi)
  • bu kelimenin çıkış kaynağı nedir bilemiyorum, fakat sanıyorum ki saçma sapan sosyal transfer ödemelerinden gına gelen abd liberterleri olabilir kaynak. benzer sorun tabi türkiye'de de var.

    evde bakım maaşı, yaşlılık maaşı, valilik yardımları, devlete bağlı vakıfların yardımları derken toplumun üretmeyen kesimine inanılmaz bir maddi transfer sağlanıyor devlet eliyle. bu elbetteki üretken kesimin gelirlerinden alınan ekstra vergiler ile finanse edilen bir yardım. bu transferlerin yani yardımların devam etmesi için ise mevcut iktidarın devam etmesi gerektiği kabulü ile üretmeyen ve yardım alan kesimler her ne olursa olsun iktidarın devamını istiyor.

    bu kesimin tek derdi kendisine yapılan maddi yardımlar olduğu için iktidar hiçbir şekilde denetlenemiyor, inanılmaz konforlu bir biçimde istediğini yapıyor, zamanla denetimsizlik iktidar kadrolarında da iş yapmayı bilen insan ihtiyacını da yok ediyor, bunun yerine sadakatinden sual olunmayan kifayetsizlerin dönemi başlıyor. yani ineptokrasi tam manası ile tecessüm ediyor.

    türkiye ineptokrasisi bu safhaya gelmiş bulunmaktadır. elbet en nihayetinde altın yumurtlayan tavuk yani üreten kesim üretememeye başlayacak, sosyal transferler kesilecek, toplum en nihayetinde toptan bir yoksulluğa sürüklenecektir. muhtemelen işte o durumda da yine o yardıma muhtaç kesimlerin duygularına hitap eden aşırı milliyetçi bir iktidar toptan kurtuluşçu bir ideoloji ile iktidarı ele geçirecektir.
  • bilgi ve beceri gerektiren işlerin bir önemi yok o halde eğitim görmüş bordrolu yığınların köle gibi çalıştırılıp, yozlaşmanın etkisiyle sadece makam sahibi olanlara yalakalık yapan yancılarının yönetimde olması kolaydır. vergiyi basarsın, bordrolu çalışandan söke söke alır, iş pasladığın firmaların da vergi borcunu silersin ne olacak ? hesabını kim soracak, senin zihniyetinin atadığı adam mı ? paraları çarçur eder gibi oraya buraya dağıtırken düşünmene gerek de kalmaz hem. fakir fukaraya da belediyeden iş bağlarsan, azıcık da makarna yardımıyla her şeye eyvallah derler. oh kebap be. üreten değil, tüccar ve esnafın el üstünde tutulduğu bir medeniyete hoş geldiniz.