şükela:  tümü | bugün soru sor
  • pembe suratlı, üç numara saçlı, hafif şişko, sarhoş holigan
  • wayne rooney'e benzeyen bir sürü kişi.
  • 8 yıl öncesi... "olympos'ta kızlar teklif ediyormuş oluum!!" gazını aldık 3 sap, hayatımızda ilk defa olympos'a gittik.

    ilk 2-3 gün hem birileri teklif etsin diye bekliyoruz, hem de ortamı tanımaya çalışıyoruz falan. ama baktık kimsenin teklif ettiği yok, dedik herhalde önce bizim biraz konuyu açmamız lazım, zorlanıyorlar tabi hiç tanımadan etmeden...

    hemen kendimize birer hedef belirledik gündüzden, bizim gibi birlikte takılan 3 hatun... fakat bunlar gündüz bizim pansiyonda kalan 4. bir hatunun -çirkin- yanına gelip, akşam yok oluyorlar. nereye gittikleri belli değil.

    müthiş bir taktik deha olarak, atladım öne tabi. gittim diğer kızlar yokken çirkin olana yazdım inceden. maksat akşam nereye gittiklerini öğrenmek. nitekim; bulmacaydı, yemekti falan iyice muhabbeti ilerlettim ben bu kızla ve akşamki toplaşmaya daveti kaptım.

    gittik akşam mekana, hemen tanıştırıldık asıl 3'lüyle falan... havadan sudan konuşmaya çalışıyoruz gürültüde ama algıda müthiş seçiciyiz. "sevişelim mi?" sorusunu, o anda üstümüze atom bombası düşse kaçırmayız.

    yalnız 2 saat geçti, kafalar güzel oldu, ne teklif var, ne birşey... benim hatun ayakta duramıyor artık ama tık yok. dedim bu böyle olmayacak, ben başladım artık yazılmalara.

    yaklaşık 1 saat de benim yazılmalarımla geçtikten sonra ne olduysa 1 dakika içinde oldu. yok, teklif gelmedi, ingiliz geldi! yanımızda bitti herifçioğlu.

    ben kızdan 10 cm uzunum, ingiliz de benden 10 cm uzun... herif daha hiçbirşey söylemeden kız atladı: "why don't you buy me a beer?" sonradan öğrendim, "sevişelim mi?" demekmiş.

    işte benim de "ingiliz" deyince aklıma bu orospu çocuğu gelir. ingiliz olduğu dahi şüpheli aslında ama adı ingiliz kalmıştı o gece.

    hani kızı unuttum, ısmarladığım biraları unuttum, ardından gelen çirkin kızın tacizlerini dahi unuttum, ama bu ingilizi unutamadım arkadaş. kapitülasyonlu lavuk...
  • (bkz: fog reyiz)
  • dünyada işsiz kalmayacak insanlar. hangi ülkeye gitseler, native speaker ayağına ingilizce dersi verip hayatta kalıyorlar.
  • emperyalizm...

    geciniz efenim, su centilmenligi asaleti... adamlar, gunesi bir turlu batirmamislar en guclu donemlerinde. bunlar da asaletle, centilmenlikle falan olmuyor. ulkelere, milletlere, kanirta kanirta tecavuzle, kan ile, goz yasiyla oluyor... kendisi kanirtmazsa, cikarlari icin milleti birbirine dusurerek kanirtir, birbirlerini kirmalarini saglar.

    demokrasi desen ooooo, sinir tanimaz... centilmenlik desen, oooo, kainatta daha centilmenini bulamazsin... asalet desen, ooo, s..kini sallasan duklerden duseslerden normal vatandasa sira gelmez... hepsi de sadece kendi vatandaslarina ama. sira diger insanlara, insanliga geldiginde, her sey degisir. amgajman * kurallari, zirt diye degisir... akan kan, yasanan insanlik dramlariyla beslerler demokrasilerini de, asaletlerini de, centilmenliklerini de....

    onun icin, su buyuk abilere baktiklarinda asalet ve demokrasi gorenlere, centilmenlik gorenlere hep imreniyorum dogrusu. ben de bir korluk var ya, du bakalim, hayirlisi...
  • ingiliz denince akla gelenler demenin bir baska yolu. kusturdunuz artik. ingiliz basligina git yaz amk aklina ne geliyosa.
  • sıcak patates yemiş gibi konuşan insanlar.
  • oxford'da kaldigim 3 gece boyunca 5 kurus para almadan beni evinde misafir eden, sevimli, sicakkanli, misafirperver ingiliz tonton teyze. para almamayi gectim kadinin ayagima kadar su getirip bir sey istersen gec dolaptan al, cekinme sakin demisligi bile vardi. ingilizlere soguk diyenler utansin.
  • ingiliz denince zihnimde oluşan sahne istisnasız her seferinde aynı.
    endüstri devriminin başları 1750-1800 yılları. yoğun şekilde sisli ve soğuk bir akşamda, mum ve gaz lambalarıyla aydınlatılmış loş sokakların taş döşeli ıslak yollarında; ağızdan çıkan buharla telaşlı ve hızlı adımlarla bir an önce evine gidip kıyafetlerini değiştirerek sıcak bir yerde oturmak istermiş izlenimi veren uzun paltolu insanlar. bu sahnede zihinde duyulan ses ise at arabalarının tekerlek ve atların yola çarpan nal sesleri.