şükela:  tümü | bugün
  • divx izlerken kişinin ingilizce'sini geliştirmesine yardımcı olan altyazı türü.
  • dvd ve divx filmlere en cok entegre edilen alt yazi tipidir.
  • onlar olmadan türkçe altyazı olmasının oldukça zor olacağı altyazı çeşididir(arkadaşlar mütemadiyen çeviriyorlar o yüzden). ingilizce'yi geliştirmeye yaradıkları gerçektir. izlerken fazla takılmamak lazım yoksa gerilemeye de neden olabilir.*
    (bkz: divxtr org) adresinden bolca indirilebilir.
  • asıl amacı, duyma problemi olan kişilerinde filmi takip edebilmesini saglamaktır.ama ingilizceyi geliştirmedeki rolüde büyüktür gerçekten.
  • "hearing impaired" ibaresi olan altyazılar duyma problemi olan kişiler içindir. normal ingilizce altyazıdan farkı ortam seslerinin de altyazıda verilmesidir. tüm altyazılar bu şekilde değildir ve duyma problemi olanlar için özel altyazı üretilir. genelde normal ve ortam sesli olmak üzere ikiye ayrılır bunlar. genelde ingilizce anadili olan kişiler bunu iplemez ama bir çok insan(anadili ingilizce olmayan) bazı filmleri bu sayede anlar ve mesela divx sayesinde bu altyazılar tahmin edemeyeceğiniz kadar çok dile düzgünce çevrilerek üreticinin bile yapamadığını başarmış olurlar.
  • bu altyazılarda favorim şarkı sözlerinin de özel bir yazım formatıyla verilmesidir. böylece detaylara da dikkat edilmiş olunur. bazı üreticiler ise bu detayı nedense atlar sinir ederler. (genelde italik olur ve önüne nota işareti eklenir)
  • ingilizce altyazi ile ilgili ilginc bir durumla karsilasmistim zamaninda. final destination 2 isimli filmi izlemek icin hazirlik yapilmaktadir, altyazi aranir ama film yeni ciktigindan midir, yoksa altyazi turkceye cevrilmediginden midir, yoksa kisisel tercih midir hatirlamiyorum, ingilizce altyazi indirilmistir.

    neyse filmi izlemeye basladim, bir yandan konusmalari dinliyorum, bir yandan alt yazilari okuyorum. oyuncularin soyledikleri seyler ile altyazilar ayni seyi anlatiyor ama farkli kelimelerle. once hangi suursuz oturup da altyazilari rephrase etti desem de daha sonra kafama dank etti ki altyazilarin muhtemel olarak ispanyolc, fransizca ya da baska bir dilden dan ingilizceye cevrilmis olabilecegini idrak ettim.
  • bbc prime'da programı izlerken teletext'ten 888'i açarsanız, ve şayet program için altyazı hazırlanmış ise normal televizyon izlerken de ingilizce altyazı ile izleyebilirsiniz. ( "888 tabi, ehe, yeme beni" demeyin, öyle).

    tabi digiturk ile pek mümkün olmuyor.
  • en etkili ingilizce geliştirme yöntemlerinden biridir. eğitim şart ama yeterli değil. kitap dilinin yanısıra konuşma dilini de öğrenebilmek için ya ingiltere/amerika'da yaşayacaksın ya da ingilizce altyazılı dizi veya film izleyeceksin. bu, hem kelimelerin yazılışlarını öğrenmenin, hem nasıl telaffuz edildiklerini duymanın en kolay ve ucuz yoludur. üstelik arada durdurur merak ettiğin kelimelerin anlamlarına bakarsan kelime hazinesine de epey katkısı olur. arada geçirilen hoş zaman ise cabası. e bundan iyisi şam'da kayısı!
  • filmlerde bazı ingilizce altyazılar ne kadar sıkıcı. arkadaki müziğe dikkat çekiyor, cam gerisinden kadın bağırıyor, parantez içinde duyulmuyor yazıyor. bu ingilizler salak galiba; her şey ayrıntılı yazılıyor, filmde rahat rahat izleyip tadını çıkarmaya imge/görüntü ve örtülülük/gizem kalmıyor. fondaki müziğin kimin parçası olduğunu bile yazıyor. insanı hazırcılığa alıştırıyor. araştırma ilgilenme gereği bırakmıyor.

    türkçe altyazıların geneli, genel ruhu ile çok çok farklı.

    edinot: olay zannettiğimden bir hayli farklıymış. tekzip metni gerekli oldu. işin aslı (bkz: sağırlar için altyazı seçeneği).