şükela:  tümü | bugün
  • ferhan şensoyun bir amerikan tiyatrosuyla giriştiği bi yakım ortaklık projeleri üstüne yazdığı amerikada geçen gezi yazısı, keyiften öldürür, tarzanca ingilizce anlatımıyla hoşça vakitler geçirtir..(bkz: grotesk)
  • varlığını groteski abdullaha borçlu olan kitaptır en az kalemimin sapını gülle donattım kadar lezzetli bir kitaptır.
  • kitap boyunca anlarsiniz ki ferhan sensoyun baslica icecegi su degil alkoldur, surekli icer, her paragraf elinde bir bardak icinde de alkol vardir, meksiya gider margarita icer, abd ye gider viski icer e bir dur be adam dedigimiz anda kitabin bitmeye yakin kisimlarinda pankreasi azar komaya girer adam kendini eve zor atar, siz yuzunuzde hafif bir tebessum ve vay belerler kitabi bir koseye birakirsiniz, 3 kez okudum biraz vakit gecsin yine okurum o derece keyif veren kitap.
  • "gerçekte birçok adi olup da kitabimizda adi olmayan teksasli kadin" da kitabin baş kahramanlarindan biridir...
  • ferhan şensoy'un renkli türkçe paranoyalari da çok eylencelidir, mesela son gün kendisi havaalanina süper bir araba ile birakilirken "ne demek istiyor yani bu teksasli kadin? paramiz var mi? para onlarin değil ki, araba da değil... hem sen bu imaj için bu karşilamayi son gün yapmazsin, ilk gün kiçikirik bir arabayla aldin bizi havaalanindan, giderayak ne bu" tarzi * düşüncelere kapilir... güzeldir...
  • (bkz: mr fucir tens)
  • ferhan şensoy'un, içeriğindeki tarzanca ingilizceden esinlenip neden ismini 'ingilizce bilmeden hepinizi ay lav yu' koymadığını merak ettiğim eğlenceli kitabı.
  • william burroughs ile dahi tanışmıştır bu macerasında..
  • bahsi gecen amerikan tiyatrosunda ki asil can alici olay sahnenin yuzuyor olmasidir.. projeye gore sahne degisik limanlara demir atacak, oyun su ustunde oynanacaktir..
  • ferhan sensoy'un is amaclı baslayan ancak uzun sureli bir tatile dönüsen, amerika ve meksikadaki gezilerini kaleme aldıgı en guzel kitabı.

    turk tiyatrosu ile amerikan tiyatrosu arasındaki farklılıklar kitap icerisinde bircok bolumde kaleme alınır; ornegin amerikan tiyatrosunun cok hareketli, seslerin ve dansların izleyici icin onemli unsurlar oldugu; bunun yanında turk tiyatrosunun daha durgun ve soz sanatlarına dayalı, anlık kelimelerde izleyiciyi etkileyecek bir tiyatro oldugundan bahsedir.