şükela:  tümü | bugün
  • her şeyden önce ingilizce'den kaynaklı bir özgüven duyulmasını sağlayan girişimdir. ancak öğrendiğiniz dil ingilizce'ye biraz olsun ters ise* ya da ingilizce'ye aslında çok benziyormuş gibi gelip, tanıdık görünen kelimelerle* aklınızı çelen her hangi bir dil ise öğrenmek istediğiniz o zaman özgüven dil öğrenmemek yeterli olmayabilir.

    bunun dışında ingilizce bilmekten ötürü sizden farklı bir düşünme şekline alışılabileceğini gördüğünüz için "bu neden böyle bu dilde" diye düşünmektense "demek bu dilde böyle bu" diye düşünerek daha hızlı ilerleyebilirsiniz. ben şahsım adına ilk elden fransızca ve farsça'yı öneririm. biri kolay diğeri büyüleyicidir. uğraştığınıza değecektir.*
  • ana dili ingilizce olanlarin yapmadiklari sey.
  • günümüzde nadiren görülen bir olaydır.

    ingilizce artık ya ilk ya da ikinci tercih edilen yabancı dildir. dolayısıyla ingilizce dışında iki yabancı dil bilen kimseyi bulmak hayli zordur. ama "ingilizceden sonra ikinci bir yabancı dil öğrenmek" çabasında olan birçok kimseyi bulmak mümkündür.
    genel olarak ticari düşüncelerden dolayı rağbet gören ikinci yabancı diller, rusça, arapça, çince gibi gelecekte uluslarası arena ve piyasalarda etkinliklerinin artacağı varsayılan ülkelerin lisanlardır.

    edit: ayrıca daha anadilde bile kendini ifade edememeyle ilgili olarak (bkz: anlatım bozukluğu içeren başlıklar)
  • üniversitelerin ingiliz diline dayalı bölümlerinde akademik kariyer yapmak için bir zorunluluktur. ingilizce bu dal öğretim görevlilerinin anadili olarak kabul edilmekte, yabancı dil öğren öyle gel denilmekte.
    bu yabancı dilin, ingilizce dışındaki herhangi bir batı dili olması şartı var. dile dayalı bütün bölümlerde aynı kural geçerlidir.
  • (bkz: altın bilezik).
  • eğer ingilizce zorla öğrenilmişse zaten bu konuda bezgin olan bünye isyan edip reddedebilir böyle bir durumu. bunu aksine dil öğrenmeyi severek yapıyorsanız, ikinci veya üçüncü yabancı dilin size katacağı şeyler akademik kimlikten çok daha fazladır.
  • zevk için, meraktan, o dilin kültürüne ya da yazınına ilgi duyulduğundan, yabancı hatun kaldırmak için, türk hatunu etkilemek için, dünya turuna çıkınca zorlanmamak için, dublajsız film izleyebilmek için ve benzeri pek çok sebepten fazladan bir yabancı dil öğrenilebilir pekala.

    yabancı bir ülkede/kurumda çalışılmayacağı ya da yabancılarla iş yapılmayacağı sürece ise sırf cv'ye yazmak için fazladan dil öğrenmek kadar gereksiz bir şey yoktur. dil öğrenmek kolay iş değildir, ona harcayacağınız yıllar ve vereceğiniz emekle çoook daha yararlı şeyler öğrenebilirsiniz. örneğin yazılımcıysanız fransızca öğrenene kadar gidin beş programlama dili üç framework öğrenin, bin kat daha fazla işe yarar.
  • ingilizcenin hep ilk tercih edilen yabanci dil olu$undan oturu, yaninda, ba$inda, sonunda servis ettiginiz her dil nedense ikinci yabanci dil muamelesi görür, ayni anda ögrenmeye ba$lami$ olmaniz bi$ey degi$tirmez.

    herneyse, ikinci, ücüncü, onücüncü neyse ne, benim soylemek istedigim;
    bi zamanlar ulkemizde birbirinden ala, cici yabanci dil egitimi veren okullar vardi, iclerinde ilk yabanci dili ingilizce olanlar oldugu kadar, fransizca, almanca, italyanca olanlari da vardi. es kaza bu okullardan birinde egitiminize ba$ladiysaniz, ikinci degil be$inci dil bile ögrenilirdi.

    zaten dü$ündügümüz zaman, bir dilbilimi ve edebiyati ögrencisi olan, cocuklugundan beri tum ilgisini cenesini olabildigince cok dilde dü$ürmeyi ilke edinmi$, kendisi ile ayni okullarda egitim görmü$ arkada$larindan farkli olmayarak, pek cogu gibi, 4-5 dil hali hazirda konu$abilen biri olarak, ingilizce ogrenildikten sonra, latince kokenli bir ikinci yabanci dile geci$ yapildigi takdirde, digerlerinin de pe$i sira hizla geleceklerinden adim gibi eminim.

    kari$iyor mu?? uu hem de nasil.
    ama her birini konu$urken aldigim haz, her biri sayesinde mirildandigim tüm $arkilardan aldigim tat uzerine, i$sizlik gibi bir donemin kolay kolay kapinizi calmayacagindan umutlu olabiliyor iken, herkese tavsiye edebilecegim bi ogrenim.
    ha ama benim gozumde 10 dil bilen de bir, 1 dil bilen de bir. tatli dilli olsun yeter.. pöf! diye de bitiririm.
  • ingilizce, fransızca ve arapça'nın ardından türkçe'ye azmetmiş japon üniversite öğrencisi faaliyetidir *
  • oldukça zevkli bir uğraştır. ancak zaman ve fedakarlık gerektirir. tekrar edilmeyince unutulur. yunanca gibi teorikte hiç bir işinize yaramayacak bir dili öğrenmek için vakit harcıyorsanız zaman zaman gereksiz bir iş yaptığınız hissine kapılabilirsiniz ama aslında maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisinde en üst basamağa kadar çıkmışsınızdır, sevinebilirsiniz.