1. tabi o zamanlar internet yoktu. vardı da böyle değildi.
    - örtmenim ben ilimizi anlatmak istiyorum nasıl olur?
    - çok güzel olur evladım.

    tourist informationa gidilir, ben güzel ilimizi anlatan bir kitap istiyom, x beyinde oğluyum.

    kitap alınır. fotolar bile oradan kesilir. bazı cümleler bozulur ki daha hazırlık öğrencisisin haddini bilmek zorundasın. sonra yüz alınır. (bkz: akşama gel madalyanı verelim)
  2. lise ve ilköğretim düzeylerinde ingilizce dönem ödevlerinin konusu genellikle atatürk'ün ingilizce hayatıdır.
    bu ritüeli bozan tek bir öğretmenim vardır. elinden öpülesi şahıs.
    "git stage 2 hikaye kitabı al, oku özetini çıkar." demişliği vardır.
  3. ortaokulda 'başbakan olsaydınız ne yapardınız?' konusuyla yapmış olduğum ödev. o zaman hükümet yeni kurulmuştu, gerçi dediğim zaman epey eski çünkü kurulan akp hükümeti değildi, ve babam bir yerden hükümet programının ingilizcesini bulmuştu benim için. ben de ordan baka baka, acayip havalı cümlelerle ödevimi hazırlamış ve çok da iyi bir not almıştım.
    şimdi ben o öğretmen olsam, ya bu çocuk bu ödevi nerden hazırladı acaba, diye bir kuşkulanırdım ama hiçbir soruyla karşılaşmadan notumu alıp oturmuştum.