şükela:  tümü | bugün
  • türkçesi aynı tadı vermiyor diyenlerin yaptığı eylem.çoğu kişi tarafından özentilik olarak nitelendirilsede çeviri yapıldığında bir çok şey aynı anlamı vermiyor bu durumda en güseli orjinalinden okumak oluyor.örneğin türkçe zindanlar ve ejderhalar oyuncunun el kitabı.bunun bi de roman yada hikayelerini düşünün zaten dağılırsınız.
  • bazen insanı zor duruma sokan, okuma hızını yavaslatan eylem de olabilir.
  • turkce bilen, ama orjinalini okumadan my name is red okuyan birinin alninda yanip sonen mal isareti cikartabilen bir faaliyettir. mr. pamuk'un kaynaklarinin bir kisminin ingilizce olmasi isi sanirsak daha da karmasik hale getirir.

    kanimizca ayni yanip sonen mal isareti ingilizce yazilmamis bir kitabi anadiliniz yerine ingilizce cevirisinden okumaniz halinde de yanip sonmeye baslayabilir. bu konuda diyelim fuko'yu ingilizceye cevirirken yanina bir suru bilgi ekleyebilen, ama orjinalini ve cevirmen notlarini ayirabilmeyi basarabilen ego seviyesindeki cevirmenlerin dahil oldugu durumlari mazur gorebiliriz, evet. (boyle bir kitap ile iki kitap bilgisine erisebilir, yine de baskalarinin yorumu araya girmeden orjinal metinle tanismamis olursunuz)

    demek istedigimiz basligin bahsetmek istedigi durumun, kitabi yazildigi dilden okumak oldugu (benzer bir baslik aradik bulamadik, amma velakin sanki daha onceleri rastlamistik, lutfen haberdar ediniz), ayni halin, (metinleri es tuttugumuzdan degil, ornek olsun diye) kuran, seyahatname, nutuk icinde gecerli oldugudur.
  • benim tv'de turkce dublajli hollywood filmi izlerken farkinda olmadan yaptigim birsey var: dudak okumaya calisip aktorlerin aslinda ne dediklerini tahmin etmek. sonra farkettim ki eger ingilizce'den ceviri kitaplarin cevirisi cok iyi yapilmamissa, biraz ingilizceden turkceye direkt ceviri esintileri tasiyorsa ayni seyi yapiyorum. yani acaba yazar orijinalinde hangi kelimeyi/hangi kalibi kullandi diye cikarimlarda bulunuyorum. beyine boyle fazla mesai yaptirmaktansa orijinalini okumak daha mantikli, ozentilikle degil pratiklikle alakali.
  • bir çevirmenin yapmak zorunda olduğu eylem...
    ingilizce okuyup türkçe düşünmek
  • ingiliz dili ve edebiyatı, amerikan kültürü ve edebiyatı vb. bölümlerinde okuyan, roman, tiyatro, şiir, derslerine, hatta bunların sınavlarına giren bünyelerin yapmak zorunda olduğu şey. okunan kitap şiir kitabıysa sözlüğe bakma sıklığı artar.
  • bazi guzelim kitaplarin turkce cevirileri olmamaktadir. bu durumda vapurda alinabilecek 'gorgusuz, ingilizce kitap okuyor gostere gostere' tepkilerine ragmen yapilan eylem
  • turkce kitap bulunamayan yerlerde kitap okumak isteyen bir bireyin yaptigi durumdur.
    (bkz: kitap okumuyorum eksikligini hissetmiyorum)
  • ingilizceyi geliştirmek için yapılabilecek en güzel eylem..