şükela:  tümü | bugün
  • bir insanın gerek anadili gerekse yandili olduğu için ağzından çıkan kelimelerin ingilizce sözcük dağarcığına ait olması ve yine bu dili bilen diğer insanlar tarafından anlaşılması olayı.
  • telefonda ve anadili ingilizce olmayan bir kişi ile yapıldığında kabir azabına denk acılar çekmenizi sağlayacak eylemdir. adamla 2 gün önce şakır şakır efekti eşliğinde geyiğin dibine-bucağına vurmuşsunuzdur, aradan geçen zamanda ne olmuşsa olmuş, karşınızdakine artık bir fatura numarasını 8 defa tekrarlamanızı gerektiren durumlar baş göstermeye başlamıştır, "skiim senin çinli aksanını, skiim benim türk aksanımı" noktasına gelmişsinizdir. en güzeli e-postadır, yazıdır dersiniz kendi kendinize; sözün uçup yazının kalması mevhumuna şükredersiniz, "beni bi ingilizler anlıyo abi" diye düşünürsünüz.
  • en güzel ingiltere'de gerçekle$tirilen eylem.
    (bkz: ingiliz aksanı)
  • ülkemizde bi statü sahibi olmak gibidir. bir ingilizle ingilizce konuşmak değil bir türke ingilizce bildiğini göstermek zevk verir insanlara.

    (bkz: marmaris/@writer)
  • "van tu tri, ay lav yu, veri bidiful''dan olu$an kelime hazneleriyle bu eylemi gercekle$tirdiklerini sananlar mevcut.
    söylenecek bir $ey kalmadi. haydi yavrularim alanya'ya.
    do you sex?
  • üniversitede ingilizce eğitim görmüş biri olarak vanda bir ciğercide karşılaştığım bir diyalog sonucu ne olduğu hakkında bütün bildiklerimin altüst olduğu kavram. ciğercide irandan gelmiş iki bayan saatlerdir kendi dillerinde tahminimce lahmacunu tarif etmektedir ve orada çalışan başka bir bayan da konuşulanların ingilizce olduğunu ve türkçe kelimeleri bağırarak söyleyince ingilizceye dönüştüğünü düşünerek bağıra bağıra kadınla anlaşmaya çalışmaktadır. artık iranlı bayanların pes etmelerine yakın ciğercide çalışan bayan onlara bir dakika der ve arkadan birini çağırır.

    + mustafaa! gelsene sen ingilizce biliyorsun.
    - (mustafa büyük bir güvenle gelir ve sırıtarak) hello! hımm... where are you from?

    işte böyle bir şeydir ingilizce konuşmak.
  • şirkete yabancı biri gelir, ingilizcesi iyi diye arkadaşımı çağırırlar. yabancı kadın;
    - what's your name? diye sorar. benim ingilizcesi ciddi anlamda iyi olan arkadaşım ingilizcesini konuşturur;
    - i'm fine!
  • (bkz: #31415074)
  • cogu kisinin iyi veya kotu yaptigi eylem.

    asil is ingilizce konusmak degil; ingilizle konusmaktir. cunku "yüyimaymbadatdaymayt?" derler (you remember that day mate) ve apismanizi izlerler.

    (bkz: ingilizle konusmak)