şükela:  tümü | bugün
  • fransaya giden bi arkadasım eglenecek bir "mekan" aramaktadır cevirip bi fransız elemanı sorar: 'is there any "meykın" that we can enjoy!
  • çok iyi ingilizce bilen bir is arkadasim, müsterilerimizden birine portakal'i anlatmak için portugal der ve olaylar gelisir.
  • hayatını kardeşini ona buna madara etmeye adayan abiye, "artifikıl intelicıns* die bi film varmış, güzelmiş jude law filan" denmesidir ki, olayı takip eden beş yıl boyunca "artifikıl x gel buraya" şeklinde hitap etmesine meydan vermek demektir bu.
  • biraz fıkra tadında bir olaydır başıma gelen.turist bir çiftle karşılaşılmıştır.er kişi çok yakışıklıdır ve kucağında bebek taşımaktadır.nereye gideceklerini bilmez bakışlarını farkeden iyilik meleği heroin yanlarına yanaşır ve küçük bir sohbetten sonra birlikte beşiktaş minibüsü beklenmeye başlanır.bu sırada adamın kucağındaki bebeğin cinsiyeti anlaşılamadığından anneyle aşağıdaki şekilde bir diaolg geçer
    heroin-he's really sweet
    anne-i think you were trying to say she is
    heroin(gayet yüzsüzce)-no,i was talking about your husband.
    hatun kişinin kıskanç bakışları ve yakışıklı turistin küçük kahkahasıve iltifattan memnun gülümsemesi eşliğinde oradan kaçılır.bu bir salaklık mıdır?
    evli bir adama karısının yanında söylenince-evet
  • orta okulda ders sırasında..
    -neydi pantalon ingilizce de,sen söyle bakayım
    -pentılın
  • monkey island'ın "mankiy island" şeklinde okunması...
    çocukluk. artık ilkokul mu ortaokul mu nedir.. gerçi "monkey"i doğru okuma potansiyeli var, herhalde ortaokul. monkey island tutkusu. monkey island 2 alınacak bilgisayarcıdan, 5 disket mi, 6 disket mi ne.. dükkana girildi, "mankiy island 2 var mı" denildi. karşılığında "mankiy aylınd mı?" sorusu geldi.. ama üstelendi, farklı bir şey olmasından korkuldu, "hayır mankiy aylınd değil mankiy island" denildi.. ve bilgisayarcı tarafından "şöyle yazılmıyor mu, e tamam işte aylınd okunur o" şeklinde ayar ve azar yendi. baş öne eğildi, ses çıkarılmadı. ama yarım saat sonra efsane oyun elimdeydi! değmez miydi bu ayara bu oyun, değerdi..
  • semra özal'ın ingiltere'de yaptığı bir konuşma sırasında kanuni sultan süleyman'ın adını ingilizce olarak söylemeye kalkıştığında yaşanan skandal da bu bağlamda ele alınabilir. lovmeykır diyeceği yerde lavmeykır diyerekten salondaki herkesin yarılmasına sebep olmuştur. ha bir insana bilmediği bir dilde konuşma yaptıran zihniyete de ne dense yeridir.
  • yabancı eleman:you are too smart..

    ben:thank you, it's your smart..
  • "we are about to finish zaten" gibi bir cümle kurulması... "zaten" kelimesi de cuk oturdu yani...

    bu söz, arkadaşım tarafından, tatil köyünde bir rus animatöre sarf edilmiştir...