şükela:  tümü | bugün soru sor
  • ingilizce öğretmeyi bilen birilerinden ingilizce öğrenin. öğretenden öğretene tarifsiz fark var.

    (bkz: ingilizce öğreteceklere tavsiyeler)
  • en iyi memleketinde, pratik yapılarak öğrenilir derler. buna kimsenin karşı çıkacağını sanmıyorum. tabii ki herkesin böyle bir şansı yok.

    bence bunu yapamayanlar için en iyisi; filmleri, dizileri dublajlı değil de altyazılı izlemek. konuşmanızı ilerletmez pek fazla ama hiç değilse anlamanızı ve telaffuzları öğrenmenizi sağlar. önce türkçe altyazıyla başlarsınız, baktınız kelime dağarcığınız gelişiyor, ingilizce altyazıya geçersiniz. yalnız hızlı okumayı becermeniz lazım. sonra 'ay ben takip edemiyom ki' der, kalırsınız.

    komedi dizilerini, filmlerini tercih ediniz. hem günlük dile daha yakın hem de anlaşılması daha kolay oluyor.
  • derdinizi daha az kelime kullanarak anlatmaya çalışın. ne kadar basit, o kadar anlaşılır.

    "do you sex?" yerine sadece "sex?" mesela.
  • karşı cinsten bir britanyalı edinin. hem en daşaklı aksanlardan birine kulak aşinalığınız olur, hem de anadili olduğundan size o dili en iyi öğretecek olan onlardır.

    ama aslında

    (bkz: dil dile değmeden dil öğrenilmez)
  • daha yeni başlamışken aksan yapmaya çalışmayın allah aşkına. tamam hepimiz aksanlı insanlar karşısında eriyo olabiliriz ama sen seni bil sen seni diyorum.
  • sırf kurstan, okuldan vb. bir şey beklemeyin. dersi iyi dinlemez, bol tekrar yapmaz, verilen ödevleri ciddîye almaz, derslere yeterli katılımı sağlamazsanız boş yere çaba sarf ediyor olursunuz.

    filmleri ya da dizileri eğer olanağınız varsa türkçe dublajlı, ingilizce alt yazılı izlemeyi deneyin. hem kulağınızı hem gözünüzü alıştırmak bakımından tam tersinden daha yararlıdır.

    duyduklarınızı, okuduklarınızı ısrarla türkçe'ye çevirmeye, öyle anlamaya çalışmayın. çeviri bambaşka bir şeydir. her dil bilen çeviri yapamaz. boş yere kendinizi yorar ve yolu uzatmış olursunuz. ingilizce anlayıp ingilizce düşünmeye programlayın beyninizi.

    müzik, televizyon, sinema, internet... artık türkçe'den çok ingilizce ile dolu. bu fırsatı değerlendirin. hobilerinizle, sevdiğiniz şeylerle ilgili ingilizce yazılar bulup okumaya çalışın.

    livemocha.com, busuu.com gibi sitelere üye olun, alıştırmalarını inceleyin.

    facebook, cep telefonu, mp3 çalar vb. araç gereçleri ingilizce kullanın.

    okuma ve anlama önce, yazma ve konuşma ise daha geç oluşur. acele etmeyin.

    işbu öneriler bir ingilizce öğretmeni olan, amerikan kültürü ve edebiyatı mezunu (bkz: hacettepe amerikan kültürü ve edebiyatı bölümü), anadolu lisesini 7 yıl okuyan nesilden ve ikinci üniversitesini almanca mütercim tercümanlık üzerine okuyup burada söylediği her şeyi almanca için uygulayan biri tarafından yazılmıştır. kulak vermekte sakınca görmeyiniz.

    edit: anlatım bozukluğu giderildi.
  • kurslara götünüze ingilizce öğrenmenizi sağlayacak tablet sokacakları ve bu sayede şıppadanak dili öğreneceğiniz beklentisiyle gitmeyin. bir dili öğrenmeniz için kullanmanızın en elzem olduğu organ beyninizdir. onu düzgün kullanmayı deneyin gerisi zaten gelecektir. kurslarda, okulda veya kendi çabanızla farketmez.
  • ingilizce kitap okuyun
  • bir ingiliz atının kalbini yiyin.
  • twitter'da https://twitter.com/#!/englishfeed bu adresi takip edebilirler. faydalı olabileceğini düşündüğüm paylaşımları mevcut.