şükela:  tümü | bugün
  • bu başlığı, sözlüğü okurken de arardım ancak bulmak nasip olmadı. ingilizce öğrenmeye daha doğrusu az olan bilgimi geliştirmeye pek bi hevesli olan ben için, ingilizce bildiği pek aşikar yazarların bu konu hakkında bir şeyler yazmaması garip gelirdi bana. belki de başka bir başlığın içinde incelendiği için, böyle bir başlığa ihtiyaç duyulmadı. neyse ki şimdi yazar olduk, biz başlık açıp yazıyoruz bi şeyler. efendim, ingilizce öğrenmek zor ancak günümüz şartları düşünüldüğünde zaruri bir aktivitedir. her dilde olduğu gibi yeterli vakit ayırmadıkça güzel bir şekilde öğrenemeyeceğiniz bir dildir. ne var ki söylediğim gibi, bu dil bir şekilde karşınıza çıkıyor ve zor da olsa öğrenmeniz gerektiği gerçeği yüzünüze çarpılıyor. ingilizce öğrenmek bir grammer kitabı alıp da çalışmakla olmuyor maalesef ya da oluyor ama ben yapınca olamıyor. bu yüzden mali durumunuz yettiğince bir kursa gitmek iyi bir başlangıç gibi görünüyor. eğer başlangıç seviyesindeyseniz, grammeri çok iyi öğrenip temeli iyi oturtmak lazım. bunun yanısıra seviyeye göre kitap okumak ve şarkı dinlemek de yararlı olacaktır. orta seviyede olanlar ise daha fazla kitap okuması ve ingilizce alt yazılı fimler izlemesi, cnbc e ile daha bi haşır neşir olması kesinlikle fayda sağlıyor. en üst seviyeye nasıl çıkılır konusunda konuşmaksa benim haddim değil, bunu her yere ingilizce şarkı sözü yazıp, alt yazısız ingilizce film izleyen , sevgili sözlük yazarlarına bırakıyorum. yukarıda söylediklerimi listelersem, ingilizce öğrenmek konusunda,

    -bir kursa gitmek,
    -eğer gidemiyorsanız iyi bir grammer kitabı alıp, çalışmaya yeterli vakti ayırmak,
    -kelime öğrenmeye çabalamak,
    -seviyenize göre kitap okumak -ki bu kitapların cd li olanları var ve kitabı okurken kelimelerin nasıl okunduğunu da görebilirsiniz, oldukça yarar sağlıyor-
    -eğer paranız varsa yurt dışına çıkmak
    -tabii ki öğrenmeyi çok istemek.

    listemi burda bitiriyor ve ingilizce öğrenmeye çabalayan herkese sabır diliyorum.
  • ingilizce konuşabilmek, yazabilmek adına gerçekleştirilen bir eylemdir. lakin kimi zaman istenilen sonuçlar alınamamaktadır. öğrenememe sonucu, "anlıyorum ama konuşamıyorum" türü bahaneler üretilir, "konuşabiliyorum ama anlaşılamıyorum" türü daha saçma bahaneler de üretilir. bazen de süper bir şekilde öğrenilir, hayat bayram olur o zaman. emeğinizin karşılığını alırsınız.
  • sürekli öğrenci kalabilmeyi gerektiren,devamlılık arzeden süreç.
  • (ingiltere'ye yerleşilmiştir)

    - hacı ingilizceyi nası öğrenicen.
    + önce hatun yapmam lazım.
    - ama ingilizceyi diyorum... nası öğrenicen?
    + hatunu yapayım o zaman sike sike öğrenirim.
    - ...
  • aynı zamanda genel kültür yoksunu türk öğrencilere genel kültür kazandıran bir olaydır. özellikle dinleme ve okuma bölümlerinde ortaya çıkan konular sayesinde uzaydan tut, kot pantolonun kökenine kadar bir sürü şey öğrenir.
  • üç beş aylık eğitim setleriyle imkansız ötesi olan eylem. *
  • ne kadar küçük yaşta başlanırsa o kadar başarı sağlanan aktivitedir. ne yazık ki günümüz koşullarında ingilizce bilmek her açıdan önem arz ettiğinden, imkanı olan anne babaların çocuklarını küçük yaşta ingilizce öğrenmeye yöneltmeleri, onların ileride çekeceği sıkıntıları ortadan kaldıracaktır. zira bu merete üniversite çağında hazırlık okuyarak başlayınca elbette bir şeyler öğreniyorsunuz, kendi çapınızda bir yol katediyorsunuz ama ne yazık ki yerine oturmayan bir şeyler illa ki kalıyor.
  • ingiliz vatandaşlarının iletişim kurabilmeleri için geçer şart...
  • türkiye'de, okullardaki eğitim sistemiyle imkansız olan şey. ben ingilizce sınavında hoca ile halay çektiğinmi bilirim. özel ders-kurs şarttır.
  • ülkemizde ingilizce ezberlemek demenin politically correct şekli.