şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
281 entry daha
  • bundan 17 yıl önce bir ingilizce kursuna gidiyordum, upper intermediate sınıfına. kanadalı bir hocamız vardı, edward.
    bir gün edward’a ingilizce’ye anadil seviyesinde hakim olmamız ne kadar sürer diye sordum.
    cevabı çarpıcıydı.
    “you don’t want to hear the answer”, yani “cevabı duymak istemezsin”.

    bunu kabullenmek zordu. genel olarak ingilizceyi hızlıca öğrenebileceğimiz bir metot ararız belki ama şahsen geçen yıllardan sonra ben edward’ın haklı olduğunu gördüm.
    amerika’da native ve non-native yaklaşık 700 bin kişinin katılımıyla yapılan bir çalışmada kişilerin akıcı (fluent) seviyeye ulaşmasının 10 yıldan fazla sürdüğü bulunmuş. bu çok ümit kırıcı bir sonuç, peki bunu niye yazdım? birincisi bu gerçek, ve gerçek önemlidir. ikincisi, hepimiz çok iyi bir ingilizceye hızlıca, zahmetsizce ulaşmak istiyoruz ama maalesef böyle bir şey mümkün değil. ama bu yolculuğu eziyet gibi görmek yerine bunu keyifli bir sürece döndürmek, yeni insanlarla tanışıp sohbet ettiğimiz, değişik kültürler hakkında bilgi edindiğimiz bir yolculuğa dönüştürmek elimizde.

    diğer bir nokta da; ingilizce konuşulan bir ülkede yaşayanların elbette daha iyi bir seviyeye ulaşıyor olmaları. peki amerika’ya mı taşınalım, bu herkes için mümkün değil ama insanlarla iletişim kurmak mümkün. bu çok zor değil, neye ilgi duyuyorsanız o konuda sosyal medyada insanlarla iletişime geçin, soru sorun, kendi düşüncelerinizi yazın, konuşun vs. yani kısacası kendinizi ingilizceyle çevreleyin.
    yazı iyice sıkıcı bir hale geldi farkındayım ve şu son sözle bitiriyorum; insanlarla iletişim kurmazsanız amerika’da bile yaşasanız ingilizcenizi ilerletemezsiniz (bkz. arkadaşım, 5 yıl amerika’da yaşadı ve ingilizcesi çok da ileri seviyede değil).
  • kolaydır.