şükela:  tümü | bugün sorunsallar (2)
  • adanmışlık ve özveri isteyen eylem.

    yeni bir dil öğrenmek oldu bitti bir kazanım değil, sürekli üzerine eklemeniz gereken bir şeydir. bir dilin anadilini olan insanların bile kendi anadillerine hakim olamadıklarını çok rahat görebilirsiniz. bu açıdan o dilin anadilini konuşan insanlara göre nispi bir avantajınız var.

    öğrenme eğrisi teorisine göre 100% öğrenmeye yaklaşmak gittikçe zorlaşacak ama siz onlardan gerilerde olduğunuz için çok hızlı bir şekilde aradaki farkı kapatacaksınız. ama unutmayın ki, onların sonlara doğru yaşadığı mükemmelleştirme zorluklarını siz de yaşayacaksınız ve anadiliniz olmadığı için bu süreç daha özveri isteyecek.

    - peki nasıl anadili ingilizce olan biriyle bu aradaki farkı kapatabilirsiniz?
    +entry’nin başında belirttiğim gibi, önce istek, sonra özveri ile bu mümkün.

    -nereden başlamalısınız?
    + öncelikle başlamanız gereken yer, tense’ler, yani zaman kipleri. bunları öğrendikten sonraki aşama ise reading ve writing ile bu öğrendiklerinizi pekiştirmek. mümkün olduğunca her şeyi ingilizce olarak kullanın, ingilizce kaynaklardan okuma yapın. kendinize yabancı arkadaşlar edinin ve onlarla yazışın. bunların üzerine çok ama çok gitmelisiniz; çünkü, ingilizce’nin karşıyı anlama ve kendini ifade etme alanındaki fundamental yetkinlikleri reading ve writing. bir üst seviye olan karşıyı anlama ve kendini ifade etme yetkinlikleri ise listening ve speaking‘dir. bu ikisini advance seviye olarak düşünebilirsiniz. ilk baştaki fundamental olanlarını geliştirmeden bunlara geçmeniz size fayda değil zarar verir, karşıdakini yanlış anlar ve kendinizi yanlış ifade edersiniz. ve bir süre sonra bu yanlışları doğru olarak düşünürsünüz.

    - konuşma (speaking) nasıl gelişir?
    maalesef türkiye’de geliştiremezsiniz. geliştirdiğinizi düşünürsünüz ama yanlış gelişir. çünkü speaking ingilizcenin en üst yetkinliğidir ve anadili olanlarla etkileşime geçmeniz gerekir. o yüzden türkiye’de verilen konuşma kurslarına boşuna para vereceğinize, ingilizcenizi belli seviyeye getirdikten sonra yurt dışına konuşma kurslarına gidin. bu arada ingilizce dil öğrenmek için sıfırdan yurt dışına gitmek de israftır. pranız çoksa gidin tabi ama belli bir seviyeye gelene kadar gitmenize gerek yok; çünkü o seviyeyi burada da alabilirsiniz. ama tekrar söylüyorum; speaking’i türkiye’de geliştiremezsiniz. he nasıl olur? yabancı yazıştığınız arkadaşlarınızla telefonla görüşmeler yapmanız lazım kurs gibi ama (mesela 3 ay boyunca haftada 15 saat gibi)

    unutmayın, anadilimiz olan türkçe de bile her gğn yeni bir kelime öğrenebiliyoruz. yazımını yanlış yaptığımız şeyler olabiliyor. koskoca adamları uyarmamıza rağmen de/da bağlacını bulunma eki gibi yazabiliyor, bulunma ekini de bağlaç gibi yazabiliyor, ilgi kipini bağlaç gibi yazanlar da var. neyse, sonuç olarak bu, bir özveri işi. ama araştırdığınız bir şeyi ingilizce kaynak ile her yerde bulabileceğinizi gördükten sonra insan “iyi ki ingilizce biliyorum” diyor. verdiğiniz emeklere değiyor hakikaten. hiçbir şey için geç değil, siz yeter ki isteyin ve emek verin.
  • belli bir seviyeye geldikten sonra akademik yapıda yazma ve konuşma kısmında kendimi geliştiremediğimi fark ettim. sonrasında akademik çeviri kursuna katıldığımda temel problemin aslında cümle analizlerini hep ezberleyip gerçek anlamda öğrenmemek olduğunu anladım. örneğin, isim/fiil/sıfat cümlesi nasıl kurulur bunları nasıl bağlarız who/which/that-so that/in order that/to/in order to/ gibi kalıpları ve devamında bağlanan cümlelerin hangi yapıda olması gerektiği kalıplarını mesela hiç analiz etmemiş direkt ezberlemişim. doğal olarak bir okuma parçasında bunları gördüğümde anlayabildiğim halde hiç bu yapıda cümle kuramıyorum.
    bir de şöyle bir durum var, türkçede mesela özne-yüklem uyumunu cümlenin en sonuna kadar korumak zorundasınız; ancak ingilizcede kolaylıkla çok uzun cümleler kurabilirsiniz. ingilizce kutu kutu açılan, ekledikçe uzayabilen bir dil. özne-yüklem birbirine karışmıyor, yani ingilizcede bağlaçlar ve kurallarını bildiğiniz sürece hiç zorlanmadan cümlenizi istediğiniz kadar uzatabilir, konuşurken, yazarken ekleye ekleye takılmadan düşüncelerinizi aktarabilirsiniz.

    bilemiyorum belki benim algım problemli; ama çoğu kişide aynı problemin olduğunu düşünüyorum. yani temelde bize cümle kurmayı öğretmiyorlar; kalıp ezberletiyorlar. böylece okuduğunu-dinlediğini anlayan; ancak konuşamayan-yazamayan doğal olarak cahil de sayılmayan garip bir kitle olarak ortada kalıyoruz. bir hocam şöyle demişti: bir dilde okur-yazar olmayana cahil denir; ancak okur-yazar olup dinlediğini konuşamayan bir kimsenin karşılığı yoktur.

    o yüzden, şimdi cümle analizi yapan güzel bir gramer kitabı arıyorum. yukarıda bahsettiğim bağlaçları tam kurallarıyla, örnekleriyle açıklayan bir kitap varsa tavsiyelerinizi bekliyorum.
    (kursta hocamız belirli bir kaynak önermedi; ama ben iyi bir kaynağın elimin altında bulunması gerektiğini düşünüyorum.)
    (e-book olarak indirdiğim ielts/toefl gramer kitapları var ama hepsini incelemedim bir yandan inceledikçe burada paylaşırım.)
  • belirli bir gramer bilgisi gerektiren, emek ve zaman harcanması gereken bir aktivitedir. bu entry altında ingilizce hakkında çeşitli entryleri toplamayı planlıyorum;

    ingilizcede tense'ler; (#110137551)
  • ortaokul zamanlarında gerçekleştirdiğim eylem şu anda iyi derecede ingilizcem var çok avantajı ve artısı oluyor .
  • başlangıç noktası ingilizce öğrenmek olmayan eylemdir.
    bu dünyanın belki de en çok alınıp satılan şeyidir.
    onun için biraz da bütün miras yanlışlar gibi durup 'başka' değerlendirmeler yapma zamanıdır. lütfen milyarlarınızı vermeden evvel ısrarcı olduğumuz yanlışlar üzerine biraz düşünün.

    http://peacesonnets.com/category/education-egitim/
  • başlangıç - a1 (500 kelime)
    temel - a2 (500 kelime)
    intermediate - b1 (750 kelime)
    upper-intermediate - b2 (1000 kelime)
    advanced - c1 (1000 kelime)
    proficiency - c2 (1250 kelime)

    önemli kelimeleri detaylı şekilde öğremek için link
  • önümüzdeki günlerde yapmaya başlayacağım iş.

    lisede ingilizcem iyi sayılırdı. temelim var. üniversite sınavı yüzünden neredeyse 2 yıl uzak kaldığım için çoğu şeyi unuttum. tekrar başlayacağım ama nerden başlayacağımı bilmiyorum.üniversitede hazırlık okuyacağım ama üniversite başlayana kadar ne öğrensem yararıma olur sonuçta.

    tavsiye vermek isteyen olursa mesaj atabilir.
  • daha önce özel ders konusunda olumlu tecrübelerimden bahsetmiştim. bugün de olumsuz bir tecrübemden bahsetmek istiyorum.

    malum bogaziçi üniversitesi deyince söze gerek yok. boğaziçi ingilizce mezunu bir hoca buldum, konuştuk ve çalışmaya başladık. yaklaşık 10 ders aldım. tabi şimdi burada bilgilerini paylaşmayacağım.

    hocanın enerjisini çok düşük buldum. yavaş ve heyecansızdı. ayrıca online çalışıyorduk ama online sistemi iyi kullanamıyordu. online demek sadece görüntülü konuşma demek değil, ekranda bir şeyler yazacaksın, hazır notların olacak, onları göstereceksin, hatta online test yapacaksın.

    dolayısıyla boğaziçi filan, isme bakarak karar vermenin yanlış olduğunu söyleyeyim. bir de diğer bir nokta, siz eğer konuşma pratiği yapmak için ders alıyorsanız hoca sizi konuşturmalı, kendisi az konuşmalı.

    neyse sonra devam ederim yine.