şükela:  tümü | bugün sorunsallar (5)
  • eğer oxford bookworms, oxford dominoes,macmillan,penguin vb reader arşivlerini arıyorsanız telegramda biraz arama yapabilirsiniz. gözünü sevdiğim rusları, allah onlardan razı olsun.
  • 1. motivasyon:

    zorunluluktan değil hayatınıza ne katacağına düşünerek öğrenmeye çalışın. hayatınızın bir parçası haline getirin.

    2. telaffuz:

    asla ve asla kelimelerin yazılışından yola çıkarak söylenişini tahmin etmeye çalışmayın. uluslararası fonetik alfabeyi öğrenip ingilizce kelime telaffuzlarını öyle öğrenin.

    türkçe'de olmayan ingilizce seslerden başlayarak hepsine en az 1 hafta ayırarak o sesleri nasıl çıkaracağınızı öğrenin ve pratik yapın.

    3. sözlük:

    türkçe ingilizce sözlüğü son çare olarak kullanın.
    tek güvenilir kaynak tureng bu konuda ondan şaşmayın.

    oxford advanced learner's dictionary ve longman contemporary dictionary of english kullanın. bu ikisini kuran ya da incil gibi kullanabilirsiniz. benim gözümde ingilizce öğrenenlerin kutsal kitabı bu ikisi. bunlarin android uygulamaları var hem de offline kullanabilirsiniz. ücretsiz olarak kullanmak için google bir tık uzağınızda.

    4. input:

    ingilizce grammar kitabı textbook vs. her neyiniz varsa çöpe atın. gerçek ingilizce dinleyip okuyun. yeni başlıyor bile olsanız fark etmez. her seviye için kaliteli materyal var ingilizce için. pearson readers serisinin 1. seviyeden 6. seviyeye kadar internette pdf ve audiobookları var.

    dinlemekten, izlemekten, okumaktan, kısacası bu hayatta yapmaktan keyif aldığınız şeyleri yavaş yavaş ingilizce yapmaya başlayın.

    5. srs:

    spaced repetition (aralıklı öğrenme) yöntemini kullanın. ben anki kullanıyorum. karmaşık gibi gelebilir ama en fazla 1 haftada alışırsınız. anki'yi öğrenmek istediğimiz kelimeler vs. için kullanıcaz.

    işin püf noktası: asla bir kelimeyi tek başına oğremeyin. asla.

    örnek: öğrenmek istediğiniz kelime "underscore".
    okuduğunuz bir blogda bu kelimeye rastladınız. cümle şu: "to me, all of that only underscores why we need to be using monolingual dictionaries."

    bu cümleyi komple alıp anki'de question kısmına kopyalayın. answer kısmına ise underscore kelimesinin yukarıda söylediğim iki sözlükten birinden hoşunuza giden tanımını yazın. altına uluslararası fonetik alfabeyi kullanarak telaffuzunu yazın. onun altına da isterseniz tureng'den türkçe karşılığını ve deepl.com kullanarak komple cümlenin çevirisini yazın. (bu ikisi size kalmış. başlangıç seviyesi için bence mantıklı).

    1 yıldır bu yöntemle ingilizce öğreniyorum. başladığımda okuma ve dinleme seviyem a2, konusma 0, yazma a1-a2 arası bi şeydi. telaffuzum klasik türk telaffuzuydu, berbat bir aksanla. bugün okuma ve dinlemede tamamen "fluent" seviyedeyim.

    örnek vermek gerekirse; joe rogan'ın podcastini altyazılı %95 altyazısız %80 civarında anlıyorum.
    okumak istediğim her şeyi ingilizce ve sözlüksüz okuyorum. örnek: sam harris - waking up şu an okuduğum kitap.
    yazmam da bayağı gelişti. b2 seviyesi diyebilirim.
    konuşmam da b2 civarında. türk aksanım neredeyse tamamen kayboldu ama en önemlisi telaffuzum çok net ve anlaşılır. şu an beni al amerika'nın herhangi bir eyaletine bırak insanları anlamakta ve kendimi ifade etmekte pek sıkıntı yaşayacağımı zannetmiyorum.

    not: ice dönük bir insanim ve konusma pratiği pek yapmadım 1 yılda. konuşmayı seven biri de değilim ama ister istemez konusmam kendiliğinden gelisti. en önemlisi, konuştuğum zaman kafamda türkçe düşünüp çeviri yaparak konuşmuyorum. o yüzden dil kullanimim cok doğal. turkilizce dedigimiz kavram zaman içerisinde kayboldu.

    not 2: bu sürecin tek eksisi unuttuğum türkçe kelimeler oluyor bazen. çünkü ilk aydan başlayarak türkçeyi olabildiğince hayatımdan çıkarmaya çalıştım ve 12 ayin sonunda günümün türkçe kullanmaya mecbur olmadığım her kisminda ingilizce kullanıyorum.

    herkese bol sans. ustte anlattığım metod biraz kabataslak oldu ama genel hatlariyla yöntemi anlamissinizdir. kendi hayatiniza gore sekillendirebilirsiniz.
  • ingilizce öğrenmenin temeli kelime öğrenmekten geçer, yeterli kadar kelime bilginiz yoksa istediğiniz kadar grammer bilin yine de başarılı olamazsınız.

    siz de "ya elimin altında bir uygulama olsa da günlük olarak bulmaca çözüp kelime öğrensem" diyorsanız şuradan (bkz: find to learn) uygulamasını indirip ingilizce kelime öğrenmenize katkı sağlayabilirsiniz.*
  • hem online hem yüz yüze ders verebilecek olan öğrenci olur öğretmen olur var mıdır ? bir yerden başlamak lazım. yoksa son çare cambly kaldı.
  • hiç bir kurs birileriyle yüzyüze konuşmak kadar faydalı değildir. o yüzden bence cambly son çare değil ilk seçenek olmalıdır. o kadar para veremem diyorsanız da openenglish, viptalkers ya da çocuklar için novakid seçenekleri degerlendirilebilir.

    hiç para vermeyeyim diyorsanız da kapalıçarşı'da herhangi bir dükkanda üç ay bedava çıraklık yapın. hepsinden daha faydalı olacaktır.*
  • kelime öğrenmenin önemini hepiniz zaten biliyorsunuz. bunun nasıl yapılabileceği ile ilgili çok fazla yöntem var ayrıca buna değinecek değilim fakat herkesin kendi özel kelime defteri (sanal ya da gerçek) olması gerektiğine inanıyorum. peki ama kelimeleri öğrenirken neye göre öğrenelim? özellikle kullanım sıklığına göre elinizde hazır olarak bir liste bulunmadığını varsayıyorum. mesela az önce yabancı bir sitede gezerken önüme çıkan ve anlamına baktığım "rodent". bu kelimeyi şimdi öğrensem olur mu yoksa çok daha sonraları öğrenmem gereken bir kelime mi?

    asıl amacı bu olmasa da bazılarınızın hali hazırda zaten kullandığı (bkz: word up) size yardımcı olabilir. kelimeyi yazdığınız zaman kullanım sıklığında kendisine bir numara atamış. bu numara neye göre sıralanmış bilemem fakat uygun olduğunu düşünüyorum. mesela rodent kelimesini 9000. sıraya koymuş. benim ise başlıca amacım şimdilik ilk 3000 arasında yer alan kelimeleri tamamlamak. dolayısıyla bunu öğrenmeyi erteliyorum. bu programı windows mağazasında bulabilirsiniz iyi çalışmalar.
hesabın var mı? giriş yap