şükela:  tümü | bugün
  • uygun yöntem ve tekniklerle gayet mümkün olandır.

    ülkemizde yabancı dil (özellikle ingilizce) öğrenimi ve öğretimi ile ilgili yapılan uygulamalardır süreci zorlaştıran. şimdi elimizden geldiğince uygun yöntemleri sıralayım;

    1- ingilizce öğrenmeyi sürekli hale getirin. birçok insan ingilizce'yi genel kültür dersleri ile karıştırarak bir seferde öğrenip cebe atılacak, ömür boyu kullanacak bir şey sanmaktadır. öncelikle ingilizce öğrenmenin ömür boyu sürdüğünü fark edip kabul edin.

    2-günde ingilizce'ye en az 20 dakika ayırın. ingilizce diğer dillere oranla gayet kolay bir dildir (türkçe, kürtçe, arapça, azerice, ingilizce ve almanca bilen biri olarak söylüyorum). günlük birkaç kelime, bir paragraf bir şarkı sığdıran, fırsatı olup da bir bölüm dizi, ya da bir film izleyen rahatlıkla ingilizce'sini geliştirebilir.

    3- grameri ihmal etmeyin. kulaktan dolma bilgilerle grameri kötüleyen, grameri öcü gibi gören zihniyetten olmayın. düzgün bir grameri kaynağı belirleyin. özellikle ingilizce'yi resmi işlerde kullanan ya da türlü sınavlardan yüksek almak isteyenler bu konuyu ihmal etmemeli. unutulmamalıdır ki temeli atılmayan binanın ayakta durması zordur. kaynak olarak da (bkz: els) hem ayrıntılı hem kolay anlaşılır hem de profesyonelce hazırlanmış olması bakımından güzel bir kaynaktır.

    4- az da olsa yazın. yazın kışın yazın. az demeyin, çok demeyin, yanlış veya doğru demeyin yazın. devrik de olsa yazın kurallı da olsa yazın. göreceksiniz ki bir süre sonra size güç gelen, nefret ettiğiniz o cümle kurma işini sevecek ve onda yetkinlik kazanacaksınız. akademik yazmaya kasmayın başta. yazma konusunda iki yoldan birini seçebilirsiniz; ya başınıza gelen ilginç anları yazın ya da tema tema yazın(aşk, eğlence, yalnızlık, finans vb vb.)

    5- az da olsa okuyun. bir paragraf, bir sayfa, bir haber, belki bir olay vb... yaşı kaç olursa olsun eline ingilizce bir hikaye kitabı alan kişi hafiften bir heyecan yaşar. ufak ufak anlamaya çalışarak başta sözlük kullanmadan okuyun. göreceksiniz ki bir süre sonra sözcük öbekleri tanıdık gelecek ve okumaktan zevk alacaksınız. az da olsa öz olsun.

    6- az çok demeyin dinleyin. ben de zeki müren, neşet ertaş, mahzuni şerif, sezen aksu varken açıp anlamadığım bir şarkıyı dinlemek istemem, bu doğaldır. başta tınısı hoşunuza giden bir şarkıyla başlayın.dance me to the end of love . daha resmi çalışmalar yapıyorsanız ufak diyaloglarla başlayabilirsiniz. bir üst seviyeler için (bkz: speak english like an american) diye bir konuşma klasiği var, onu değerlendirebilirsiniz.kitap burda sesleri de kolaylıkla bulabilirsiniz

    7- bir kelime defteriniz olsun. hoşunuza giden kelimeleri sıra numarası vererek yazın. dil öğrenmede ezberin önemini hafife almayın. öğrenme temelinizi ezber oluşturmasın ancak ezberi kötüleyenlere de kulak asmayın. vakit bulduğunuzda üç beş demeyin ezberlemeye ufak ufak karalamaya içinizden kelimelerin okunuşunu tekrar edip kelimeleri yazmaya çalışın. bir çengel bulmaca çözerken harcadığınız zamanın belki onda biri sizi çok ileri taşıyacaktır.

    8-bu işi yapanları takip edin. özellikle youtube'da güzel kanallar var. bu konuda çalışmak isteyenler özelden sorabilirler. bildiğim bir iki güzel kanal var ismini söylerim.

    9- fırsatınız varsa bir süre yurt dışında kalın. bu pekala birçok kişinin aklına zaten gelmiştir. ancak yurt dışında dil öğrenmenin önemini iyice fark etmekte fayda var.

    10- özel kurslara katılın. kulaktan dolma, şu kursa gittim bir şey öğrenmedim gibi olumsuz yargılara çok inanmayın. illa ki kursa gidip faydalanamayan olacaktır. ancak iyi bir azimle başlayıp verim alamayan çok az kişi olacaktır. kurs ismi yazmaya gerek yok ki bulunduğunuz ile göre kalite değişecektir.

    son olarak bütün bunlar toplu okununca karmaşık gelebilir. ancak inanın her birine, aralıklarla beşer onar dakika harcasanız hayatınızda çok şey değişecek.

    hadi başlamak için bir gün belirleyin, emir kipi için de mazur görün.