şükela:  tümü | bugün
  • 1-müzik.
    ingilizce öğrenme yoluna girenler için işin civcivli kısmı burası olsa da son zaman müzikleri gereksiz hızlı.

    burada tavsiyem batı kovboy müzikleri bulmanız.
    kelimeler doğru ve aksansız her şeyden en önemlisi yavaş.
    arkada gereksiz bir müzik kelimeyi kapatmıyor.
    kovboy müziklerini dinlemek şeytanın aklına gelir miydi?
    gelmezdi kanımca.

    2- benim uyguladığım ve esasen şu anki bölümüm gereği işin içinden biri olarak söylüyorum her kelimenin mutlaka anlamdaşlarını ki bazı kelimelerde 15 tane anlamdaş sözcük var hıfzedin.
    aslında dilciler phrasal verb çalışın derler.ama bu sıfır biri için ilk turda zor olacaktır.
    ılerleyen zamanda ikili kelime gruplarıyla çalışın. nedir ikili kelime grupları?
    kapı otomatına kim o (kimo) demek gibi bir şey bu.
    kimo dediğimiz şey iki sözcük fakat aynısı ingilizcede de var.
    saç taramak , güzel görünmek, aynaya bakmak, oruç tutmak, namaz kılmak gibi. yerine başka kelime gelemeyen ikili kullanımlar.

    kelimeler çalışılırken yeni kelimelere atlamak yerine mevcut öğrenilen kelimeden yeni kelime türetmek. ekler eklenince değişiyor anlamları onlara bakmak ilk adımlarda iş görür öğrenilen mevcut kelimenin harflerini karıştırarak yeni kelime çıkarmaya çalışmak. bunun için öğretmen desteği almanız gerekiyor o ayrı.

    3- bir de altyazılı yok efendim alt yazısız film izlenir muhabbeti.
    doğru olan şudur. altyazılı filme birden geçilmez, hevesiniz kırılır . 10 film izlersin öğrendiğin tek kelime
    shit olur. zaman kaybı. gereks yok. bunun yerine serisi olan bir dizinin ilk birkaç olaylık örgüsünü anlamanız için türkçe izleyin. kim kimdir? kim kimin fesidir , ne yer ne içerler falan iyice kavradıktan sonra ingilizce' ye geçin
    diziniz stage one aşamasında olsun ( aile filmi olabilir , güncel ve basit cümleler her zaman aile filmlerinden çıkar)

    4- uygulamalar tü kaka demek yanlış. birçok insan uygulamaları verimsiz buluyor malum.
    (bkz: yazılım)
    teknolojik insan olduk çıktık. taş gibi kaya gibi reddit var. ölüyü diriyi konuşturur, yazdırır.
    yazmaya çalışın. konuşmak istedikçe mecbur yazmak zorunda kalacaksınız. işte o an öğreniyorsunuz.
  • dil. yani organ olarak dil. anadili, ogrenmek istediğiniz dil olan abiyi veya ablayi bulun ve takılın. bitti, gitti.
  • (bkz: okumak)

    ingilizce'ye has değil, dil nankördür, metin okumayı bırakırsanız yavaş yavaş unutursunuz.

    fazla sözlük kullanmadan, hikaye, roman, gazete, makale okuyun. metin içinde verilmek istenen mesajla, kelimeleri zihniniz bir yere oturtmaya başlayacaktır.

    çocuklar da dili böyle öğrenir.
    davranışları ve sesi kodlarlar.

    hangi ebeveyn çocuğuna "belki", "sanki" "gibi" kelimelerinin sözlük anlamını öğretti ki? yine de öğrendik ama!

    bıkmadan usanmadan her gün 3-5 sayfa bir şeyler okumaya devam edin, sözlük de kullanmayın.
  • pratik yapmadan hiç bir dil öğrenilmez, yurt dışına çıkmak şart . yurt dışında yaşarken de mümkünse türkçe konuşan herhangi birini bile bulundurma yanında , azıcık da sosyal biriysen bir kaç ay içinde hayırlı olsun diyebilirim .
  • kesinlikle heves
    heves yoksa o öğrenilen dil unutulur gider
  • - ingilizceyi okulda öğrenmemiş olmak:
    kendi isteğinizle öğrenirseniz, kimse sizi sınamadığı için kasılmıyorsunuz. keyfiniz ve kahyası dışında dil öğrenmenizi yönetecek hiçbir güç olmuyor. o zaman da her ânından tat alıyorsunuz.

    - büyük bir şehirde yaşamak: istanbul'da iseniz sultanahmet'e gidip turistlerle rahatça iletişime geçebilirsiniz. ya da alman kitap kafeye girerseniz masanıza bir yabancı oturma ihtimali hiç de az olmaz.

    - uygulamalarla zaman geçirmeyi seviyorsanız, yani yalnızsanız ya da yalnız gibi yaşamanıza imkan veren bir sevdiceğiniz varsa:
    çok uygulama var. lingualeo, voscreen...

    - kitap okumayı sevmek: dil öğrenmek sizin için zevkse, asıl varış yeri kitaplara ulaşmak oluyor zaten. dünyadaki milyonlarca kitaba ve makaleye ulaşma şansına kavuşuyorsunuz.

    - dünyayı gezme hevesi: couchsurfing ve workaway gibi uygulamalarla çok ucuza getirilebilecek bişi. ya da dünyayı gezenlere ev sahipliği yapabilirsiniz.
    bu arada ölsem hindistana gitmem.

    - azcık latince çalışmak: ingilizce latin kökenli bir dil değil. ama içinde çok sayıda latince sözcük ve kalıp var. tıpkı türkçe ile arapçanın farklı kökenlerden diller olması ama türkçede binlerce arapça kalıp olması gibi. latinceyi biraz çalışarak ingilizcede müthiş ilerleyebilirsiniz. hele ingilizceyi bilim yapmak için öğrenmeye çalışıyorsanız resmen uçarsınız.
  • sevdiğiniz bir filmi ya da diziyi (bazı bölümlerini) defalarca 1- türkçe, 2 ingilizce altyazılı ve 3. olarak altyazısız izleyin. taki filimde geçen her kelimeyi öğrenene kadar.
  • ingilizceyi çok zor öğrenmiştim ama sorun bendeymiş, öğrenmeyi kafaya takınca anladım.

    öncelikle ingilizceyi okuldaki ezber düşüncelerle öğrenme fikrini kafanızdan silmeniz gerek ve hergün ingilizce ile muhattap olmanız gerek.

    işe yazma alışkanlığı ile başlayın, günlük tutar gibi her gün bir şeyler yazın, gününüzü anlatabilirsiniz, o gün izlediğiniz diziyi, filmi anlatabilirsiniz. bu grammeri, ve kelime hazinesini çok güzel geliştiriyor.

    beraberinde konuşmak çok önemli, konuşacak birisini bulun. illa gidin cambly alın demiyorum ama istanbul'da yabancı birilerini bulmak kolay başka şehirde bilmiyorum. bulamazsanız da ingilizce kurslarında sadece speaking dersi alın yeterli.

    her dakika internetteyiz artık, kaynak zibilyon tane, youtube da türkleri izlemek yerine yabancıları izleyin, yabancı şarkı dinleyin, gazete okumak istiyorsanız, hürriyete girmek yerine bbcyi tercih edin.turkiyeden haberler istiyorsanız trtworld de iyi gayet.

    youtube'da bir sürü yabancı ingilizce hocaların kanalları da var ielts için vs. bence çok başarılı daha akılda kalıcı, günlük kullanılan ingilizceyi öğretiyorlar, ve listening becerinizi de geliştiriyor bu.

    kelime bilmiyorum, en çok duyduğum şey. sebebi kelime anlamına bakıp geçmek, onu günlük hayatta konuşmalara dahil etmezseniz tabii ki unutursunuz. türk insanlar yurt dışına gidince dilleri neden bozuluyor, kullanmadıkları için.

    ingilizce hiç bilmeyen bir insan için nasıl tavsiye verilir bilmiyorum ama ben b1-b2 seviyelerinde kişiler için bunları önerebilirim, ben üstesinden böyle geldim.
  • - kullandığınız tüm elektronik cihazların dilini ingilizce yapmak.
    - düzenli olarak film- dizi izlemek, podcast dinlemek. podcast özellikle çok önemli.
    - kelimenin safi anlamını öğrenmek yerine cümle içindeki kullanımlarını öğrenmek.
  • öncelikle beyin.

    sonralıkla ingilizce filmleri / dizileri ingilizce altyazılı izlemek, bilinmeyen sözcük görüldüğünde durdurup anlamına bakmak.