şükela:  tümü | bugün
  • motivasyon eksikliği,

    kötü materyal,

    kötü öğretmenler,

    konuşma ve yazmada kaygılı ve stresli hissetme,

    kötü fiziksel ortam,

    diller arasındaki farklılıklar

    gibi nedenlere bağlı olabilir.
  • hemen söyliyeyim;
    - subject + verb + object
    - 10 emir gibi if clause lar ın ezberletilmesi
    - essay ler de başlangıç kelimeler olan first of all, to begin with gibi şeylerin ezberletilmeye çalışılması
    - boşluğa uygun salak fiil çekimlerini seçmek
    - liselerde ilkokullarda ingilizce kelimeyi verip karşısına türkçesini yazmasını istemek.
  • küçücük suudi çocuklar çatır çatır ingilizce konuşurken niye ingilizce öğrenmek zor demeyelim. rezalet eğitim sistemi yüzünden türkiye'de rezalet bir ingilizce eğitimi var. 6-7 yaşındaki çocuklar ana dili ingilizce konuşuyor asıl bunu araştırmak lazım acaba nasıl öğreniyorlar diye. özellikle avrupa'dan örnek vermediğimi ayrıca belirtmek istedim.
  • neyin nerde olduğunun belli olmaması
    fiil çekiminde fiilin bazen tanınmaz hâle gelmesi.

    yazıldığı gibi okunmaması sebebiyle kelime ezberlemede oluşan zorluk.

    abuk subuk zaman ayrımları yapmaları, yok tasarlanmış gelecek, yok tasarlanmamış gelecek, yok tasarlamış da delili yokmuş...

    kelime türetmemeleri, genelde yeni kelime kullanmaları. "eye" göz demekse, gözlük neden "glasses" ?

    öğrenilirken gramere boğulmak. hanginiz "benim yaşım otuz beştir." diyor?

    türkçenin fonetik yapısına uygun olmayan kelime yapısının ezberlemeyi zorlaştırması.

    türkçeye çevirmeye çalışmak, türkçeye çevirinin özendirilmesi.

    öğrenirken dinleme yapılmaması, yapılsa bile seslendirmenin berbat olması. (veya alt yazılı filmde sadece alt yazıya odaklanmak)

    rengi değişip içeriği aynı olan aşırı boş, sıkıcı ve pahalı ingilizce kitapları.

    kişisel ilgisizlik.

    kötü öğretmen.
    kötü öğretmen.
    kötü öğretmen.
    ...
  • - yetersiz ders saatleri,
    - kalip ezberletme kaygisi,
    - günlük konuşma dilinin yeterince verilmemesi ve
    - tabi ki de isteksiz öğrenciler.
  • havaalanı=airport diye öğretildiği sürece sittin sene o ıngilizce öğrenilmez.
    ediht: açıklama isteyen yazarlar olmuş ben yine anlatayim milli egitim bakanlığına bağlı özel olarak tanimlanan kolejler harici olan eğitim kurumları yani ilkokul ortaokul ve lisede öğretilen ıngilizcede kelime ogretilirken türkçesi "bu" ıngilizcesi de "buna denk geliyor" diye öğretilir, kolejde ise türkçe düşünmek veya konuşmak yasaktir ve kelime öğretirken size direk ingilizce ve imajinasyon yolu ile ogretirler.siz ilerde ıngilizceyi kullanirken mmm türkçesi neydi diye kafada düşünmezsiniz sadece kafanizda o kelimenin imajinasyonu ve ingilizce karşılıgi olur.
    konuşabilmek ise apayri bir durumdur zira "do you speak english/yes " dediğimde boynuma atlayan bir müşterim vardi ve tek istedigi yemek yiyebilmekti.
  • - öğrenecek kişinin ön yargılı olması
    - emeklemeden koşmaya çalışılması
    - her kelimenin didik didik incelenmeye çalışılması
    - türkçe ile sürekli benzerlik kurmaya çalışılması
    - türkçeyi doğru düzgün konuşamadan başka bir dili öğrenmeye kasılması
    - düşük ıq
  • (bkz: tough)
    (bkz: though)
    (bkz: thought)
    (bkz: through)
    (bkz: thorough)
    (bkz: throughout)
  • dünyanın çok önemli bir bölümünde ingilizce konuşulması.

    bu da öğrenen açısından belli bir standart olmadığı anlamına geliyor. ancak birleşik devletde konuşulan da, ingilterede kounuşulan da avustralyada konuşulan da vs doğru, ana dili ve resmi dili ingilizce olan her yerde konuşulan ingilizce doğru, birisi diğerinden daha yanlış diyemeyiz, ancak hepsinde kullanılan terimleri sözcükleri, telaffuzu vs de öğrenmemiz çok mümkün değil, çok fazla zaman alacak bir husus, bu nedenle öğrenen kişinin hangisini referans aldı ise onunla devam etmesi en mantıklısı ancak küreselleşmiş dünyada her gün birbir farklı çeşit ingilizceye maruz kalıyoruz özellikle medya açısından düşünüldüğünde, ingiliz dizisi izliyorsun ardından amerikan dizisi izliyorsun mesela, ya da aynı hafta içinde james joyce ve virginia wolf okuyorsun. işte bu öğrenen kişi zaten sünger gibi enformasyonu emiyor olsa dahi (ki yeterli motiitasyon vs olmadan o da zor iş) etrafındaki otomatikman absorbe edeceği enformasyonu filtrelemek konusunda ister istemez yeteri kadar seçici davranması mümkün olmuyor günümüz şartlarında.
  • küçük çocuklar ana dil şeklinde konuşurken kimse onlara ilk grammar öğretmiyor. ilk dinleme ile öğreniyorlar, en büyük neden budur. diğeri ise konuşmak için sanki herşeyi mükemmel bir şekilde söylemek zorundaymışsın gibi hissetmek.