şükela:  tümü | bugün
  • belki sistem diyebiliriz. ilkokul 4. sınıftan beri öğrencilere ingilizce eğitimi veriliyor ve sonuç ne? anlıyorum ama konuşamıyorum. türkiye 70 ülke arasından 50. sırada ingilizce'de. o yüzden bence ilkokuldan beri ingilizce öğretemeyen öğretmenlerin, öğretmenler günü kutlanmamalı. bir de öğrencisi döven öğretmen.
  • 1
    2

    adam haklı bu yazdıklarında.
  • türkiye'de eğitim alıp da çok iyi ingilizce öğrenen öğrenciler de vardır.
    bu demek oluyor ki, öğretmenlerle veya öğretmekle alakası yok bu durumun.
    cem yılmaz'ın da son gösterisinde dile getirdiği gibi en büyük sorun ''mükemmeliyetçilik''
    çok iyi konuşamadıktan sonra hiç konuşmama hastalığı...
    utanma, sıkılma,ezilip büzülme, başkaları güler, dalga geçer endişesi vs..
    diğer sorun ise, dil yapımız.
    biz de ruslar gibi eklemeli dile sahip olduğumuz için ingilizce veya diğer avrupa dillerini öğrenirken zorlanırız, bu çok normal.

    ama dediğim gibi, mükemmeliyetçi çocukların öğrenmesi imkansıza yakındır bu ülkede yabancı dili.
  • yeni sistemle 2. sınıftan itibaren ingilizce öğretilmeye başlandığının altını çizerek en önemli etmenin öğretmen olmadığı için çok da yanlış olmayan eylem. bir insan iyi öğretmen ya da kötü öğretmen olabilir. en başında iyi niyet önemlidir. derslerine zamanında giren, bir şeyler vermek için canla başla mücadele eden bir öğretmen tek kelime öğretmese bile değerlidir ve öğretmenler günü kutlanasıdır. işin içinde pek çok değişken var bakın 6. sınıflarda yalnızca 3 saat ders var, bu üç saat derste öğretmen ne kadar şey öğretebilir. mecburen ödevlendirme yoluna gidecek ki zaten bu ödevleri tam anlamıyla yapan yine bir şeyler kapar.

    ha keza kaldı ki dil bilmiyor dediğin lise öğrencisi emin ol cumhuriyetin kuruluş tarihini hatta çarpım tablosunu bilmeyebiliyor. öğretmenler suçsuzdur diyemeyiz ama bütün suçu onlara yüklemek de biraz acımasızlık. eğitim sisteminden, sosyoekonomik duruma, ders materyalinden, ülke yönetiminin tutumuna, ders materyalinden tutun okulun fiziki şartlarına kadar o kadar çok değişken var ki.
  • yanlış çıkarma. aynı öğrenciler matematik, kimya, edebiyat konusunda da çuvallarlar, ama hayatta önemli bir faktör olarak bu dersler karşılarına çıkmaz, bir tek ingilizce mezara kadar adamın yakasındadır. o yüzden ingilizce öğretmenleri de sistemin günah keçisi seçilirler. haksızlık yapmayın biraz insaflı olun. ingilizce öğretmenleri, bu kadar hayati bir dersin öğretmenleri olduğu halde diğer derslerin öğretmenlerinden daha fazla derse girer aynı nöbeti tutar ve buna karşılık aynı ücreti alır.
  • hazirliktayiz...ders grammar, konu "present perfect tense" anlatiyor anlatiyor is soru sormaya gelince herkes dokuluyor henuz 11 yasindayiz daha turkce'yi tam bilmiyoruz zaten. tekrar ediyor baska alistirmalar yapiyor gittikce sinirleniyor butun sinif ona bakiyoruz korkuyla sesinin tonu yukseldikce ne zaman zil calacak diye birbirimize soruyoruz ama uc ders ust uste grammar simdi kurtulsan da obur ders yine o var, en son cok ofkeleniyor son kez anlattim anlamayan var miiii diye bagiriyor kizmayacagim anlamayan parmak kaldirsin diyor, sonra kizmayacagini uc bes kez yineliyor once bir parmak sonra iki derken bakiyoruz sinifin yarisi parmak kaldirmis bir hisimla tek tek parmak kaldiranlarin denk getirdigi yerlerin vurmaya basliyor kafasina, omzuna, beline ayni zamanda bagiriyor siz gerizekalisiniz anlamadiniz diye. o gun ben nasibimi almamistim cunku anlamama ragmen basima bir sey gelir korkusuyla parmak kaldirmamistim. boyle bir sistemde nasil ogrenecektik ingilizce? bay serefsiz de bir sure sonra ogretmenligi ve karisini birakip ingiliz bir kadinla kacmis diye duyduk...

    bu adam nesini kutlayacaktik aferin ne de guzel dovmustun nasil da 20 yildir unutamamistik iyi gecirmistin mi diyecegiz.